Archive

Mart 2016

Browsing
(Son Güncelleme: 05.04.2018) Bu yazıda ipin ucunu biraz kaçırıyor, hep birlikte Amsterdam'a gidiyoruz... Aslında Amsterdam hakkında bir rehber yazısı yazarak haddimi aşmaya niyetim yoktu ama son Amsterdam gezilerimden birinde Pariste.Net'in sosyal medya hesaplarında duyurup, Paris'ten trenle Amsterdam'a gidip, tren garından çıkıp ilk fotoğrafı kişisel hesabımda paylaşınca yağmur gibi gelen "Amsterdam'da hangi otelde kalmamızı önerirsiniz?", "Amsterdam Havaalanı'na gardan
Bugün itibariyle Paris’e yerleşmemin dördüncü yılını kutluyorum. İnanılır gibi değil; tam dört yıl olmuş. Dört yıl önce bu vakitlerde La Défense yakınlarındaki küçük stüdyo dairemize, o minicik geçici lojmana yerleştiğimiz günkü karışık duyguları, heyecanı, mutluluğu, özlemi, her şeyi ama her şeyi dün gibi hatırlıyorum. Hatırlayıp şöyle bir geçmişe bakıyorum ve tarihe not düşmek adına Paris’te

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu yazımızın konusu akıllara ziyan… Paris’in orta yerinde, kendi halinde bir yapının küçük kapısından içeri girip yeraltında bambaşka bir dünyanın içine, Paris’te yeraltı mezarlarının bulunduğu çok özel bir yere, Catacombes’a gireceğiz hep birlikte. Catacombes (katakomb) yeraltı mezarlığı anlamına geliyor ve burası Paris’te gezip görebileceğiniz en ama en enteresan yerlerden biri. Her ne kadar yeraltı mezarlığı gibi tanımlansa da ben burayı, ölümün sessiz tanıklarıyla oluşturulmuş bir yeraltı “sanat galerisi” olarak değerlendiriyorum. Neden mi? Bunun nedenini anlamak için dilerseniz önce Catacombes’un hikayesini öğrenelim: Burası aslında Paris’i Paris yapan o binaların yapımında kullanılan sarı kalker taşının çıkarıldığı eski taş ocaklarından biri. Normalde kilometrelerce uzunluğunda tünellerden oluşuyor ama günümüzde sadece iki kilometrelik bir bölümü geziliyor. Ve gezdiğiniz bu yerler sadece taş ocağı tünelleri değil, yeraltı mezarlığı şeklinde düzenlenmiş galeriler… İnanın dehşet verici; insan, insanoğlunun yapıp etmeleri karşısında bazen donup öylece kalıyor. Catacombes Girişi – Denfert Rochereau Peki burası nasıl yeraltı mezarlığı olmuş? Anlatayım……

Bu blog’ta en severek yazdığım yazılarımdan biriyle karşınızdayım. Çünkü bugün Paris’te Türkçe tiyatro yapan genç bir grubu tanıtmak istiyorum sizlere. Evet, Paris’te gençler Türkçe tiyatro yapıyorlar. Bu öyle Paris’e turneye gelmiş tiyatrocuların değil, Paris’te yaşayıp Türkçe tiyatro yapan gönüllü bir grubun, PaTuTi’nin hikayesi. “Paris’te Türkçe Tiyatro”nun kısaltması olarak kendilerine PaTuTi ismini veren bu gençlerden, benim de birkaç hafta önce haberim oldu. Mart 2016’da, Paris’te en sevdiğim Türk restoranı Labranda’da bir akşam yemeği sırasında, grup üyelerinden Tuğçe ile tanışıp, Paris’te Türkçe tiyatro yaptıklarını öğrenince, hemen ekip arkadaşlarıyla da tanışmak istedim ve hemen ardından, Centre Culturel Anatolie’deki provalarına katılıp bu harika gençeleri ziyaret etme şansı yakaladım. Provalarını izleyip, sonrasında onlarla sohbet edince tiyatro sevdalısı bu gençleri o kadar sevdim, yaptıkları işle o kadar gurur duydum ki bu yazı ile sizlerin de PaTuTi’den haberdar olmanızı, oyunlarını izlemenizi ve onlara destek olmanızı sağlamayı gönüllü olarak üstlendim. Paris’te Türkçe Tiyatro: PaTuTi PaTuTi Paris’te Türkçe tiyatro…

(Son Güncelleme: 14.03.2018) Tıp Bayramı yazı konusu da Fransız Ulusal Tıp Akademisi olsun. Hem kısaca akademiyi tanıyalım hem de akademinin 6. arrondissement'da bulunan binasını gezelim hep birlikte. Fransız Ulusal Tıp Akademisi'nin tarihi 1731'e dayanıyor. İlk olarak Kraliyet Cerrahi Akademisi (Académie Royal de Chirurgie) adıyla XV. Louis'nin emriyle kurulan akademi, 1778'de XVI. Louis tarafından kurulan Kraliyet Tıp

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Paris’in Latin Mahallesi (Quartier Latin) bugüne kadar yolumun çok sık düşmediği ama ne kadar güzel bir yer olduğunu bildiğim özel bir bölge. Artık vakit buldukça yolumu o taraflara düşürüp, her geçen gün biraz daha keşfetmeye çalışıyorum; tıpkı geçtiğimiz hafta olduğu gibi…  Fransızca exchange arkadaşım sevgili Elisa, en son buluşma adresi olarak Strada Café’yi verince burayı Mart 2016’da keşfetme şansım oldu, beğendiğim yerleri sizlerle paylaşmayı sevdiğim için de bu yazı konusu olarak Strada Café’yi seçtim.   Strada Café’den Paris’te iki tane var. Bir tanesi Marais Bölgesi’nde, bir tanesi de bu yazıda bahsettiğim Latin Mahallesi’nde. Le Marais’deki yerlerini henüz denemedim ama Latin Mahallesi’nde bulunan şubelerinin son derece sıcak ve sevimli olduğunu söyleyebilirim. O yüzden gelin bu kez Strada Café’de oturup hafif bir şeyler yiyelim, olmazsa sıcak-soğuk bir şeyler içip hasb-ı hal edelim. Strada Café (Quartier Latin) Strada Café 5. arrondissement’da, 10 numaralı metro hattının Cardinal Lemoine istasyonunun hemen orada, 24…

(Son Güncelleme: 03.04.2018) Charles de Gaulle Havaalanı ile Paris şehir merkezi arasında ulaşım için tercih edebileceğiniz seçeneklerden biri olan RoissyBus'ten söz etmek istiyorum bu yazıda sizlere. Charles de Gaulle Havaalanı'nın olduğu bölge Roissy olarak geçtiği için bu havaalanına giden otobüsün adı RoissyBus olarak geçiyor. Nasıl ki Orly Havaalanı ile şehir merkezi arasında OrlyBus çalışıyorsa, Charles de Gaulle Havaalanı (CDG) ile şehir merkezi

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Paris’in size sunacağı en güzel şeylerden biri, farklı kültürleri, özellikle de o kültüre ait yeme içme alışkanlıklarını bir arada bulabilme fırsatı olsa gerek. Irish Pub’lar da bu anlamda şehrin pek çok yerinde karşınıza çıkacak alternatif yeme içme mekanları olacaktır haliyle. Biz de bu kez parizyen havamızdan sıyrılıp içimizdeki İrlandalıyı ortaya çıkarıyor, Paris’in orta yerinde, Montmartre Tepesi’nde, üstelik de Sacré Coeur’ün hemen dibindeki bir Irish Pub’a gidiyoruz hep birlikte: Corcoran’s Iris Pub… Corcoran’s Irish Pub, Montmartre’ta tam “Beyaz Kilise” Sacré Coeur’ün dibinde, Montmartre Füniküleri’nin yanıbaşından aşağı inen merdivenlerin başında bulunuyor. Hava güzelse öndeki küçük terasta oturmak keyifli olabilir ama gerçek bir bar havasını yaşamak için elbette ki içeri girmeniz gerekiyor.   Corcoran’s Irish Pub Montmartre Tepesi haricinde, Saint Michel, Grands Boulevards, Place de Clichy, Bastille, Boulogne, Porte des Lilas ve Chatelet’de de bulunuyor; yani toplamda sekiz şubesi olan popüler bir bar. Ben bugüne kadar Saint Michel’dekine ve Montmartre’takine gittim. Montmartre Tepesi’ndekini daha özel…