(Son Güncelleme: 11.01.2019) Yine Paris’in ulu orta yerlerinden birinde olduğu halde, kalabalık turist gruplarının bir arka sokaktan gelip geçtiği, yine de blog takip etmeyi seven ve Paris’in kıyı köşe detaylarını keşfetmeye bayılanların mutlaka gidip gördüğü bir yeri tanıyoruz bu yazıda hep birlikte. Evet, bugünkü durağımız çok keyifli bir restoran: Au Vieux Paris (o viyö pari ya da o viyö paği).

Paris’in ortasındaki Cité Adası‘nda, koskoca Notre Dame Katedrali‘nin bir yan sokağında olan bu şahane restoran, ne yazık ki (ya da ne mutlu ki) yoğun turist trafiğinin güzergâhı üzerinde değil, bir arkada, gizli kalmış bir sokakta meraklılarını bekliyor. Zaten o yüzden bu kadar güzel kalmaya devam edebilmiş ve bu kadar da huzurlu ve bir o kadar keyifli. Ne demek istediğimi yazının devamındaki fotoğrafları görünce daha iyi anlayacaksınız.

Au Vieux Paris d'Arcole Restaurant Pariste.Net

Paris Metrosu M4 hattının Cité istasyonunda inip ulaşabileceğiniz Au Vieux Paris’e aynı zamanda Hôtel de Ville‘in tam yanındaki Pont d’Arcole köprüsünden geçerek de ulaşmak mümkün. Köprüyü geçip Cité Adası‘na geldiğinizde, ileri doğru biraz daha yürüyüp ilk soldan içeri girerseniz hemen sol tarafta sizi bekleyen Au Vieux Paris, Paris’te en eski, en etkileyici restoranlardan biri.

Burası 1512’de inşa edilmiş, Papa VIII. Clement’ın altı ay konakladığı bu yapı 1723’te şarap barı olarak hizmete açılmış ve o tarihten beri de bu işleviyle varlığını devam ettiriyor. Tabii günümüze doğru yaklaştıkça restoran özelliği daha ağırlık kazanmış ve gerçekten incelikli, zevkli, günümüze göre farklı ama Paris’te görüp yaşamak istediğimiz o tarihi atmosferiyle insanı büyülüyor.

Au Vieux Paris d'Arcole Restaurant Pariste.Net

Restoranın en meşhur özelliği ön cephesini kaplayan, yaklaşık yedi metre yüksekliğinde, yirmi iki metre genişliğindeki mor salkımlı sümbüller. Ne akla hizmetse, elimde buranın sümbüllü zamanlarına ait fotoğraf yok 🙂 Ben de bu yazıdaki fotoğrafları Mayıs 2017’deki gidişimde çektim. Baharla birlikte yazının kapak fotoğrafındaki ön cepheyi bir sümbül basıyor, inanamazsınız, o kadar etkileyici ki. 2018 baharında mutlaka gider çekerim diyordum ama onu da kaçırdım; artık kısmet 2019 baharına 😉

Yine de, havanın güzel olduğu herhangi bir zaman diliminde kapı önündeki renkli sandalyelere oturup bir şeyler yiyip içmek her zaman keyifli. Hava soğuksa ya da akşam vakti gittiyseniz o zaman da şiddetle oturmanızı önereceğim. Çünkü içerinin dekorasyonu müthiş

Au Vieux Paris d'Arcole Restaurant Pariste.Net

Giriş katının taş ağırlıklı orta çağ havasına göre üst katın kıpkırmızı duvarlı dekorasyonu bence çok daha büyüleyici. O yüzden özel akşam yemekleriniz için üst katı tercih etmenizde yarar var. Hem tarihi hem de şık bir yere geldiğinizi iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Menü ise Fransız ağırlıklı ve çok ucuz olduğunu söyleyemeyeceğim. Ortalama bir restoranda 15-17 euro aralığında olan ve benim çok sevdiğim ördek yemeği “confit de canard” burada 23 euro. Hem güncel fiyatlara bakmak, hem rezervasyon yapmak, hem de dönem dönem düzenlenen promosyonlardan yararalanmak için, Fransa’da yaygın olarak kullanılan rezervasyon sitesi The Fork – La Fourchette‘in bu linkinden rezervasyon yapabilirsiniz.

Au Vieux Paris d'Arcole Restaurant Pariste.Net

Biz buraya gittiğimizde kapı önünde oturmayı tercih ediyoruz; demek ki hiç soğuk havada gitmemişiz ama içerisi de gördüğünüz gibi çok güzel. Hele üst kata çıkıp o kırmızılı ortamı görünce ne kadar etkilendiğimi hiç unutmuyorum. Özel akşamlarınız için burası sizin için de unutulmaz olacaktır eminim.

Laf aramızda ben buranın sadece restoran olduğunu sanıyordum ama değilmiş, yukarıda bir de günlük kiraya verdikleri apart daire varmış meğerse. Fotoğraf çekmek için izin istediğimde neşeli garson, daha doğrusu neşeli şef yukarıdaki apart daireyi görüp görmediğimi sordu ve görmediğimi öğrenince hemen anahtarı verip beni bir garson eşliğinde yukarı yolladı 🙂

Au Vieux Paris d'Arcole Restaurant Pariste.Net

Ben de “amaaan of, bana ne apartlarından” diye kendi kendime mızmızlanırken restoranın üst katının arka tarafında bulunan aparttan içeri girince neye uğradığımı şaşırdım 🙂 Burası son derece hoş bir şekilde dekore edilmiş, iki oda bir salon şeklinde şahane bir apart… Yukarıda ve aşağıda gördüğünüz iki fotoğraf da bu aparta ait. İnanılmaz değil mi?

Fotoğraflarımı çekip aşağı indiğimde şef beğenip beğenmediğimi sordu, tabii ki beğenmiştim; fiyatı öğrenmek istediğimi söyleyince “2 oda – 4 kişi gecelik ücret 300 Euro” dedi ve inanın burası, böyle bir mekan ve böylesi bir lokasyon için inanılmaz hesaplı… Bence denenebilir.

Au Vieux Paris d'Arcole Restaurant Pariste.Net

“Fiyat kesinlikle değişmiyor” dediler ama tabii güncel olarak takip etmem mümkün değil. O yüzden yazının sonundaki linkteki resmi sayfalarından güncel bilgiyi almanızı şiddetle öneririm. Zaten restoranın kendi sayfasına da oradan ulaşabiliyorsunuz.

Tabii siz buraya öncelikle restoran özelliği için gitmelisiniz. Yemekler orta karar diyelim. Gerçi ben nedense ördek değil de tavuk yedim, çok lezzetli olduğunu söyleyemeyeceğim; bence ördek yemeliydim ama garsonlar çok eğlenceli ya da bana öyle denk geldi, bilemiyorum.

Au Vieux Paris d'Arcole Restaurant Pariste.Net

Buraya Notre Dame Katedrali‘ni görmeye gittiğiniz gün mutlaka uğramalısınız. Notre Dame‘ın ana giriş kapısını karşınıza aldığınızda sol kulenin tam dibinden sola dönün ve biraz ileride sağdan içeri girin, Au Vieux Paris d’Arcole karşınıza çıkacaktır. Bu “Arcole” adı da Napolyon’un Avusturyalılar’a karşı 1796’da kazandığı bir savaşın adından geliyor. Bizim içinse günümüzde sadece güzel bir köprü, güzel bir sokak, güzel bir restoran adı işte.

Restoran sonrası civarda yapabileceklerinizi ise zaten çok sevdiğim Île de la Cité – Cité Adası yazısında bulabilirsiniz. Umarım siz de burayı en kısa sürede ziyaret eder, bizim yaşadığımız güzel deneyimi yaşarsınız. Umarım ben de 2019 baharında şu çok heveslendiğim sümbüllü kapak fotoğrafını çekebilirim 🙂

Afiyet bal şeker olsun…

 

 

Adres: 24 Rue Chanoinesse, 75004 Paris

Web Adresi: restaurantauvieuxparis.fr/fr

Menü bilgisi ve online rezervasyon için tıklayın

Author

4 Comments

  1. Özlem öztürk Reply

    İçeriye hiç girmediğimi itiraf edeyim öncelikle☺️ dışarıda oturdum, her seferinde çok kalabalıktı. En son seferlerimizden birinde öylesine kalabalıktı ki, yirmi dakika kimse gelmedi yanımzıa. Sonra içeriden orta yaşın üstünde bir bey çıkıp, masaları toplamaya ve sipariş almaya başladı. Fakat yeni masalara ve müşterilere bakınca resmen yüzü düştü. Öyşe yorgundu ki. Kalktık biz de! Ama daha önce yediklerimle ilgili bir yorum yapmam gerekirse, burası Paris açısından ortalamanın çok altında. Yine de bir yaz günü o koca mor salkımım gölgesinde kahve içmek çok keyifli ve çok fotojenik.

    • Ahmet Ore Reply

      Ben de burayı özellikle dış görüntüsü ve sümbülleri için seviyorum 🙂 Gerçi içerisi de niteliklidir ama servis konusu dediğiniz gibi. Zaten bu konuları “Paris’te Kafe ve Restoranlarda Başınıza Neler Gelecek?” yazımda paylaşmaya çalışmıştım. Yorumunuz için çok teşekkürler…

Write A Comment

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.