Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

11 Temmuz 2016 Pazartesi

Conciergerie

Conciergerie
(Son Güncelleme: 15.06.2017) Bu yazıda, tarihte pek çok önemli olaya tanıklık etmiş olmakla birlikte turistik açıdan, Fransa'nın ünlü kraliçesi Marie-Antoinette'in Fransız Devrimi sonrası hapis yattığı, giyotinle idam edilmeden önce son günlerini geçirdiği yer olmasıyla tanınan Conciergerie'yi tanıyacağız hep birlikte. Conciergerie gotik mimarisiyle Paris'in ortasında tüm görkemiyle yükselen bir yapı ve içi de dışı kadar etkileyici...

Notre-Dame Katedrali'nin de bulunduğu Cité Adası'nda, Châtelet'nin tam karşısında yer alan Conciergerie (konsiyejeri ya da konsiyejeği), mimari açıdan orta çağa ait olduğu hemen anlaşılsa bile, restorasyon sonrası yepyeni görünümü ile sizi şaşırtmasın. Çünkü bu bina Paris'in en eski yapılarından biri, aynı zamanda Cité Sarayı - Palais de la Cité olarak geçen tarihi yapı kompleksinin günümüze ulaşmış en eski bölümü.

Conciergerie
Yapının tarihi 13. yüzyıla uzanıyor. Fransa kralı Philippe Auguste'ün kraliyet sarayı olarak kullanmaya başladığı Conciergerie'nin adı ise kralın üst düzey hizmetlilerinden birinin ünvanı olan Le Concierge'den geliyor.

Burası bir müze ve özellikle Bir Hafta Paris Turu için gelenlerin gezmesini önerebileceğim bir yer. 4 Numaralı metro hattının Cité istasyonunda inerek ulaşabileceğiniz Conciergerie, istasyondan çıkınca, meydanın tam karşısında göreceğiniz süslü Palais de la Justice - Adalet Sarayı'nın sağında bulunuyor.

Conciergerie
Bilet ücreti 9€, eğer hemen yan tarafta bulunan ve muhteşem vitrayları ile ünlü Sainte-Chapelle'i de birlikte gezmek isterseniz 15€ ödüyorsunuz. Müze 1 Ocak, 1 Mayıs, 25 Aralık tarihleri hariç yılın her günü 09:30-18:30 saatleri arasında gezilebiliyor. Güncel fiyat bilgileri ve diğer detaylar için Conciergerie'nin kendi web sayfasına bakabilirsiniz.

Girişte güvenlik kontrolünden sonra merdivenden inerken ilk büyük salonla karşılaşıyorsunuz. Bilet gişeleri hemen solda bulunuyor. Daha önceden biletiniz varsa, bilet sırasına girmeden bilet kontrolünden geçiyorsunuz ve artık Gens d'Arms olarak anılan bu dev salonun dev sütunları arasında özgürsünüz. Evet, Gends d'Arms "jandarm" olarak okunuyor ve silahlı adamlar yani  bizdeki jandarma kelimesinin kaynağını oluşturuyor.

Conciergerie
Bu büyük salonun en arka tarafındaki basamaklardan çıktığınızda sağda La Salle des Gardes yani Korumalar Salonu bulunuyor. "Conciergerie acaba bu kadar bir yer mi?" diye düşünürken, ortadaki museum shop'tan geçip parkurumuza devam ediyoruz ve burayı geçtikten sonra sağa dönersek bir zamanlar Marie-Antoinette'in hapis yattığı hücresine ulaşıyoruz.

Marie-Antoinette'in hücresi, gezimizin ilerleyen bölümlerinde göreceğimiz diğer hapisane odalarına göre oldukça lüks. Zaten müzedeki bilgilendirme panolarında, o zamanlar varlıklı kişilerin özel odalarda kalabildiğine dair bilgi de yer alıyor. Yani adaletsizlik ve eşitliksizlik hapisanede bile karşımıza çıkıyor. Belki bir tek ölüm insanı eşitliyordur? Onu da sonra göreceğiz; görünce ayırdına varabilecek miyiz, o da ayrı bir konu...

Conciergerie
Marie-Antoinette'in hücresini gördükten sonra geri dönüp asıl gezimize başlıyoruz. Karşımıza hapishane olarak kullanılan döneme ait canlandırmalar, mankenler ve maketler çıkıyor bu bölümde. Sonra yukarı çıkıyoruz merdivenlerden ve karşımıza çıkan salonda Fransız Devrimi sonrasında giyotine gönderilen 2780 kişinin adı yer alıyor; insanın tüyleri diken diken oluyor.

Aslında Fransız Devrimi'ni çok daha iyi öğrenmem gerek. Olayı sadece krala karşı ayaklanan halk olarak görmemek gerektiğini Fransa'da yaşamaya başladıktan sonra fark etmiştim. Hele ki iktidar yetkisinin bu devrim sayesinde kralın elinden alınıp halkın eline geçmediğini de yine burada yaşadığım süre boyunca çok daha bir iyi anladım. Bir şeyler değişmiş, büyük bir devrim olmuş, çok canlar yanmış ama olayın perde arkası ve olayların gelişme biçimi gördüğümüzden, bildiğimizden çok daha derinlikli bir konu.

Conciergerie
Neyse, biz burada turistik bir gezi yapıyoruz. Bir dönem çok acı olayların yaşandığı bu hapisaneyi şimdi turistik kayıtsızlıkla dolaşıyoruz... Hayat ne kadar enteresan. Conciergerie'de karşınıza birden bire, Fransız Devrimi sırasında kullanılmış bir giyotin bıçağı çıkıyor ve siz de bunu "bunun fotoğrafını blog'a koymam gerek" düşüncesiyle çekmeyi düşünebiliyorsunuz hemen.

Oysa kaç insanın ölümüne neden oldu bu giyotin; o giyotin altında kesilen başlar kaç kişinin canını yaktı daha önce. Yaktı mı yoksa yakmadı mı? Suç ne, ceza ne o halde? Sorular, sorular, sorular...

Conciergerie
Geziniz boyunca koridorları takip ederek ilerliyorsunuz, merdivenler inip merdivenler çıkıyorsunuz. Bir ara Fransız Devrimi'nin önemli isimlerinden Maximilien Robespierre'in de kaldığı hücreyi görüyorsunuz. Yine bu bölümde Robespierre'in büstlerini de camekan içinde görmek mümkün.

Evet devrimin önemli isimlerinden, devrim sonucu pek çok kişinin öldürülmesine neden olan Robespierre'nin de başını yine Fransız Devrimi yemiş. Robespierre ismi başlı başına bir araştırma konusu; o yüzden hiç girmeyelim; "ah yazık" deyip Conciergerie'nin diğer salonlarına geçelim...

Conciergerie
Dediğim gibi Conciergerie'de varlık durumunuza göre kaldığınız hücrelerin konforu da değişiyor. Kimileri penceresiz hücrelerde samanlar üzerinde uyurken, kimileri kendilerine yatacak yatak bulabilmişler. Kimileri ise Marie-Antoinette gibi bir tür "özel suit"te konaklamışlar.

"Fransız Devrimi'ni daha iyi öğrenmemiz gerekiyor" derken bir de şunu demek istiyorum: Genelde çoğumuz halkın krala karşı ayaklandığını, sonra halkın yönetimi ele geçirdiğini ve ardından pek çok Fransız soylusunun giyotinle idam edildiğini düşünürüz. Bu hikayenin büyük kısmı doğrudur ama bu süreç sanıldığı kadar kısa sürmemiş, uzun bir sürece yayılmış. Kaldı ki tüm soylular da idam edilmemiş; ki hâlâ soylular ortalıkta görünebiliyor.

Conciergerie
Devrimin 14 Temmuz 1789'da olduğunu hepimiz biliyoruz ama Marie-Antoinette'in giyotinle idamı 16 Ekim 1793'te gerçekleşmiş. Aradan geçen bu sürede neler olup bittiği ise uzun bir tarih araştırması konusu...

Conciergerie gezimizin ilerleyen bölümlerinde binanın şapel olarak kullanılan bir kısmına ulaşıyoruz, buradan içeri girdiğinizde de harika bir vitray karşılıyor sizi. Sonrasında da arka avludan geçiyorsunuz ve ulaştığınız kapı Marie-Antoinette'in hücresinin bulunduğu giriş bölümüne geri döndürüyor sizi.

Conciergerie
Conciergerie'den çıkmak için tekrar museum shop'ın içinden geçiyoruz ve büyük salona geri dönüyoruz. Sol tarafta yukarı çıkan ama geçişin mümkün olmadığı enteresan bir döner merdiven var. Bir merdiven de tam karşı uçta, o da ortaçağdan kalma ama işlevini çoktan yitirmiş.

Yine bu salonda yürürken sütunlara baktığınızda -dikkat ederseniz- bir tanesinin üzerinde "nondation 28 Janvier 1910 yazısı göreceksiniz. Bu yazıdan bir tane de Korumalar Salonu'nda görmüştük. Seine Nehri sularının yükselmesi sonucu 28 Ocak 1910'da gerçekleşen su baskınında su seviyesi çizgi ile işaretlenmiş bölüme kadar yükselmiş, o günün anısına bu yazılar sütunlara işlenmiş.

Conciergerie
Gezinizin sonunda çıkış kapısından çıkıp sola dönerseniz tam köşede Paris'in en eski meydan saati olan Horloge du Palais de la Cité'yi göreceksiniz. Köprüden karşıya yürürseniz Châtelet'ye geçersiniz. Eğer çıkış kapısından sağa dönerseniz de bu kez, Palais de la Justice - Adalet Sarayı ve hemen onun yanında -mutlaka gezmenizi önereceğim- Sainte-Chapelle bulunuyor. Düz devam ederseniz de Saint Michel'e ulaşıyorsunuz.

Seine Nehri'nin ortasındaki bu adada kalmayı tercih edereniz de zaten en önce görmeniz gereken yer Notre-Dame Katedrali olacaktır. Ayrıca Marché aux Fleurs - Çiçek Pazarı'nı da atlamamanızı öneririm. Tüm detaylar Île de la Cité - Cité Adası yazısında. Tam karşıdaki nefis yürüyüş parkuru Parc Rives de Seine de mutlaka bir yürünmeli sanki?

Keyifli geziler, keyifli keşifler...




Adres: 2 Boulevard du Palais, 75001 Paris


TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

2 yorum:

  1. Ahmet Hocam bir kez daha ellerine sağlık. Gerçekten de Fransız Devrimi konusunu pek çoğumuz eksik/hatalı biliriz. Paris Komünü ise bir çoğunun hiç duymadığı bir başka önemli tarihsel deneyim. Bir eliniz değdiğinde, vakit bulduğunuzda bu önemli deneyime dair meydanlar, duvarlar ve anıların mekanlarını da paylaşmanızı rica ediyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben Paris'e yerleşmeden önce "Fransa krallıkla yönetiliyordu, halk isyan etti ve devrimi gerçekleştirdikten sonra her şey yoluna girdi" sanıyordum, meğerse yönetim şekli kaç kez cumhuriyet ile krallık arasında gidip gelmiş ve daha neler neler olmuş... Fransa tarihini öğrendikçe taşlar yerine oturmaya başlamış olsa da daha fazla araştırma yapıp konuyu biraz daha netleştirdiğime inandığım gün önemli tarihi notları da paylaşmaya çalışacağım. Şimdilik çok iyi bilmeden yazı hazırlayıp hatalı ve eksik paylaşımda bulunmak istemiyorum. Çok çok teşekkürler.

      Sil

Paris Hava Durumu

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 450'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

REKLAM ve SPONSORLUK

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.