Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

13 Haziran 2016 Pazartesi

Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine

Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
(ÖNEMLİ NOT: Renovasyon çalışması nedeniyle 2021'e kadar kapalı) Paris'te en çok eksikliğini duyduğum şey deniz... Vapur ardı martı çığlıklarına alışmış bir bünye olarak hem o iyot kokusunu, hem de denizin çağrıştırdığı tüm estetiği Paris'te yaşayamamak en çok özlemini duyduğum şeydir diyebilirim. Ama bir o kadar da Fransa'nın denizle olan ilgisi ve bu ilginin Paris'te varoluş biçimi, bu konuda pek çok eksiği kapatıyor, insanın denize ve denizciliğe bakışına bambaşka bir boyut kazandırıyor.

Evet, bu yazımızda dünyanın en eski denizcilik müzelerinden biri olan Musée de la Marine'i yani Paris Denizcilik Müzesi'ni tanıyacağız hep birlikte. Trocadéro'da Chaillot Sarayı'nın sağ tarafında yani Passy kanadında yer alan bu müze 1943'ten bu yana bu binada hizmet veriyor ama aslına bakarsanız, tarihi çok daha eskilere dayanıyor.


Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
İlk olarak, gemi mühendisliği alanında uzmanlaşmış Fransız fizikçi Henri Louis Duhamel du Monceau'nun XV. Louis'ye hediye ettiği gemi modelleri ve gemi ekipmanlarından oluşan koleksiyonun 1752'de Louvre Müzesi'nde sergilenmesiyle başlayan Denizcilik Müzesi macerası, kısa bir dönem kesintiye uğrasa da uzunca yıllar devam etmiş. 

Bir dönem Concorde Meydanı'ndaki Hôtel de la Marine'de varlığını sürdüren müze son olarak Palais de Chaillot'ya taşınmış ve 1943'ten bu yana da bu binada hizmet vermeye devam ediyor. Unutmadan ekleyelim, Denizcilik Müzesi sarayın bu kanadını İnsan Müzesi (Musée de l'Homme) ile paylaşıyor, diğer kanatta ise Cité de l'Architecture - Mimarlık Müzesi ve Chaillot Tiyatro Salonu bulunuyor.


Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
Trocadéro'ya 6 ya da 9 numaralı metro ile geldiğinizde meydana çıkıp Eyfel Kulesi'ni karşınıza aldığınızda sağ taraftaki binaya yönelirseniz hem İnsan Müzesi (Musée de l'Homme) hem de Denizcilik Müzesi (Musée de la Marine) girişlerine ulaşmış oluyorsunuz. Biz bu yazımızda Denizcilik Müzesi'ni gezeceğiz, İnsan Müzesi ise başka bir yazının konusu olacak haliyle.

Ana kapıdan içeri girdiğinizde 1930'ların, 40'ların o soğuk doğu bloku mimarisini ve bir o kadar da görkemini hissediyorsunuz. Müzenin asıl girişi museum shop ve bilet satış bölümünün orada. Giriş ücreti 8,5€. Dilerseniz 10€ ödeyerek kalıcı sergiye ek olarak geçici sergiyi de gezme şansınız oluyor. Bence girmişken ikisini birden görmek güzel olacaktır. Çok da yorucu bir müze değil çünkü, hepsini gezip görme şansınız var diye düşünüyorum.


Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
Müzeyi gezmek için kapıdan girer girmez sizi -yazının en başında fotoğrafını gördüğünüz- Napolyon'un saltanat kayığı tüm heybetiyle karşılıyor. Gerçi son halini görmedim ama çocukluğumda gezdiğim, Beşiktaş'taki Deniz Müzesi geliyor aklıma. Oradaki saltanat kayıkları da şu an karşınızda duran saltanat kayığı kadar etkileyici. Yanlış hatırlamıyorsam buradaki çok daha büyük. İşin tarihi boyutunu iyi bilemiyorum ama bana Napolyon Osmanlı İmparatorlarına özenmiş gibi geldi biraz...

Palais de Chaillot'nun dev salonlarına konuşlanmış olan müzeyi gezmesi oldukça keyifli. Ferah-feza müze gezmenin tadını çıkarıyorsunuz burada dolaşırken. Salonlar boyunca ilerlerken karşınıza gemicilikte kullanılan heykeller çıkıyor irili ufaklı; her biri birbirinden etkileyici heykeller. Çok eski gemilerin o süslü kıç tarafından dev bir örnek karşılıyor bir sonraki salonda sizi.


Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
Arka taraflara doğru ilerledikçe denizcilikle ilgili tabloların olduğu salonlara ulaşıyorsunuz. Bu tablolar hem müthiş bir sanat koleksiyonu hem de bir bakıma arşiv niteliğinde. İnsan böylesi tablolara bakarken, o dönemlerde "manzara" resimlerinin neden gerekli olduğunu daha bir iyi anlıyor. Yüzyıllar öncesine tarihsel bir yolculuk yapmış oluyor, o zamanın Fransa'sı hakkında fikir sahibi oluyorsunuz.

Özellikle Brest'le ilgili tabloları görünce çok şaşırdığımı itiraf etmeliyim. Fransa'nın pek çok yerini gezdim, gezip de beni kendine hayran bırakmayan pek bir yer yoktur ama iki tane istisna vardır: Bunlardan biri Le Havre, diğeri ise Brest... Fransa'nın bu iki önemli liman kenti de ikinci dünya savaşı sırasında Almanlar tarafından bombalanmış ve savaş sonrası 40'ların o sevimsiz beton mimarisi ile yeniden inşa edildikleri için de benim o çok sevdiğim Fransa'nın dokusuna hiç uymuyorlar.


Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
Ama insan bu tablolara bakınca özellikle Brest'in de vaktiyle ne muhteşem bir şehir olduğunu anlıyor. Dolayısıyla bu salonları gezerken kısa süre öncesine kadar Brest'te Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmenlik yapan dostum Ali'yi andım hep. Çocukcağız bana sürekli olarak, vaktiyle Brest'in ne muhteşem bir şehir olduğunu anlatır dururdu, ben de hep burun kıvırırdım. Tabloları gördükçe Ali'ye hak verdim...

Müze'nin en arka salonuna ulaştığınızda aşağı inen bir merdiven görüyorsunuz. Bu merdivenlerden dönemsel sergilerin olduğu alt salona ulaşılıyor. Biz müzeyi gezdiğimiz sırada balıkçılık üzerine bir sergi vardı. Karanlık ve özel ışıklarla aydınlatılmış salonu gezerken Rumelifeneri'nde doğma büyüme balıkçılık yapan, teyzemin eşi Sedat Reis geldi aklıma. Onların da işi büyük emek, büyük özveri gerektiriyor ama böyle müzelerde sergilenecek kadar değerli görülmüyor yapıp ettikleri ülkemizde. İnsanın içi cız ediyor. Oysa ki hiç aşağı kalır değiller... Bu durum ülkenin ve o ülkedeki insanların hayatı algılayış biçimleriyle ilgili sanırım; en çok da öncelikleriyle... Neyse uzun konular bunlar; biz gezimize devam edelim.

Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
Aynı merdivenlerden tekrar yukarı çıktığınızda bu kez sağa dönüp geldiğiniz güzergahın paralelinden gerisin geri yürümeye, burada sıra sıra dizili salonları gezmeye başlıyorsunuz. Karşınıza birbirinden güzel gemi maketleri çıkıyor ve çocukça bir keyif alıyorsunuz. Aynı zamanda gemicilikle ilgili aksesuarlar, gemi bölümlerinden enstantanelerin olduğu küçük odalar yüzünüze hoş bir tebessüm konduruyor.

Fransa'da en çok sevdiğim şeylerden biri de deniz fenerleri. Özellikle Fransa'nın batısında bulunan ve çok güzel bir bölge olan Bretagne'daki deniz fenerleri olağanüstü. Pek çoğunu gezme şansım oldu; özellikle Pointe du Raz'daki fener unutulmaz. Bu müzede de bu tür fenerlerden örnekler görürüm sanmıştım ama pek yok açıkçası. Sadece yukarıda fotoğrafını gördüğünüz dev bir fenerinin merceği sizi kendine doğru çekiyor, az ama öz, bu eserle yetiniyorsunuz.


Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
Gemi maketlerinin olduğu salon oldukça büyük, burada hangi birini inceleyeceğinizi şaşırıyorsunuz. Gezerken aklıma Rahmi Koç Müzesi geliyor. Orası da ne özel bir yerdir. Sergilenen eserler son derece güzel ve üstelik mekan da bir o kadar güzeldir. Her şeyden önce deniz kenarındadır; vapuru da denizaltıyı da yerinde gezersiniz. Paris gibi denizsiz bir yerde denizle ilgili bir müzeyi gezmek de o yüzden enteresan geldi sanırım... Neyse ki Bastille tarafındaki Port de l'Arsenal'imiz var da limanları ve tekneleri özlediğimde orada dolaşıyorum da hevesimi alıyorum :)

Gezinin sonunda etkileyici olan bir eserle karşılaşıyorsunuz Musée de la Marine'de... Jules Verne'in "80 Günde Devr-i Alem" romanından esinlenerek 1990'dan beri düzenlenen, yelkenliyle dünya turu yarışmalarına ithafen yapılmış çok özel bir heykel bekliyor sizi finalde. Heykelin cam formu ve estetiği ayrı bir beğeni konusu ama işin asıl ilginç olan kısmı, bu uzun kayık formundaki heykel sadece tek bir ip ile köşeden tutuluyor ve resmen havada duruyor.


Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
Çevresinde epey bir döndüm dolaştım, gördüklerimi anlamaya çalıştım ama neyin ne olduğunu ancak bu yazıyı hazırlarken internette yaptığım araştırmadan sonra anladım: Amerikalı sanatçı Tom Shannon tarafından yapılan bu cam heykel, manyetik prensibine göre havada duruyor... Gerçekten etkileyici, mutlaka görmenizi öneririm.

Böylece gezimizi tamamlamış oluyoruz; ah unutmadan, bu heykelin biraz ilerisinde de Kristof Kolomb'un Amerika kıtasını keşfettiği gemi Santa Maria'nın maketi bulunuyor, onu da atlamayın isterseniz...


Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine
Denizcilik Müzesi - Musée de la Marine (müze de la marin ya da müze dö la mağin) Salı günleri hariç haftanın her günü 10:00-18:00 arası gezilebiliyor. Müzenin 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık günleri de resmi tatil nedeniyle kapalı olduğunu not alın lütfen. Müze hakkında detaylı bilgi, dönemsel sergiler ve güncel giriş fiyatları konusunda bilgi almak içinse resmi web sitesine bakmanızı öneririm.

Gezi sonrası dilerseniz hemen yan kapıdan Musée de l'Homme - İnsan Müzesi'ne girebilir, dilerseniz Palais de Chaillot'nun diğer kanadındaki Mimarlık Müzesi'ni gezebilirsiniz. Tabii binanın iki kanadının ortasından, yani Trocadéro Meydanı'nın karşısından Eyfel Kulesi'ni seyretmenin keyfi de bir başka.


Dilerseniz buradan aşağı inip Eyfel Kulesi'ne doğru yürüyebilir, dilerseniz Mimarlık Müzesi'nin önünden aşağı inen yokuştan yürüyerek Palais de Tokyo'yu, Modern Sanat Müzesi ya da Asya Sanatları Müzesi olan Musée Guimet'yi gezebilirsiniz. O yolun sonu Prenses Diana'nın öldüğü Place de l'Alma...


Sonrası da Seine Nehri kıyısı boyunca güzel bir yürüyüş olabilir...


Keyifli geziler, keyifli keşifler...





Adres: Musée de la Marine, 17 Place du Trocadéro, 75116 Paris


TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i en güzel şekilde gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim 500'e yakın yazıyla bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler. ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

1 yorum:

  1. Beşiktaş, İstanbul'daki "Deniz Müzesi"ni -yeni haliyle- gezip, gördükten sonra leblebi-çekirdek gibi duruyor.

    YanıtlaSil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.