Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

12 Mayıs 2017 Cuma

Etretat

Falezleriyle Ünlü Sahil Kasabası: Etretat
(Son Güncelleme: 22.06.2017) Bu yazıda sizlere, Paris'e ilk yerleştiğim zamanlarda duyduğum ama nedense gitmeyi hep ertelediğim için çok geç keşfettiğim şahane bir yeri tanıtmak istiyorum. Fransa'da gezilecek ve görülecek yerleri tanıtan dergilerde, sitelerde sürekli olarak yukarıdaki fotoğrafı gördüğüm için "tamam güzel ama sadece deniz kenarında oyuk bir kaya görmeye o kadar yol mu gidilir?" diye gidişimi hep ertelediğim Etretat'yı siz benim gibi sadece deniz kenarında ortası oyuk bir kayadan ibaret bir yer sanmayın diye yazıyorum bu yazıyı :) Çünkü Etretat bu gördüğünüzden çok daha fazlası, çok güzel bir sahil kasabası...


Etretat
Mart 2017 sonunda, bir hafta sonu evde otururken hava çok güzel olunca birden yollara düşüp Deauville & Trouville'i görmeye gitmemizle başlayan olaylar silsilesi, geceyi Honfleur yakınlarında geçirmeye karar verip ertesi gün de Honfleur ve Etretat'yı gezmemizle gelişti ve nihayetinde yine unutulmaz bir tatil oldu. Şimdi istiyorum ki siz de bu seçenekleri bir görün, Paris çevresinde gezip görülecek yerler arasından beğendiklerinizi seçerek kendinize birbirinden güzel planlar oluşturun.


Etretat
Normandiya'da, Manş Denizi kıyısında, Paris'in 200 kilometre kuzey batısında bulunan bu küçük ama çok çok güzel sahil kasabasına özel aracınızla Paris'ten yaklaşık 2,5 saatte ulaşmanız mümkün. Paralı otoban pahalı olduğu için, eğer vaktiniz varsa devlet karayolunu ya da köy yollarını tercih etmenizi de öneririm; çünkü o zaman pek çok cennet köşeyi görüp rüya gibi bir yolculuk yapmış oluyorsunuz. Tabii böyle olunca yol oldukça uzuyor. Paralı otobandan gitmekse çok daha kolay ama cidden pahalı. Paris-Honfleur arasında birkaç gişeden geçiyorsunuz, o yüzden toplam kaç para verdiğimizi tam hatırlamıyorum ama gidiş dönüş yaklaşık 30-40 euro otoban ücreti ödendiğini söyleyebilirim :)


Etretat
Etretat'ya tren yok ne yazık ki ama Ouibus ve Flixbus gibi otobüs firmalarından bilet alıp Etretat'ya otobüsle ulaşmak mümkün ama ben bunu hiç denemedim; eğer içinizde deneyenler varsa ya da bu yazıyı okuduktan sonra Etretat'ya otobüsle gidenleriniz olursa lütfen deneyimlerini yorum bölümünde paylaşıversinler ki herkes bu görüş ve önerilerden yararlansın... Dediğim gibi biz Arabayla gittik ve bu küçücük kasabanın tüm sokakları ücretli otoparktı, üstelik haftanın her günü öyleymiş :) Otomatlar zar zor çalışıyor, bilet alması biraz güç ama biz nihayetinde başardık, umarım siz de başarırsınız :)


Etretat Belediye Binası - Hôtel de Ville d'Etretat
Arabamızı Etretat Belediyesi'nin önüne yani tam merkeze park ettikten sonra kasabanın içine doğru yürümeye başladık ki buranın o falezlerden çok daha fazla bir yer olduğunu ilk o an anladık. Tabii insan önce otomatik olarak sahile doğru yöneliyor; iyot kokusunu ve martı çığlıklarını takip ediyor, biz de Paris'te yaşayan, denize hasret bünyeler olarak öyle yaptık :) Ve karşımıza, yaklaşık beş yıldır görme hayali kurduğum o ünlü falez çıktı; eh Allah'ın emri, pozumuzu verdik, fotoğrafımızı çektik :)


Etretat'da Mavi Bir Gün
Dağ kır bayır, ıssız bir yer beklerken, böylesine güzel bir kasabayı keşfetmiş olmak beni hem çok mutlu etti, hem de çok şaşırttı. Neden Etretat fotoğrafı olarak sadece o falezi paylaşırlar anlayamadım. İnsan fotoğrafa bakınca burası ıssız bir yer, civarda yapacak bir şey yok sanıyor ama öyle değil. Hele ki güzel havada, bir hafta sonu giderseniz nasıl kalabalık, nasıl canlı ama gözünüz de korkmasın, huzurlu bir kalabalık; en azından ben şanslı biri olduğum için bizim kalabalığımız öyleydi :)


Etretat
Etretat'nın denizini Deauville & Trouville'den, Honfleur'den, Saint Malo'dan, Le Mont Saint Michel'den, haliyle, Normandiya Çıkarması'nın yapıldığı Omaha Beach'ten çok daha fazla sevdim çünkü bana Kaş'ın, Kalkan'ın denizini hatırlattı. Kum değil de çakıl taşı olduğu için daha berrak, turkuaza çalan bir maviydi biz gittiğimizde. Buraya bir de yazın gelmek gerek belki. Manş Denizi soğuk olur mutlaka ama yine de bu çakıllı plajdan denize girmenin çok güzel olacağını düşünüyorum; bakalım.


Etretat
İki kayalık tepelik arasındaki bir düzlüğe kurulu olan Etretat'nın sol tarafında o ünlü falez var, sağ tarafında da yine bir tepede bir kilise bulunuyor ve her iki taraftaki tepeye de tırmanıyor insanlar. Bu bana Mekke'deki Safa ve Merve tepelerini çağrıştırdı biraz :) Sanki ritüelmiş gibi bir o tepeye bir bu tepeye çıkıyor Etretat'yı gezmeye gelenler. İkisine birden çıkmayı gözümüz yemedi ama bari soldaki tepeye, falezin olduğu yöne doğru yürüyelim dedik ve ufak ufak rampayı çıkmaya, kimi zaman merdivenleri tırmanmaya başladık.


Etretat
Geçerken sol tarafta II. Dünya Savaşı'ndan kalma mevzileri görünce bir zamanlar burada nasıl da kanlı günlerin yaşandığını düşünüyorsunuz. Zaten Normandiya sahilleri bu konuda önemli bir bölge biliyorsunuz. Belki bir gün, Normandiya Çıkarması'nın yapıldığı asıl yer olan Omaha Beach'i de yazarım. Oraya da Temmuz 2011'de gitmiştim ama blog için tekrar bir gidip bilgilerimi ve fotoğraflarımı tazelemem gerek.


Etretat
Gezdiğim yerleri Türkiye'deki yerlerle kıyaslamayı sevmem ama fikir vermesi açısından İstanbul'daki Garipçe Köyü'ne benzetebileceğim bu küçük köyün tarihi dokusunun böylesine korunmuş olması kadar hayatın güzelleştirilmesine yönelik tüm detaylar insanın içini başka türlü bir hoş ediyor. Bir Garipçe'yi gözünüzün önüne getiriyorsunuz, bir Etretat'yı. Diyorsunuz "Garipçe ne muhteşem bir yer olabilirmiş ama işte, heyhat..." Yokuş yukarı tırmanırken sağımızda deniz, solumuzda golf sahası, insanın aklından bunlar geçiyor.


Etretat
Tam yukarı çıkıyorsunuz, o da ne? Meğerse tepenin ardındaki koyda dev bir falez daha varmış. Yani bu yazının kapak fotoğrafında gördüğünüz dev falez meğer sahilde gördüğümüz ilk falez değilmiş. Az kalsın tepeye çıkmayacak, bu güzelliği göremeyecektik... Yani demem o ki Etretat'ya geldiğinizde mutlaka sol taraftaki tepeye çıkın ve yukarıdan manzaranın tadını çıkarken asıl ikinci falezi, yani en büyük olanı görmeden dönmeyin... Hem yukarıda muhteşem bir manzara var hem de kayaların içine oyulmuş yerleri keşfetmesi çok keyifli.


Etretat
Eğer hızınızı alamazsanız siz tepeden kıyı boyunca kuş gibi uçarmış hissiyle ilerilere doğru yürüyüşüne devam edebilirsiniz ama biz aşağı inip yemek telaşına düştük :) Telaş dediğim keyiften; işte, güneşli bir yer olacak, keyifli bir restoran olacak, güzel bir masa bulacağız ve boş olacak. İşte böyle dertleri oluyor insanın üzerinize afiyet :) Yok yok kızmayın, kırk yılın başı bir deniz kenarı görmüşüm, çok görmeyin reca ederim :)


Le Vieux Marché - Eski Pazar - Etretat
Fransızca adı Vieux Marché olan eski pazar yerinin tam karşısındaki Tavern des Deux Augustins adındaki şahane bir restoranın önünde tam istediğimiz gibi bir masa bulduk ve deniz ürünleri tabağı ile et söyledik. Tabii ben et benim için... Deniz ürünleri çok lezzetliymiş, ben de söyleyenlerin yalancısıyım :)


Le Vieux Marché - Eski Pazar yeri - Etretat
Bu Vieux Marché dediğim yerin içine de mutlaka girmenizi öneririm. Küçük ama nefis bir yer, tamamen ahşap. Bu kapalı pazar yeri Deauville'deki balık pazarını, Honfleur'deki kiliseyi çağrıştırdı bana. Ne de olsa tipik Normandiya mimarisi... İçeride de bolca hediyelik eşya mevcut. Artık seçin beğenin, istediğiniz güzel anıyı alın buradan.


Etretat
Yine renkli renkli dükkanların bulunduğu sokaklarda yürürken insan nereye bakacağını şaşırıyor. O kadar ki, bildiğiniz mükellef bir antikacıya bile rastladık. Bu küçücük kasabada böylesine güzel bir antikacıda insan nasıl para kazanır diye de düşündük haliyle ama işte insanlar son derede sakin bir hayatı en zengin biçimiyle yaşıyorlar. Eh dükkanı da kapatmadıklarına göre gayet güzel para kazanıyorlar. Ne hayatlar, ne hayatlar...


Etretat
Arka sokaklarda gezindikçe tuğla kaplı binalar çocukken oynadığımız ahşap oyuncakları hatırlattı bize. Bilmem o zamanlara yetiştiniz mi ama hani renk renk, desen desen tahta sütunlar, pencereler, çatılar vardı ahşaptan. Onları üst üste koyup bina cephesi yapardınız; Etretat'ta, daha doğrusu Normandiya'da dolaşırken o oyuncakları hatırladık hep. Zaten bu taraflar genel olarak Belçika ve İngiltere izleri taşıyor gibi geldi bize.


Etretat
Şimdi buraya kadar hep Etretat diye yazdık, siz de nasıl okudunuz bilmiyorum ama aslında Étretat olarak yazılıyor ve "etröta" hatta biraz abartacak olursak "etğöta" diye okunuyor :) E'nin üzerindeki aksan işareti biraz muallak. Aslında konması gerekiyor ama büyük harflerde aksan kullanılıp kullanılmaması konusunu tam çözebilmiş değilim :) Dil kurumu bu aksanı kaldırdı deniyor ama kaldırınca da bu kez o baştaki E'nin "ö" okunma riski var. Ben de emin olmak için Etretat'nın resmi turizm sayfasına baktım, orada Etretat yazıldığını görünce böyle kullanmaya karar verdim. Karışık iş bu Fransızca :)

Etretat
Eğer Etretat'ya yüzmeye gitmeyecekseniz yarım günde bitebilecek bir yer ama keyfinize göre tam bir gün de geçirilebilir. Biz yarım günün ardından Honfleur'e doğru yollanırken farklı bir yoldan gitmek istemiş, belediyenin karşısındaki yoldan Etretat dışına çıkarken solda bir anda Le Clos Lupin diye bir şey gördük ve bir baktık ki bizim Arsen Lupen dediğimiz, aslında Maurice Leblanc'ın roman karakteri Arsène Lupin'e adanmış bağ eviymiş burası. Maurice Leblanc'ın evi müze olarak gezilebiliyor ama biz kapanış saatine çok yaklaştığımızdan ve daha Honfleur'ü görüp sonrasında Paris'e dönmek zorunda olduğumuzda burayı bir başka sefere bıraktık. Le Clos Lupin hakkında ayrıntılı bilgiyi şu sayfada görebilirsiniz; kazara gezerseniz de yorumlarınızı bizlerle paylaşırsınız bir zahmet...

Etretat Martısı
Biz böyle günübirlik gezilerle birbirinden bu güzel kasabalardan gelip geçiyoruz ama hep dediğim gibi, insanlar burada bir ömür sürüyorlar. Fransa'nın her yerinde olduğu gibi burayı da gördüğümde "bir süre burada yaşamak isterdim" diye iç geçirdim ama Fransa'da o kadar çok "güzel yer var" ki, insan hangi birinde yaşayacağını şaşırıyor gerçekten :) Biz şehirlerden, kasabalardan gelip geçip hayaller kurup sonra unutuyoruz, oysa oradaki insanların hayatları olduğu gibi devam ediyor. Herkesin bir yirmi dört saati var ve biz insanları sadece denk geldiğimiz kadarıyla tanıdığımızı sanıyoruz...

Etretat
Bizim Etretat'da konaklamak için vaktimiz olmadı ama siz Normandiya gezinizin bir durağı olarak burada kalmak isterseniz şu linkten otel bakmanız mümkün. Sonrasında rotanız Honfleur olacaksa Normandiya Köprüsü'nden ücretli geçişle geçmeniz gerektiğini de bir kenara not ediverin lütfen. Sanıyorum 5 küsür euro olması gerek tek yön ücretinin... Hemen Etretat'nın yakınındaki büyük liman kenti Le Havre ise II. Dünya Savaşı'nda yıkılıp yeniden yapıldığı için betonarme ve biraz sevimsiz, bilginiz olsun ama Saint Malo da II. Dünya Savaşı'nda yıkılmasına rağmen aslına sadık kalınarak yeniden yapılmış; orası çok çok güzel... Hele ki Honfleur, Deauville & Trouville, Rouen gibi yerlere gittikçe yine rüya aleminde dolaşmaya devam edeceksiniz. Özellikle Paris'te Bir Hafta geçirecekseniz ve hava güzelse burası belki listeye alınabilir, Paris'te 15 Gün geçirecekseniz de mutlaka görmeniz gerekiyor sanki; yine de siz bilirsiniz...

Keyifli geziler, keyifli keşifler...




Adres: Etretat, Normandiya


Paris'e Birkaç Saat Mesafede Görülmeye Değer Diğer Yerler:

TÜM YAZILAR           ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Paris Hava Durumu

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 450'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

REKLAM ve SPONSORLUK

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.