Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

14 Nisan 2017 Cuma

Amiens

Amiens
Daha Paris'in içini bitirmek mümkün değilken, neden Paris çevresinde görülmesi gereken yerlere bulaştığımı ben de bilmiyorum. Aslında biliyorum :) İstiyorum ki Paris'i gezmeye geldiğinizde, özellikle bu ilk gelişiniz değilse, biraz da civara açılarak çevreyi tanıyın, sadece kent merkezinde değil, Paris'in biraz dışında, hatta yakındaki diğer şehirlerde, kasabalarda hayat nasıl akıyor görün... O yüzden bu yazımızda yine güzel, yine nitelikli bir yeri geziyoruz. Amiens'dayız ve burada oluş nedenimiz bir değil birkaç tane:

Amiens - Jules Verne Sirki
Paris'in 120 km. kuzeyinde bulunan Amiens'a kalkıp gelmemizi gerektirecek en önemli neden Jules Verne'in Evi'nin burada olması ve müze olarak gezilebilmesi. Eğer siz de benim gibi çocukluğunuzda Jules Verne'in zengin hayal gücünün derinliklerinde, birbirinden güzel kitap sayfalarında dolaştıysanız burayı görmeye gelmeniz çok normal. Zaten bizim de Amiens'ı öncelikli ziyaret ediş nedenimiz Jules Verne'in evini görüp gezmekti.

Amiens - Jules Verne'in Evi
Mart 2017'de, bir Cumartesi sabahı Paris'teki evimizde oturmuş kahvaltı yaparken, "bugün nereye gitsek" diye laf arasında geçen bir cümlenin sonunda kendimizi arabada, Amiens'a, Jules Verne'in Evi'ne giderken bulduk. Aslında trenle gitme niyetindeydik ama son dakikada bilet almaya kalktığınızda fiyatlar gereksiz pahalı olabiliyor. Oysa ki SNCF'in sayfasından çok daha önceden bilet alırsanız Amiens'a gidiş dönüş kişi başı 20€ civarına bilet bulmanız mümkün. Paris Gare du Nord'dan kalkan tren 1 saat 20 dakikada sizi Amiens Gare du Nord istasyonuna, şehrin tam kalbine indiriyor. Dilerseniz Ouibus gibi otobüs seçeneğine de bakabilirsiniz.

Amiens Tren Garı
Garın tam karşısında (yazının kapak fotoğrafında gördüğünüz) Aimens'ın ünlü "gökdeleni" Tour Perret bulunuyor. Bu gökdelen yaklaşık 105 metrelik yüksekliğiyle Avrupa'nın ilk gökdeleni olmuş ve uzun zaman boyunca da Avrupa'nın en yüksek binası olma özelliğini korumuş. Kule ne yazık ki ziyarete açık değil ama tatilinizi önceden planlarsanız burada şehri yukarıdan seyrederek konaklama imkanınız var. Rezervasyon için bu linke bakabilirsiniz. 

Amiens
Garın tam karşısından upuzun bir cadde gidiyor, bu cadde bir yaya yolu ve gayet tatminkar. Bolca mağaza, restoran kafe, sıra sıra dizilmiş sizleri bekliyor. Zaten Fransa'nın neredeyse her şehrinde bu tür bir yaya yolu, çevresinde ihtiyacınızı karşılayacak dükkanlar, restoranlar, tiyatrosu, kültür merkezi artık çağdaş bir şehircilik için insanların neye ihtiyacı varsa kent merkezinde hepsi bir arada bulunuyor. Zaten o yüzden Fransa'da herkes Paris'te yaşamak zorunda değil, her şehrin kendine özgü ayrı bir havası, ayrı bir keyfi oluyor.

Amiens - Picardie Müzesi
Kent merkezi zaten küçük bir yer. Burada son derece görkemli bir müze, Musée de Picardie bulunuyor ama biz gittiğimizde önemli bir bölümü tadilat nedeniyle kapalı olunca biz girmek istemedik, belki daha sonra yeniden geldiğimizde gezeriz. Aslına bakarsanız biz trenle değil arabayla geldiğimiz için gezimize önce Jules Verne'in Evi'nin oradan başladık. Yolculuk yaklaşık iki saat sürdü çünkü paralı otobandan gitmek istemedim. Böylece yol üstündeki köyleri ve küçük yerleşim bölgelerini geze geze keyifli bir yolculukla Amiens'a vardık ve arabayı Jules Verne'in orada bir sokağa ücret ödemeye gerek olmadan bıraktık. Yoksa kent merkezinde neredeyse her yer paralı otopark.

Amiens
Jules Verne'in Evi'ni gezdikten sonra şehrin içinde dolaşmaya, kendimizi kaybetmeye başladık. Sonuçta kaybolmanız mümkün değil, küçük bir yer ama böylesine küçük ama bu kadar güzel bir şehirde nereye gitseniz güzel bir şeylerle karşılaşıyorsunuz. Merkezden uzaklaştıkça ortalık fazla sakin olabiliyor, o yüzden şehir gezisi için old town'ın dışına çok çıkmamanızı öneririm.

Amiens Notre-Dame Katedrali
Amiens (amyan) yaklaşık 140.000 kişinin yaşadığı küçük bir şehir ama dediğim gibi bir şehirde olması gereken her şey var. Hele bir katedrali var ki inanılmaz. Sırf bu Amiens Notre-Dame Katedrali için ayrı bir yazı yazsam yeridir. Aslına bakarsan biz de çok bilerek gezmedik; "gelmişken görelim bari" diye içine girdik ki ne göreyim. Pek az kilisede bu kadar etkilenmişimdir. Yanılmıyorsam beni bir Vatikan'daki San Pietro Katedrali, bir de Toledo'daki Santa Maria Katedrali bu kadar etkilemiştir. Bir de 1999'da üç ay yaşadığım Washington D.C.'deki Ulusal Katedral'den etkilenmişliğim var ama şimdi düşünüyorum da o ilk yurt dışı gezimdi, o yüzden etkilenmem çok normal :)

Amiens Notre-Dame Katedrali
Amiens Notre-Dame Katedrali'nin içinin çok farklı bir büyüsü var. Aslına bakarsanız Paris Notre-Dame Katedrali ününü Paris'te olmasına ama en çok da Victor Hugo'nun ölümsüz eseri Notre Dame'ın Kamburu'na borçlu. Eğer Victor Hugo'nun romanı Paris'te değil de Amiens'da geçseydi o zaman Amiens Notre-Dame Katedrali meşhur olacaktı. Aynı şekilde Fransa da Orleans, Strasbourg gibi şehirlerde de benzer görkemlerde katedraller mevcut. Hepsi birbirinden etkileyici inanın. Amiens'daki katedralin önemli bir özelliği de Hıristiyanlıkta kutsal figürlerden biri olan ve Türkçede Vaftizci Yayha olarak geçen Saint Jean-Baptiste'e ait olduğuna inanılan bir kafa tasının altın bir çerçeve içinde sergilenmesi... 

Amiens
Biraz İngiliz kasabası havasında, biraz da tipik Normandiya mimarisiyle bezenmiş Amiens sokaklarında dolaşırken karnımız acıkınca tam katedralin karşısındaki Oz'Ange diye bir kafe-restoranda yemek yedik. Servisi de atmosferi de yiyecekleri de gayet güzeldi. Orada ya da gözünüze kestirdiğiniz herhangi bir yerde gönül rahatlığıyla yemek yiyebilirsiniz. Zaten Fransa'da nereye giderseniz gidin yemeklerde lezzet kalitesi her zaman belli bir çıtanın üstündedir. Bir tek servis konusunda kültürel farklılıklar var malum; o konuyu da -herhangi bir tatsızlık yaşamayın diye- bu linkteki yazıda detaylı bir biçimde açıklıyorum zaten...

Amiens
Bir sonraki hedefimiz katedralin biraz arka tarafında bulunan, kanallar arasında kayıkla gezinti yapabileceğiniz harika bir park, Hortillonnages (ortiyonaj ya da oğtiyonaj) olacaktı. Gidip yerini de bulduk ama web sitesinde belirtildiğinin aksine kapalıydı ve hiçbir açıklama da yoktu. Belki siz gittiğinizde açık olur, benim yerime de çiçekli böcekli kanallarda kayıkla gezer, sefasını sürersiniz. Belki ben de bir dahaki gidişimde bunu yapma şansına erişirim. Hayat uzun, gün çok...

Amiens - Hortillonages
Geceyi Amiens'da geçirme niyetinde değildik; vakitlice de Paris'e dönmemiz gerekiyordu. "Dönüş yoluna geçsek mi?" diye konuşurken birden Amiens'ın Saint Leu (sen lö) mahallesini görmediğimizi hatırladık ve haritadan yerini bulup hemen oraya gittik. İyi ki de gitmişiz, müthiş bir yer!

Amiens - Saint Leu Mahallesi
Paris şöyle güzel böyle güzel ama işte denizi geçtim, su kenarında akıp giden bir hayat yok; genelde hep şehrin içinde inşa edilmiş yaşamlar var. Oysa Amiens'ın Saint Leu denilen mahallesinde suyun kenarında insanlar Amsterdam gibi su kenarına toplaşmışlar, kafe-bar atmosferinde teraslarda yiyip içip hayatın tadını çıkarıyorlar. Hava da güzel olunca haliyle güneşin tadını çıkarmak da mümkün oluyor. O yüzden bu bölgedeki dinamizm ve canlılık bizi bir başka memnun etti, size de tavsiye ederim.

Amiens - Saint Leu Mahallesi
Tam olarak Amiens Notre-Dame Katedrali'nin şehre bakan yüzünün diğer tarafında bulunan Saint Leu, haliyle küçük bir yer ama o küçücük yere rengarenk bir hayat sığdırmışlar. Cıvıl cıvıl, rengarenk binalar, neşeli insanlar, suya yansıyan hayaller; her şey o kadar güzel ki. Honfleur'deki kadar olmasa da oldukça renkli dükkan vitrinleri insanı içine çekip hayallere daldırıveriyor. Biz de bu sokakların, kanalın, havanın, suyun ve güneşin tadını çıkardıktan sonra artık Paris'e dönüş yoluna geçme zamanı geldi diye düşündük ve yola koyulduk. Yol üstünde gecenin 10'unda açık bir fırın bulup yarın sabah için ekmek alabilmemiz de günün mucizesiydi :) Malum, Paris'te o vakitlerde açık bir yer bulamazsınız; hoş Paris dışında da bulamazsınız ama dedim ya, mucize :)

Amiens - Saint Leu Mahallesi
Eğer Jules Vernes size bana ifade ettiği kadar çok bir şey ifade etmiyorsa, Amiens öncelikle görmeniz gereken yerlerden olmayabilir. Buraya gelene kadar Giverny, Rouen, Deauville & Trouville, Honfleur, Etretat, Mont Saint Michel, Saint Malo gibi yerler de görülmeli belki (hepsini tek tek yazacağım merak etmeyin) ve tabii Paris çevresindeki şatolar gezilmeli ama herkesin zevki ve öncelikleri farklı. O yüzden Jules Verne'in Evi yazısı sonrası, hazır buralara gelmişken neler yapabilirsiniz diye Amiens hakkında bir şeyler karalamak, bildiklerimi, deneyimlerimi paylaşmak istedim. Sonuçta insanlar bu şehirde ömürlerini geçiriyor, biz böyle bir-iki gün görmeyle o şehri ne kadar tanıyabiliriz ki? Yine de benim gibi gezeceklere yol göstermek istedim... Umarım işinize yarar, en azından Paris yakınlarında böyle bir şehirde hayatın nasıl aktığına dair fikriniz olmuştur. Belki de bir gün atlar gelir buraları gezersiniz belli mi olur?

Keyifli geziler, keyifli keşifler.




İlgili Yazılar:
- Jules Vernes'in Evi - Maison de Jules Verne

Paris'e Birkaç Saat Mesafede Görülmeye Değer Diğer Yerler:
Giverny
Rouen
- Deauville & Trouville
- Honfleur
- Etretat
- Mont Saint Michel
- Saint Malo
La Roche Guyon
- Barbizon

Adres: Amiens


KATEGORİLER          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Konsolosluk Rehberi

REKLAM ve SPONSORLUK

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

İLETİŞİM FORMU

Ad

E-posta *

Mesaj *

pariste.net kaç kez okundu?

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.