(Son Güncelleme: 12.01.2018) Paris’te hangi restorana giderseniz gidin -büyük olasılıkla- yediğiniz yemekten büyük keyif alırsınız. Kullanılan soslardan kaynaklanıyor olsa gerek, yemekten sonra damağınızda müthiş bir tat kalıyor geriye. O yüzden -itiraf etmem gerekirse- Paris’te herhangi bir rehberde yer alan bilginin peşinden giderek bir restoranda yemek yemem pek nadirdir. Bu konuda şansıma güvenirim genelde. Önce kapıdaki menüye bakar (kargacık burgacık el yazılarını çözebildiğim kadarıyla) yiyebileceğim bir şeyi gözüme kestirirsem içeri girer şansımı denerim; dediğim gibi, genelde de şanslıyımdır bu konuda. İşte yine öyle bir yerden, 15. arrondissement’daki Le Piquet’den bahsetmek istiyorum bu kez sizlere.
 
Le Piquet (lö pike), Eyfel Kulesi‘nin arka tarafında, La Motte-Piquet Bulvarı üzerinde, Ecole Militaire’in hemen çaprazında yer alan hoş ve sevimli bir café-restaurant. Kapısındaki tentede “café-bistrot” yazıyor, web sitesinde de “brassarie”… Bayılıyorum Fransızların bu yeme içme konusundaki sınıflandırmalarına. “Café”yi “restaurant”ı biliyorsunuz; “brassarie” ise restoran gibi hizmet veren kafe diye düşünülebilir. Buralarda mönüler restoranlardaki kadar zengin olmuyor teorik olarak. “Bistrot”nun ne olduğu ise biraz muallak 🙂 Bu konuda en sevdiğim rivayet, 19. yüzyılda Ruslar Paris’i işgal edip de Paris kafe ve restoranlarında yiyip içmek isterken garsonların yavaşlığından şikayet ederek Rusça “çabuk” anlamına gelen “bistro!” diye bağırırlarmış garsonlara çabuk olsunlar diye 🙂 Bunun üzerine, günümüzdeki “fast-food”ların kökeni diyebileceğimiz “bistrot”lar doğmuş. Tabii bu bir rivayet ama ben bu hikayeyi çok seviyorum.

Le Piquet Café-Bistrot
Le Piquet’ye ilk kez 2015 başında Boulevard de Grenelle üzerindeki bir brocante‘ta gezindikten sonra, yemek yiyecek yer ararken şans eseri gitmiştik. O zaman hava soğuktu, içeride, hemen cam kenarındaki masada oturmuştuk. 30’ların Art-Déco havası ve dışarının Paris dokusu gerçekten çok keyifliydi. İlk gidişimde et yemeği tercih etmiştim, yanında da portakal suyu söyleyince şahane ve sağlıklı bir yemek oldu. Tabii yanında servis ettikleri muhteşem patates kızartmasını saymazsak 🙂 O zaman Devrim “cuisse de canard” (qüis dö qanar ya da qüis dö qanağ) yani ördek bacağı sipariş etmişti ve yerken o kadar mutluydu ki bir dahaki gelişimde mutlaka ondan denemeyi aklıma koydum.
 
Mayıs 2015’teki gidişimizde bu kez hava çok güzeldi, o yüzden kapı önündeki masalara oturup Paris’ın kendine özgü o cıvıltılı atmosferinde yemek yeme şansım oldu. Tabii bu kez “cuisse de canard” söyledim. O kadar lezzetliydi ki anlatamam. Tek kusuru, yanında kızartma değil fırın patates servis etmeleri 🙂 Hoş, böylece sağlıklı bir şeyler yemiş hissine kapıldım ama yine de patates kızartmasının yerini hiçbir şey tutamaz 🙂 Daha sonraki gidişlerimde de hep aynı menüyü yedim ve hep çok sevdim. Diğer seçenekleri de siz deneyip benimle (bizimle) paylaşırsınız artık.

Le Piquet Café-Bistrot
Le Piquet’ye gelmek için 6, 8 ya da 10 numaralı metro hatlarının “La Motte-Piquet-Grenelle” istasyonunda inmeniz yeterli. İstasyondan çıkınca Starbucks’ın olduğu tarafa geçin ve buradan ileriye doğru yürüyün. Le Piquet biraz sonra solda karşınıza çıkacaktır.
Fransa’nın ünlü restoran rezervasyon sistemi The Fork – La Fourchette‘ten rezervasyon yaparak işinizi kolaylaştırmak ve dönem dönem gerçekleştirilen özel indirimlerden ve promosyonlardan yararlanmak içinse bu linki kullanabilirsiniz.
Bu bölge oldukça keyiflidir. Zaten az daha yürürseniz soldaki yeşil alana geldiğinizde Eyfel Kulesi tüm haşmetiyle karşınıza çıkacaktır. Sağda da Ecole Militaire bulunuyor. Tabii arada saklanmış olan ünlü antikacılar çarşısı Village Suisse‘i de atlamamanız gerekiyor. Tam ters istikamette yürüyüp metro köprüsünün diğer tarafına geçerseniz çok hoş ve mütevazı bir alışveriş sokağına ulaşırsınız. Orada da dolaşmanızı önerebilirim.
Paris’in tadını çıkarmanız, burada hep güzel anılar yaşamanız dileğiyle.
Afiyet bal şeker olsun…
 
 
 
 
Yazar

3 Yorum

  1. Ahmet Bey ,geçen hafta Paris teydik. Tabii ki gitmeden sitenizi baştan sona okumuştuk. Tatilimiz harika geçti tavsiyelerinizle. Navigolarımızı aldık bol bol gezdik. çok teşekkürler…

    • Merhaba Pelin Hanım, güzel bir tatil geçirdiğinize çok sevindim. Güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim. Yolunuzun yine Paris'e düşmesi dileğiyle, mutlu günler…

Yorum Yazın