Archive

Ağustos 2016

Browsing

(Son Güncelleme: 12.01.2018 – Önemli NOT: KAPANDI) Siz bir haftalığına Paris’e gelip kıyı köşe her yeri gezmeyi hayal ediyorsunuz ama benim Paris’e yerleşmemin üzerinden neredeyse beş yıl geçmiş olmasına rağmen, her yeni gün keşfedilmeyi bekleyen yeni bir mekan çıkıyor karşıma.  Öyle kıyıda köşede kalmış, gizli saklı mekanlar da değil üstelik; Paris bitmiyor, bitecek gibi de görünmüyor (bitmesin de zaten). İşte öylesi mekanlardan birini daha tanıyacağız bu yazıda hep birlikte. Ben de yeni keşfettim ve biliyorsunuz keşfettiğim her şeyi sizlerle paylaşmayı ilke edindim. İstiyorum ki bu güzellikleri herkes görsün, Paris’e gelen (Paris’te yaşayan) herkes bu güzelliklerin keyfini çıkarsın. Evet, Le Grand Train’deyiz… Grand Train Grand Train (gran tren ya da gğan tğen), 18. arrondissement’da Gare du Nord’un hemen arka tarafında bulunan çok enteresan bir mekan. Anladığım kadarıyla burası eskiden Gare du Nord’un tren bakım atölyesi olarak kullanılıyormuş. Bir süredir de rekreasyon alanı olarak düzenlenmiş. Parislilerin keyifli vakit geçirmesi için oluşturulan bu enteresan yeri…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) İnsanlar nefes alsın, huzurlu ve mutlu yaşasınlar diye Paris’in dört köşesinde irili ufaklı pek çok park bulunuyor. Toplasanız Üsküdar’la Beşiktaş’ın birleşimi kadar büyüklüğe sahip bir şehir olan Paris’teki sayısız parklardan biri olan Andre Citroen Parkı – Parc André-Citroën de 14 hektarı kaplayan alanıyla bu parkların en büyüklerinden biri olma özelliğini taşıyor. Şehir merkezine yukarıdan baktığınızda taş yığını gibi görünebiliyor ama şehrin içinde dolaşırken ne kadar yeşil bir şehir olduğunu anlıyorsunuz. Andre Citroen Parkı da bunun kanıtlarından biri. Andre Citroen Parkı – Parc André-Citroën Paris’in güney batı tarafında, 15 arrondissement’da bulunan Andre Citroen Parkı’na yolumun çok sık düştüğünü söyleyemem. Buraya ilk gidişim Ağustos 2016’da Paris’i gökyüzünden, bir balonun sepetinden seyretmek için Ballon de Paris’e binmek için Javel tarafına gittiğim gün oldu. Ballon de Paris bu parkın tam ortasında bulunuyor. Andre Citroen Parkı – Parc André-Citroën Javel, 1850’lerin öncesinde Paris henüz 12 arrondissement’lı bir şehirken “şehir dışı” sayılan bir köymüş!…

(Son Güncelleme: 28.03.2018) Paris’in klasik atmosferinden sıyrılıp değişik bir şeyler yapmaya ne dersiniz? Hem kendiniz hem de çocuğunuz için çok eğlenceli, bir o kadar da keyifli bir aktivite için bu kez kuş olup uçacağız, Ballon de Paris ile Paris’i yukarıdan seyredeceğiz.   Evet Paris’te, şehri yukarıdan seyredebileceğiniz büyük bir balon var: Ballon de Paris. 15. arrondissement’da, Parc André-Citroën – Adré-Citroën Parkı’nda bulunan Ballon de Paris her sabah 09:00’dan itibaren kullanıma açılıyor. Sezona göre kışın 18:30, yazın 21:00’e kadar da hizmet vermeye devam ediyor.   Ballon de Paris’nin bulunduğu Parc André-Citroën’e gelmek içinse birkaç seçeneğiniz var: Dilerseniz RER-C’nin Javel ya da Pont du Garigliano istasyonlarından birinde; dilerseniz 10 numaralı metro hattının Javel – André-Citroën istasyonunda, dilerseniz de 8 numaralı metro hattının Lourmel ya da Balard istasyonlarından birinde inip buraya yürüyerek ulaşabilirsiniz. Hatta T3a tramvay hattının Pont du Garigliano ya da Balard duraklarında inerek de buraya ulaşmak kolay. Siz yeter ki gelmek…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu yazıda yine Paris dışında bir yerlere, Compiegne Şatosu’na doğru yola çıkıp harika bir kafeye, Café Jardin des Roses’a gidiyoruz. Paris’in 80 kilometre kuzey doğusunda bulunan bu mekân, kalkıp özellikle çay kahve içmek için gidilmesi gereken bir yer midir, o konuda bir şey diyemem ama benim o kadar çok sevdiğim bir mekan ki, hazır Compiegne Şatosu’na kadar gelmişken, mutlaka burada oturup bir şeyler yiyip içilmesi gerektiğini düşündüğüm için sizlerle paylaşmak istedim. Café Jardin des Roses Compiègne Şatosu’da orangerie görevi gören bir yapıymış eskiden. Şimdiyse bir çay salonu & kafe olarak hizmet veriyor. Jardin des Tuileries – Tuileries Bahçesi’nde bulunan Musée de l’Orangerie – Orangerie Müzesi yazımda bu orangerie konusuna değinmiştim ama burada kısaca tekrar edeyim: Bu tür mekânlar, özellikle saraylarının bahçesindeki özel çiçekler ve bazı meyveler için bir tür sera görevi görüyormuş vaktiye;  limonluk diye de çevirebiliriz belki bilemiyorum.  Café Jardin des Roses (Compiègne) Yıllar önce Londra’daki Kensington Palace’da bulunan The Orangery’de…

(Son Güncelleme: 04.05.2018) Paris çevresinde öncelikle gezilmesi gereken şatolardan biri olan Château de Compiègne - Compiegne Şatosu'nu tanıyacağız bu kez hep birlikte. Compiegne Şatosu Paris'in 80 kilometre kadar kuzey doğusunda, başka bir region olan Picardie Bölgesi'nin Oise Departmanı'na bağlı Compiègne (konpiyen) şehrinde / kasabasında yer alan önemli bir saray. Her ne kadar şato olarak bahsetsek
(Son Güncelleme: 04.05.2018) Eğer şatoları seviyorsanız, özellikle de orta çağ şatoları ilginizi çekiyorsa, işte o zaman bu yazı tam sizin için. Çünkü Paris çevresinde göreceğiniz en büyülü şatolardan birine, Château de Pierrefonds - Pierrefonds Şatosu'nu tanımaya geldi sıra. Château de Pierrefonds (şato dö pierfon ya da şato dö pieğfon) Paris'in yaklaşık 80 kilometre kadar kuzey doğusunda,
(Son Güncelleme: 04.05.2018) Bu yazıda, Paris çevresinde görüp görebileceğiniz en güzel şatolardan biri olan Château de Chantilly - Chantilly Şatosu'nu gezeceğiz hep birlikte. Yine görkemli, yine etkileyici bir şatodayız ama bu kez işimiz bir parça daha kolay. Çünkü Chantilly Şatosu gezmesi en rahat ve keyifli şatolardan biri; diğerleri gibi uçsuz bucaksız binalar silsilesi değil, derli
(Son Güncelleme: 04.05.2018) Paris çevresindeki şatolar serimizin en ama en sevdiklerimden birine geliyor sıra... Aslında "en sevdiğim" demek isterdim ama bu şatolar arasında o kadar çok "en sevdiğim" var ki, hangi birini ön plana çıkarmam gerektiğine bir türlü karar veremiyorum inanın. İsterseniz hepsini tek tek birlikte gezelim, siz de karar vermemde yardımcı olun lütfen. O
(Son Güncelleme: 04.05.2018) Bu yazıyla birlikte size bir iyi bir de kötü haberim var: İyi haber; blogda sıra artık Paris çevresindeki birbirinden güzel şatoları gezmeye geldi. Kötü haber; Paris çevresinde o kadar ama o kadar güzel şatolar var ki, bunları sırasıyla tanımaya başladıkça, kısıtlı süre için Paris'e gelmişseniz önce hangi birini gezmeniz gerektiğine bir türlü