(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu yazıda Paris’in en özel yapılarından birini tanıyıp birlikte gezip dolaşacağız içinde. Burası Paris’in kalbinde, 2. arrondissement‘da, sizi daha önce bolca gezip dolaştırdığım, Palais Royal‘in hemen kuzeyinde, Paris’in en güzel pasajlarından üçünün (Choiseul, Colbert, Vivienne) sıra sıra dizildiği, Rue des Petits Champs üzerinde gizli bir hazine. Evet Fransa Ulusal Kütüphanesi Richelieu Binası’ndan bahsediyorum.

Fransızcada Bibliothèque Nationale de France – Site Richelieu olarak geçen bu yapı, Fransa Ulusal Kütüphanelerinin en prestijli yeri. O muhteşem okuma salonunun resmini gördüğümden beri burayı gezip dolaşmak istemişimdir ama bir türlü kısmet olmamıştı. Hatta internette kütüphanenin yerini araştırıp bulduğumda edindiğim bilgilere inanamamıştım, çünkü o muhteşem salonun, önünden sık sık geçtiğim bu yapının içinde olduğuna bir türlü ikna olamıyordum.

Bibliothèque Nationale de France – Site Richelieu
Fransa Ulusal Kütüphanesi – Richelieu Binası

Dışarıdan bakıldığında alelade bir Paris binasına benzeyen Fransa Ulusal Kütüphanesi Richelieu Binası’nın içerisinde böylesine zengin mimari, tarihi ve kültürel bir şölen sunabileceğini tahmin etmiyordum. Alelade dedimse Paris koşulları için söylüyorum, yoksa bina elbette ki kırmızı tuğlaları ve taş işçiliği ile son derece özel bir yapı ama görmeye alışık olduğumuz görkemini dışarıdan fark etmek mümkün olmuyor.

Kökleri 15. yüzyıla dayanan Fransız kütüphaneciliği tarih içinde pek çok aşamadan geçtikten sonra 1720‘den itibaren bu binada hizmet vermeye başlamış. Daha önce kraliyet kütüphanesi olan yapı Fransız Devrimi ile birlikte “halkın malı” olarak cumhuriyet kütüphanesine dönüşmüş.

Bibliothèque Nationale de France – Site Richelieu
Fransa Ulusal Kütüphanesi – Richelieu Binası

Tabii beni en çok ilgilendiren kısmı, aşağıda resmini gördüğünüz muhteşem okuma salonunu dünya gözüyle görmekti. Ne yazık ki Fransa Ulusal Kütüphanesi Richelieu Binası elinizi kolunuzu sallayarak girebileceğiniz bir yer olmadığından ya özel araştırmalar için özel mülakatlardan geçip üye olduktan sonra girebileceğiniz ya da sadece yılda bir kez Kültürel Miras Günleri kapsamında gezebileceğiniz bir yapı

Biz de Eylül 2015’deki Journées du Patrimoine – Kültürel Miras Günleri etkinlikleri kapsamında yılların hayalini gerçekleştirdik ve şansımıza hiç sıra beklemeden kendimizi kütüphanenin bahçesinde bulduk… Tabii ki ışığa uçan pervaneler gibi doğruca “Oval Salon” olarak anılan okuma salonuna girdik ve girer girmez kendimizden geçtik.

Bibliothèque Nationale de France – Site Richelieu
Fransa Ulusal Kütüphanesi – Richelieu Binası

45 metre uzunluğunda, 34 metre genişliğinde ve 18 metre yüksekliğindeki bu muhteşem okuma salonunda insan bir ömür geçirebilirmiş gibi hissediyor. Çepeçevre etrafınızı saran kitaplar, oval tavanın yuvarlak camlarından gelen ışık, Fransız kütüphanelerinin karakteristik yeşil cam başlıklı okuma lambaları, ortamdaki kitap ve tarih kokusu insanı alıp başka diyarlara götürüyor.

İşin tek üzücü kısmı, yukarıda da dediğim gibi Fransa Ulusal Kütüphanesi Richelieu Binası’na herhangi biri olarak kitap okumaya gelemiyor oluşunuz. Mutlaka bir mülakattan geçip yapacağınız araştırmanın konusuna göre 3 günlük, 10 günlük ya da yıllık üyelik almanız gerekiyor. Dolayısıyla üye olmadan içeri giremiyorsunuz. O yüzden benim bu binayı bu şekilde gezmem, sizin de bu gezide bana eşlik etmeniz hepimiz için büyük bir şans. Ama siz üye olup burada araştırma yapabilecek şanslı kişilerden olmak isterseniz o zaman bu linkten bilgi almanız mümkün.

Bibliothèque Nationale de France – Site Richelieu
Fransa Ulusal Kütüphanesi – Richelieu Binası

Ben “o oval salon bu binanın neresine sığıyor acaba?” diye düşünürken bir de gördüm ki meğerse kütüphane kompleksinde gezip görülecek çok daha fazla salon bulunuyormuş. Gerçi diğer salonlar oval salon kadar görkemli olmasa da her biri kendi çapında özel ve etkileyici.

Merdivenlerden üst kata çıkıp kırmızı salona girdiğimde tavan süslemelerine çarpıldığımı söylemeliyim. Sonradan fark ettim ki duvarlar da kırmızı kumaş kaplıydı aslında ama korumaya almak için günümüzde kırmızı panolarla kapatılmışlar. Bu salondaki raflarda Türkçe “Mevlana Müzesi Yazmalar Kataloğu”nun 4 cildine rastlamak o kadar hoşuma gitti ki.

Bibliothèque Nationale de France – Site Richelieu
Fransa Ulusal Kütüphanesi – Richelieu Binası

Kırmızı salondan geçtiğimiz toplantı salonu da küçük ama bir o kadar etkileyiciydi. Beyaz üzerine altın varakla işlenmiş dekorasyonu ile kendimi Yıldız Sarayı’nda gibi hissettim. Paris’te yaşayalı beri Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki mimari ve dekorasyon anlayışının hangi etki ile geliştiğini daha bir iyi anlar oldum. Aslında bu gözle gidip vaktiyle İstanbul’da gezdiğim sarayları bir kere daha görmem gerekiyor sanırım.

Bir diğer salon da tarihi haritaların bulunduğu bölümdü. Burada birbirinden ilginç pek çok harita ziyaretçilerin ilgisine sunulmuş. Normalde depolarda durup araştırma yapacak olanlar için bu salona getirilen haritalardan örnekler Journées du Patrimoine – Kültürel Miras Günleri için gelen ziyaretçilere gösterilmek amacıyla sergileniyor. Bizim şansımıza hep uzak doğu haritaları vardı. Yine ilginç geliyor ama insan bildiği bir yerin tarihi haritasının orijinalini görse tabii daha çok etkilenir sanki.

Bibliothèque Nationale de France – Site Richelieu
Fransa Ulusal Kütüphanesi – Richelieu Binası

İtiraf etmek gerekirse benim de pek çok Türk öğrencisi gibi kütüphaneye gitme alışkanlığım yoktu. Gerçi çocukken Koşuyolu’na gelen “gezici kütüphane otobüsü”ne girip içerinin büyülü ışığında kendime kitap seçmeyi çok severdim ama onun dışında kütüphaneye gidip araştırma yapmak için özel çaba harcadığımı hatırlamıyorum. Bizde dönem ödevleri evdeki ansiklopedilere bakılarak yapılırdı; oysa Fransa’da öğrenciler için kütüphaneye gitmek yaşamın bir parçası. Şu an öğrenci olan arkadaşlarımla hep onların kütüphane çıkışlarında buluşuyoruz.

Benim kütüphaneye adım atmak için üniversite günlerimi beklemem gerektiğini şu an bu yazıyı yazarken fark ediyorum. Birkaç kez Taksim’deki Atatürk Kitaplığı’na gidip araştırma yapmışlığım var, eh bolca da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Kütüphanesi’nde oturup çalışmışımdır; bir de master için Ankara’dayken Milli Kütüphane’ye gidip geldiğimi hatırlıyorum ama itiraf etmek gerekirse okumayı bu kadar çok seven biri olmama rağmen kütüphaneler hiç yaşamımın bir parçası olmadı ve sanıyorum çoğumuz için de durum böyle. İşte bu yüzden kaybediyor olabiliriz…

Bibliothèque Nationale de France – Site Richelieu
Fransa Ulusal Kütüphanesi – Richelieu Binası

Her neyse, haritaların olduğu bölümde beni en çok etkileyen şeylerden biri, salonun son kısmında bulunan gökyüzü küresiydi. Burada, günümüzde astrolojinin popülizmi yüzünden anlam kayması yaşayan, aslında gökyüzündeki yıldızların dizilişinin çağrıştırdığı şekillere göre isimlendirilen yıldız kümelerinin son derece estetik bir küresi ile karşılaşmak çok hoş bir duyguydu.

Böyle böyle Fransa Ulusal Kütüphanesi Richelieu Binası gezimizin sonuna geldik. Gerçi gezip dolaşacak daha pek çok salon vardı ama bu yılki Kültürel Miras Günleri – Journées du Patrimoine kapsamında gezilecek diğer yerler arasında Sorbonne Üniversitesi ve Sainte Geneviève Kütüphanesi de olduğu için turumuzu bu şekilde tamamladık. Çıkmadan önce de sizin için aşağıdaki videoyu çektim: 

Günümüzde bu kütüphanede pek çok ülkeden el yazmaları, haritalar, para, madalyon ve fotoğraf koleksiyonu gibi son derece zengin bir hazine barındırılıyor. Bu nedenle Fransa’nın en önemli kütüphanesi olmanın yanı sıra dünyanın da en özel kütüphaneleri arasında yer alıyor. 1995 yılında ise 13. arrondissement‘daki meşhur François Mitterand Fransa Ulusal Kütüphanesi‘nin açılması ile ana arşiv oraya taşınmış, buradaysa tarihi değeri büyük eserler saklanmaya devam ediliyor.

Dediğim gibi eğer araştırma yapmak için üyelik hakkınız yoksa ya da yılda bir kez Fransa Ulusal Kütüphanesi Richelieu Binası’nı gezme şansı yakalayamayacaksanız, büyük olasılıkla kapısından gelip geçeceksiniz bu binanın ama artık içeride nasıl bir hazinenin yattığını biliyorsunuz. Üstelik yolunuzun üzerindeki Choiseul, Colbert ve Vivienne pasajlarını da gezmeniz gerektiğinin farkındasınız. Tabii hemen yakınınızda Zaferler Meydanı – Place des Victoires var. Hemen güneyinizdeki Palais Royal‘i ve kuzey batınızdaki Opéra Garnier‘yi daha saymadım bile…

Paris kültürel ve tarihi bir şenlik. Doya doya yaşamanız dileğiyle.

Keyifli geziler, keyifli keşifler…

Adres: 58 Rue de Richelieu, 75002 Paris

Yazar

Yorum Yazın