(Son Güncelleme: 01.10.2018) Paris’te böylesine büyük bir cami olduğunu ilk kez Paris’e ilk yerleştiğim dönemde, Fransızca kursundaki hocamdan öğrenmiştim. Hatta ders kitabımızda “Paris’te görülecek yerler” listesinde de yer alıyordu burası… O vakitler Paris’in uzak bir köşesi olarak algıladığım bir noktada olduğu için de bu camiyi gidip görmem epey bir gecikmişti. Sonra birkaç ay sonra bir başka Fransızca hocam da camiyi övünce, “artık görmek farz oldu” diyerek ilk olarak Mart 2014’te yolum buraya da düştü…
Paris’te, 5. arrondissement‘da, Jardin des Plantes‘ın hemen arkasında yer alan Grande Mosquée de Paris (grand moske dö pari ya da gğand moske dö paği) 1922’de Fransa’da inşa edilen ilk cami olma özelliğini taşıyor. Daha önce birkaç kez cami projesi gündeme gelmiş olsa da bu girişimler başarıyla sonuçlanmamış ama birinci dünya savaşında Fransa için ölen 70.000 müslümana ithafen bir cami inşa edilmesi kararıyla proje hayata geçirilmiş.
Paris Büyük Camisi – Grande Mosquée de Paris

Yapımı sırasında II. Abdülmecit ve Atatürk‘ün de projeye maddi katkıda bulunduğu bilinmekte… Cami, Kuzey Afrika İslam mimarisinin izlerini taşıyor; özellikle de Fas mimarisinin etkisinde tasarlanmış. O yüzden camiyi ilk gördüğümde benim için de değişik bir deneyim oldu. Yıllardır Osmanlı mimarisine alışkın biri olarak insan otomatik olarak islami mimari üslubun da Osmanlı tarzında olması gerektiği şeklinde bir yanılgıya kapılıyor. Burayı gördükten sonra bu konudaki önyargım da kırılmış oldu.

Paris Büyük Camisi – Grande Mosquée de Paris

33 metre yüksekliğindeki kare minaresi ile mimari tarzının imzasını atan Paris Büyük Camisi, iç dizaynıyla da etkileyici. İbadet saatleri dışında gelirseniz camiyi para verip gezmeniz gerekiyor ki bu mantığı anlayabilmek mümkün değil. Oysa Paris’te –Sainte Chapelle hariç- hiçbir kiliseyi para verip gezmezsiniz, kapısı herkese açıktır ama Paris Camisi “camiye yardım” mantığının başka bir tezahürü sanki.

Ana girişten adımınızı attığınız anda Paris çok uzaklarda kalıyor; bir anda kendinizi bir Kuzey Afrika ülkesinde buluveriyorsunuz. Son derece etkileyici süslemelerle, özellikle iç avlunun tasarımıyla, bahçe peyzajı ve etkileyici atmosferiyle cami sizi başka bir diyara sürüklüyor; hatta Endülüs bölgesi mimarisi izlerini de görmüş oluyorsunuz. Dediğim gibi burada dolaşırken kesinlikle Paris’ten başka bir yere ışınlanmış gibisiniz.

Paris Büyük Camisi – Grande Mosquée de Paris

Girişten sağa doğru yolunuza devam edip oradan da sola dönerek avluya ulaşıyorsunuz. Mermer avlunun üzeri açılır-kapanır sistemle tasarlanmış. Bahçe bu cami ölçeğinde küçük, Paris’te bir cami ölçeğindeyse yeterince büyük. Mevsimine göre yeşil, mevsimine göre çiçek çiçek bezenmiş… Gerçi Fransızların böylesi bir camiyi müslümanlara hediye etmiş olması -her ne olursa olsun- büyük bir incelik ama camiyi yaşatmakla yükümlü olan kişilerin görevlerini pek başarı ile yaptıklarını söyleyemeyeceğim.

Zira bahçe biraz bakımsız, daha doğrusu bahçe değil de külliyenin genel halinde bir bakımsızlık, bir eskimişlik, nasıl desem, bir özensizlik havası hakim sanki. O yüzden Paris’te bu kadar görkemli bir cami gördüğüne sevinirken insan, gereken özenin gösterilmemiş oluşuna da içerliyor içten içe.

Paris Büyük Camisi – Grande Mosquée de Paris

Yine de süslemeleri, özellikle o etkileyici seramik çalışmaları görmeden geçmeyin derim. İnanın gezdiğinize değecek; bambaşka bir atmosferi yaşayacaksınız Paris’te. Üstelik burayı gezerken, ikinci dünya savaşı sırasında Nazi zulmünden kaçan yahudilerin sığındığı bir yer olduğunu, burada müslümanların yahudilere sahte doğum belgesi düzenleyerek onları koruduğunu da aklınızın bir köşesinde tutmanızı öneririm.

Ben bu camiyi gezerken vakit namazı yeni bitmişti ve cemaat dağılıyordu, tabi ki caminin içini de görmek istedim ama mümkün olmadı; çünkü caminin kapısına yaklaşınca içeriden dışarıya öyle rahatsız edici bir koku geliyordu ki değil içeri girmek bir adım daha yaklaşmam mümkün olmadı. Gerçekten hayal kırıklığına uğradım; O kadar ki, bu yazıyı yazarken yanlış hatırladığıma inanmak istiyorum; ilk fırsatta oraya yeniden gidip bu yargımı düzeltmeliyim.

Paris Büyük Camisi – Grande Mosquée de Paris

Her ne olursa olsun Grande Mosquée de Paris mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri bence Paris’te. Üstelik caminin ibadethane bölümü kadar hamam ve kafe bölümü de oldukça popüler ve görülmeye değer. Hamama henüz gitmedim ama kafenin bahçesinde meşhur naneli çayından içmek nasip oldu. Kafe hakkındaki yazıyı bu linkte bulabilirsiniz.

Paris Büyük Camisi’ne metro ile ulaşmak için 7 numaralı hattın “Place Monge” ya da “Censier-Daubenton” istasyonları ile yukarıdan; 10 numaralı hattın “Gare d’Austerlitz” istasyonu ile aşağıdan gelebilirsiniz.

Paris Büyük Camisi – Grande Mosquée de Paris

Bu civardayken Jardin des Plantes‘ı de görmenizi ve Rue Mouffetard‘da dolaşmanızı şiddetle öneririm. Ah bir de yakın civarınızdaki Lutèce Arenası sürprizi sizi bekliyor. Üstelik o tarafta, eczanede satılan kişisel bakım ve güzellik ürünlerini uygun fiyata, Pariste.Net’e özel indirim fırsatıyla bulabileceğiniz Parapharmacie Monge da var 😉

Keyifli geziler, keyifli keşifler…

 

 

Adres: Grande Mosquée de Paris, 2bis Place du Puits de l’Ermite, 75005 Paris

Author

3 Comments

  1. Gerçekten güzel bir cami,Cuma namazında Fransızca ve Arapça hutbe dinlemek çok ilginçti.Mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer.

  2. Cok guzel,ayrintili bir rehber , zevkle okuyorum ve basarilar diliyorum. Bir gun mutlaka ziyaret etmeyi cok isterim ama Parisin camiye ihtiyaci olduguna inanmiyorum , bence yeryuzundeki en gereksiz yapilardan biridir.

    Ingiltereden sevgilerle
    Love from the land of hope and glory

    • Merhaba,
      Öncelikle mesajınız ve güzel yorumunuz için teşekkür ederim.
      Paris'te böylesine büyük bir cami görmek şaşırtıcı gelse de nüfusun -yanlış bilmiyorsam- %10-%15'ini oluşturan müslümanların ibadet ihtiyaçlarını karşılamak için eli yüzü düzgün ibadethaneler yapılması kaçınılmaz oluyor. Yoksa son derece ilkel binalar ibadethane olarak kullanılıyor ve bu hem manen küçültücü hem de estetik olarak şehre yakışmıyor. Bu camiyse gerçekten özel. Fransızların da ilgisini çekiyor. Hele ki café'si ve hamamı çok popüler. Kuzey Afrika mimarisinde olması Paris'le tezat oluşturduğu konusunda haklısınız. İnançlar konusu hassas olduğu için bu konuda yorum yapmak kolay olmuyor.

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.