Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

12 Ağustos 2016 Cuma

Château de Pierrefonds

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
(Son Güncelleme: 01.08.2017) Eğer şatoları seviyorsanız, özellikle de orta çağ şatoları ilginizi çekiyorsa, işte o zaman bu yazı tam sizin için. Çünkü Paris çevresinde göreceğiniz en büyülü şatolardan birine, Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu'nu tanımaya geldi sıra.

Château de Pierrefonds (şato dö pierfon ya da şato dö pieğfon) Paris'in yaklaşık 80 kilometre kadar kuzey doğusunda, Picardie region'unun Oise departmanına bağlı Pierrefonds komününde yer alıyor.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Ana Giriş Kapısı
Pierrefonds Şatosu'na ulaşım için tren seçeneği var gibi görünse de Gare du Nord'dan önce Compiègne istasyonuna gelmeniz, buradan da otobüsle Pierrefonds'a geçmeniz gerekiyor ki bunun çok pratik bir yöntem olduğunu söyleyemeyeceğim. Çünkü Compiègne ile Pierrefonds arasındaki otobüs Pazar günleri ve bazı tatil dönemlerinde çalışmıyor. Bunu takip etmeniz biraz güç, Compiègne'e kadar gelip de oradan Pierrefonds'a geçememek üzücü olabilir.

Tabii ki en güzel yöntem özel araçla yola çıkmak. Paralı otobanlara girmeden, kır bayır köy  geze geze buraya ulaşmak en zevklisi. Tabii bir de Paris Dolmuşu gibi özel şöförlü araç hizmetinden de yararlanmanız hayatınızı kolaylaştırmak adına keyifli olabilir.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Bizim bu şatoya gidiş hikayemiz biraz ilginç: Paris çevresinde ve Fransa'da onca şato gezmiş biri olarak Pierrefonds Şatosu da gezilecekler yerler listemde yer alıyordu ama ben burayı Paris'e çok çok uzak bir yerde sandığım için önceliklerim listesine almamıştım. Temmuz 2016'da blog'ta yayınlamak üzere Compiegne Şatosu'nu yazmak için fotoğraf gezisi yapmak adına bir Cumartesi sabahı arabayla yola çıktık; muhteşem peyzaja sahip bir yolda dağ bayır ilerlerken karşımıza uzaktan çok hoş görünen bir köy çıktı. İçeri arabayla girmeyi başaramayınca arabayı girişte, yeşillikler içinde bir yere park edip köyün içine yürüyerek girdik.

Sonradan anladık ki geldiğimiz bu yer bir köy değil, Crépy-en-Valois diye bir Fransız komünüymüş; kasaba, mini şehir arası bir yer... Arabayla arkadan dolaşabilseymişiz içeri ulaşabilecekmişiz ama neyse ki bu da bir şans oldu bizim için ve bir nevi keşif turu yapmış olduk. Fransa'nın kuzeyinde Paris'ten bu kadar uzak olduğumuz bu karakteristik Fransız yerleşim yerinde, büyük açık otoparkın olduğu meydanda karşımıza Capadokya adında bir dönerci çıkmasıyla olaylar gelişti :)

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Şöyle ki: Dönerci bize "Pierrefonds Şatosu'nu gezmeye mi gidiyorsunuz abi?" diye sorunca "yok biz Compiègne Şatosu'nu görmeye gidiyoruz" dedik, o da bize "Pierrefonds'a da uğrasanıza, buraya çok yakın" deyince  "neredeymiş bu Pierrefonds" diye Google Maps'ten baktım; yakında olduğunu anladım ama haritada gösterilen fotoğraf -sanıyorum- Pierrefonds belediye binasına ait olduğu için hiç etkileyici gelmedi ama sonra internetten diğer fotoğraflara bakınca buranın benim yıllardır gezi planımda olan Pierrefonds Şatosu olduğunu fark edince gözlerim yuvalarımdan fırladı! Velhasıl kelam,  bu şatoyu gezmeme, gezip sizlerle paylaşmama vesile olan, Crépy-en-Valois diye bir yerdeki Capadokya Restaurant'da çalışan bir Türk oldu :) Hayat nasıl da sürprizlerle dolu.

Hemen Compiègne Şatosu gezimizi ikinci plana atıp Pierrefonds'a doğru yola koyulduk, çok geçmeden de şatoyu, yazının başındaki fotoğrafta gördüğünüz şekliyle karşımızda bulduk. Nasıl etkileyici bir görüntü anlatamam. Mutlaka kendi gözlerinizle görmeniz gerek. Ben bu şatoyu başka bir yerden de hatırlıyordum ama nereden?

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Şapel
Arabayı şatonun girişinde bir yerlere, sokağa park ettik ve hemen yukarı doğru tırmanmaya başladık. Ana girişte iki seçenek var; ya kapının içinden geçip soldaki kıvrımlı yoldan şatonun çevresini dolaşarak tırmanmak -ki uzun sürüyor- ya da bizim yaptığımız gibi hemen sağdaki dik yokuştan tırmanıp, biraz ileride, soldaki kapıdan içeri girip merdivenleri çıkarak ana giriş kapısına daha hızlı bir şekilde ulaşmak. Merdiveni bitirdikten sonra karşınıza çıkacak olan manzaraya hayran olacaksınız.

Şatonun ziyaret saatleri dönemlere göre değişiyor ama kesin açık olduğu saatler için kabaca 10:00-17:30 arası diyebiliriz. Son giriş saatinin de 45 dakika önce olduğunu hatırlatmalıyım ki o saatte girmeyin zaten. İçeriye nereden baksanız iki saat ayırmalısınız. Çünkü gezmeye doyamayacaksınız. Pierrefonds Şatosu'nun 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık tarihlerinde de kapalı olduğunu da bir yere  not ediverin lütfen.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Pierrefonds Şatosu giriş ücreti yetişkinler için 8€Eğer Compiègne Şatosu için tam biletiniz varsa bu bileti gösterip 6,50€'ya indirimli bilet alabiliyorsunuz. 18 yaşından küçükler için şato girişi ücretsiz. 18-25 yaş arası AB vatandaşı ya da AB oturma izni olanlar için de ücretsiz gezilebiliyor. Museum Pass geçerli. Ayrıca Kasım, Aralık, Ocak, Şubat ve Mart aylarının ilk Pazar günü şatonun herkes için ücretsiz olduğunu da eklemeliyim. Güncel bilet fiyatlarına, şatonun açık olduğu saatlere ve diğer detaylara ilişkin bilgiler için bu linke bakabilirsiniz.

Biletinizi alıp açılır kapanır orta çağ şatosu kapsından geçtikten sonra ana avluya geliyorsunuz. Burada bilet kontrolünden geçip gezinize başlamak için size tavsiyem önce sağ tarafta bulunan şapeli gezmeniz olacaktır. Öncelikli görmeniz yer burası değil belki ama asıl görmeniz gereken yere girdiğiniz zaman gezi rotası güzergâhı finalde sizi çıkışa yönlendiriyor, o yüzden önce şapelle başlayıp sonra avluda atlı heykelin arkasındaki kapıdan girip gezinize öyle devam etmenizde yarar var.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Avludaki at heykeli üzerindeki kral, 1396'da Pierrefonds Şatosu'nu yaptıran Louis d'Orléans. Daha önce burada başka bir şato varmış ama günümüzdeki mimari karakteristiğini orta çağda kazanmış. Daha sonra neredeyse tamamen tahrip olan şato 1813'te Napoléon Bonapartre tarafından satın alınmış ve ardından 1885'te III. Napolyon olarak anılan son Fransa kralı Louis-Phillipe tarafından mimar Eugène Viollet-le-Duc'e aslına uygun olarak yeni baştan yaptırılmış. Zaten günümüzde bu kadar eski bir şatonun bu kadar yeni ve sağlam görünmesinin nedeni de bu. Hep söylüyorum; kafamızdaki Fransa imajını yaratan Louis-Phillipe döneminde ortaya konmuş eserler, bugünkü Paris de öyle...

Şapelden sonra At heykelinin arkasındaki kapıdan girdiğinizde merdivenlerden yukarı çıkıp geçici serginin olduğu bölüme geliyorsunuz. Bizim gezdiğimiz gün cinler perilerle ilgili "şatonun hayaletleri" konusunu çağrıştıran enteresan bir sergi vardı... Serginin sonunda şapeli bir de yukarıdaki balkondan görüyorsunuz.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Bu bölümü de bitirdikten sonra şatonun asıl gezilmesi gereken kısmına geçiyoruz. Bunun için yapmanız gereken şey, atlı heykelinin tam karşısında, soldaki kapıdan içeri girip merdivenleri tırmanmak. İşte tam bu noktadan itibaren gerçek bir orta çağ şatosunu gezdiğinizi anlıyorsunuz. Ah bir de bu tür şatolar hoşunuza gidiyorsa, Paris'in hemen yanı başında, metro ile ulaşabileceğiniz Château de Vincennes - Vincennes Şatosu'nu da görmenizi öneririm. Araba kiralama imkanınız varsa da Château de la Roche Guyon - Roche Guyon Şatosu'nu mutlaka görmelisiniz.

Ahşap yüksek tavanlı salonlar, işlemeli kumaşlarla kaplı duvarlar ve taş sütunlarla dev şömineler sizi beş yüz - altı yüz yıl öncesine doğru bir yolculuğa çıkarıveriyor sanki. Her an bir yerlerden kaşısınıza bir şövalye çıkıverecekmiş gibi bir hisse kapılıyorsunuz.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Gezinin bundan sonraki kısmı kolay; kendinizi güzergâh nereye götürürse o yöne doğru bırakıyorsunuz, merdivenler inip merdivenler çıkıyorsunuz. Bazen küçük odalara kafanızı uzatıp bakmanız gerekiyor ki gizli-saklı detayları kaçırmayın.

Hele ki benim gibi çocukken bizim mini mekanikler dediğimiz playmobil oyuncakları ile oynamayı sevenlerdenseniz, şatolu şövalyeli hikayeler hayallerinizi süslemişse üstelik, burada kendinizi tam da ait olduğunuz yerde gibi hissediyorsunuz, "çevrede kimse olmasa, kimse ses çıkarmasa, yüz yıllar öncesinde yolculuğuma kendi hayalimdeki gibi devam edebilsem" diyorsunuz.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Ah, ben de diyorum bu şatoyu bir yerden tanıyorum, bir yerden tanıyorum; evet ya: Burası, bir zamanlar severek izlediğim Merlin dizisinin çekildiği şato, Camelot! Ama size bir sır vereyim mi, bunu şatoyu gezerken değil, bu yazıyı hazırlamak için araştırma yaparken fark ettim :) Bilsem daha bir farklı gözle gezerdim ama hali hazırda gezdiğim bakış açısının da eksik kalan bir yanı yoktu. Yine de buraya bir kere daha gitmem farz oldu...

Neyse biz şato içindeki turumuza devam edelim. Güzergâh bizi o salondan bu salona dolaştırırken, bazen daracık merdivenlerden, bazen gizemli koridorlardan, bazen de derin boşluklarda şatonun alt tarafındaki uçurumların göründüğü mazgalların üzerinden yürüye yürüye, yolculuğumuz oldukça büyülü bir şekilde devam ediyor.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Şato orta çağ dönemine uygun olarak restore edilmiş diyorum ama elbette ki çağdaş modern mimari tekniklerile ile gerçekleşmiş bu çalışma, eh biraz da dönemin estetik anlayışı ile bir yorumlama olmuş, sonuçta da böyle güzel bir eser ortaya çıkmış. Biz fani gezginler olarak bu sonuca hayran olabiliriz ancak; yoksa sanat ve mimarlık tarihi açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiğini işin uzmanlarına bırakıyorum.

Şatonun arka tarafına bakan pencereler neyse de Pierrefonds yerleşim alanına doğru bakan yamaçtaki pencerelerden manzara muhteşem. Zaten şato gezimiz bitince aşağı inip kasabayı da şöyle bir dolaşacağız.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Gezinin sonlarına doğru atlamamanız gereken bir detay var. Epeydir uzun koridorlarda yürüdüğünüz için gezinizin bitmesine yakın bazı yerleri es geçmeye kalkabilirsiniz ama özellikle şarap mahzeni olan cave (kav) bölümüne mutlaka inmenizi öneriyorum. Burada son Fransa kralı Louis-Philippe'in 1853'te Versailles Sarayı'ndaki bir sergi için yaptırdığı, Fransa monarşisinin önemli isimlerinin heykelleri bulunuyor. Ama sadece heykel diye düşünmeyin, zira sergileniş biçimi farklı ve oldukça da etkileyici.

1953'te Versailles Sarayı'ndan Pierrefonds Şatosu'na taşınan bu sergi, şatonun kavında çok özel ışık düzeneğiyle oldukça loş bir ortamda sergileniyor. Heykeller ve lahitler sıra sıra dizilmiş, hatta öyle ki ilk başta bu lahitlerin gerçekten o krallara ait olduğunu sandım ama sonradan araştırdım ki Fransız monarşisinin en önemli isimleri Saint-Denis Bazilikası'nda. Oraya da gitmek lâzım!

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Bu etkileyici bölümü de gezdikten sonra tekrar yukarı çıkıp gezimizin son aşamasına geçiyoruz. Aşağıda fotoğrafını gördüğünüz salonla birlikte şatonun iç mekan gezisi sona eriyor. Çıkışın hemen önünde Pierrefonds Şatosu'nun maketini görüyor, nasıl bir yapının içinde olduğunuzu daha bir iyi anlıyorsunuz.

Çıkış kapısı sizi museum shop'a yönlendiriyor ve buradan geri giremiyorsunuz. Biz gezerken size tavsiye ettiğim gibi değil, ilk bu bölümden başladığımız için kendimizi bir anda şatonun çıkışında bulmuştuk, sonra avluya dönüp, görevliden rica edip tekrar içeri girerek gezimizi tamamladık. Eh o zaman Pariste.Net'te Pierrefonds Şatosu hakkında bir yazı yoktu ki nereden bilebilirdik :)

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Şato gezinizi bitirdikten sonra, açılır kapanır kapıdan çıkınca dilerseniz sol taraftaki dolambaçlı yoldan, dilerseniz sağ taraftaki merdivenlerden aşağı inip kasabaya dönüyorsunuz. Aşağıda hemen solda harika bir antikacı var, orayı sakın atlamayın derim. Tabii bu tür antika eşyaları seviyorsanız Paris'teki Saint Ouen Bit Pazarı'na özel vakit ayırmalısınız, daha klas şeyler arıyorsanız da adresiniz yine Paris merkezindeki Village Suisse olacaktır.

Kasaba merkezinde birbirinden güzel irili ufaklı yeme içme mekanları mevcut. İçinize hangisi siniyorsa girip oturabilirsiniz ama eğer hava müsaitse, benim size tavsiyem, hemen aşağıdaki göletin kıyısındaki mekanlar olacaktır. Cennet gibi bir yer, inanamazsınız. Hatta burada kano ya da su bisikleti de kiralayıp tüm gün keyifle vakit geçirebilirsiniz.

Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu
Château de Pierrefonds gezisi öncesi ya da sonrasında -hazır buralara kadar gelmişken- bir de Compiègne Şatosu'nu görmekte yarar var. O da bir sonraki yazımızın konusu olsun ama bir günde iki şato görmek hem fiziksel hem de ruhsal olarak insanı yorabiliyor; devasa boyutlardaki bu şatoları dolaşmanın yorgunluğu kadar gördüklerinizin ruhunuzda yaratacağı izlerin yoğunluğu da kafanızı allak bullak edebiliyor. Paris'e 80-90 kilometre uzakta olup birbirine 15-20 dakika mesafede bulunan bu iki şatonun ikisini birden aynı gün görüp görmeme kararı tamamen size kalmış. Biz Temmuz 2016'daki gezimizde her ikisini birden gezdik, hem mutlu olduk hem de perişan :)

Özellikle Paris'te Bir Hafta geçirecekseniz Pierrefonds Şatosu listeye alınabilir, ama Paris'te 15 Gün geçirecekseniz burayı da mutlaka görmeniz gerekiyor...

Evet, gördüğünüz gibi Fransa'nın cevherleri, Paris ve çevresinin zenginlikleri saymakla, gezmekle ve yazmakla bitmiyor. Araştırsak Pierrefonds Şatosu'nun çevresinde daha ne güzellikler çıkar da işte, şimdilik olmazsa olmaz yerleri aktarmaya çalışıyorum sizlere. Buraya kadar okuduğunuz ve her türlü desteğiniz için teşekkür ederim.

En güzel gönül saraylarına sahip olmanız, o sarayı hep güzel insanlara açmanız dileğiyle.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.




Adres: Château de Pierrefonds, Rue Viollet le Duc, 60350 Pierrefons
TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.