Archive

Kasım 2015

Browsing
(Son Güncelleme: 28.03.2018) Bu yazıda pek çoğunuz için anlamlı olacak özel bir yerden, Paris yakınlarındaki Monte Kristo Şatosu'ndan bahsetmek istiyorum sizlere. Paris çevresinde gezip görecek birbirinden görkemli şatolar var ama Monte Kristo Şatosu gibi küçük, Paris'e çok yakın ve bir o kadar da anlamlı yerleri de tanıtayım diyorum. Belki bildiğimiz Fransız şatoları gibi görkemli değil

Bu yazıda sizlere Paris’te farklı bir yeri değil, Paris’te farklı bir insanı, çok sevdiğim arkadaşım Faruk Uraz’ı tanıtmak istiyorum. Merak etmeyin, bu kişisel bir tanıtım yazısı değil sadece, bu yazıda yazılanlar sizin de çok işinize yarayacak. Çünkü Faruk, Paris’te profesyonel tur rehberliği yapan önemli ve çok özel biri. Yani Faruk demek Paris demek bir bakıma. Faruk’la tanışmamızın üzerinden bir yıldan fazla bir zaman geçmiş. Kendisi bu blog’taki yazılarımı okuduktan sonra beni yüz yüze tanımak isteyip mail göndermişti. İyi ki de göndermiş, ilk tanıştığımız günden beri de arkadaşlığımız hızla ilerleyip dostluğa doğru evrildi, ben Paris’teki hayatımda çok özel ve çok değerli bir insan kazanmış oldum. Tabii bu yazıyı Faruk’a methiyeler düzmek için yazmadım. Biliyorsunuz, Pariste.Net’i hazırlarkenki amacım, Paris’i kendi başına keşfetmek isteyenler için zengin içerikli bir kaynak oluşturmaktı ve bu konuda da epey bir yol aldığıma inanıyorum. Yine de bana sık sık tur rehberliği yapmam ve çeşitli organizasyonlar konusunda yardımcı olmam için teklifler geliyor. Çünkü kimileri…

Yine bir Noel daha geliyor, yine bir yıl daha bitiyor. Paris süslenip püslenip Noel ışıltısına büründü çoktan. 13 Kasım’da yaşanan Paris saldırıları sonrası ciddi bir travma atlatılmış olsa da hayat çok kısa sürede normale döndü ve bunun için de ne mümkünse yapıldı. 3 günlük ulusal yasın ardından da “Paris Est Une Fête” yani Ernest Hemingway’in ünlü kitabının da adı olan “Paris Bir Şenliktir” sloganıyla hayata yeniden sımsıkı tutundu Parisliler…   Bu olaylardan yaklaşık bir hafta on gün sonra da La Défense’taki Noel Pazarı açıldı. Quatre Temps Alışveriş Merkezi, CNIT ve La Grande Arche’ın sarmaladığı büyük meydanda 12 dönüm bir alana 21. kez kurulan pazar yerine 300 tane ahşap beyaz kulübe yerleştirildi, yılbaşı süsleri ile süslendi ve ışıl ışıl bir atmosfer yaratıldı. Noel Pazarı – Marché de Noël (La Défense) 2015 Çevrenizi saran gökdelenlerde kimi insanlar kapitalizmin varlığını sürdürmek için ömürlerini tüketirken, bazı insanlar da aşağıda bu cicili bicili meydanda aynı kapitalizmin artı…

Paris’te havalar soğuyup kış gelmeye başladı mı ortalık biraz çekilmez olur. Havalar erken kararır, Paris ayazı yüzünüzü dondurur. Ağaçlar da yapraklarını döküp çırılçıplak kalınca içinizdeki yaşam enerjisi biraz söner gibi olur. Şehir hâlâ güzeldir ama o ilkbahar ve yazın coşkusu, sonbaharın romantik havası yerini kasvetli günlere bırakır. Böylesi zamanlarda şehri yaşanılası kılmak için yaşamı renklendirecek atraksiyonlar büyük önem kazanır. İşte öylesi atraksiyonlardan birinden, hatta en önemlisinden bahsetmek istiyorum bugün sizlere. Yılbaşına doğru şehrin pek çok yerine kurulan Noel pazarları…   Geçen yıl yazdığım Champs Elysées Noel Pazarı yazısında detaylı olarak düşüncelerimi paylaşmıştım, hatta o yazıyı Aralık 2014’te yazmıştım ama bu yılki Marché de Noël – Noel Pazarı çok daha erken kuruldu, yeni yılı, daha doğrusu Noel’i karşılamaya daha bir erkenden hazırlandı Paris. Champs Elysées’de Bu yılki Noel Pazarı Marché de Noël 13 Kasım’da açıldı, 16 Kasım Pazartesi günü de blog için yazısı hazırdı ama 13 Kasım Cuma akşamı Paris’te meydana gelen…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) 13 Kasım 2015 Cuma akşamı Paris’te gerçekleştirilen saldırılar sonrasında yaşananlar ve olayların yansılamaları konusunda çok sayıda soru aldığım için bu konuda bildiklerimi paylaşmak, izlenimlerimi ve duygularımı aktarmak, yakın tarihte Paris’e gelecek olan kişiler için yol gösterici, fikir verici bir yazı yazmak istedim. Dolayısıyla terör ya da siyaset uzmanı olmadığım için olayları Paris’te yaşayan sıradan bir “yabancı” olarak değerlendireceğimin altını çizmek isterim.   Normalde bugünkü yazıda 13 Kasım Cuma günü Champs-Elysées’de açılan Noel Pazarı’nı yazıp yayınlayacaktım. Paris saldırılarının gerçekleştiği aynı gün Champs-Elysées’deki Noel Pazarı’nı geziyor, bir yandan Paris’in tadını çıkarırken bir yandan da sizler için notlar alıp fotoğraflar çekiyordum. Akşam 10 gibi eve döndüğümde İstanbul’dan ailem aradı ve Paris’te olaylar olduğunu haberlerden öğrendiğini, benim sağlığımın yerinde olup olmadığını merak ettiği için aradığını söyledi! Şaşkınlıkla bir şeyimin olmadığını söyleyip hemen televizyonu açtım, gördüklerim karşısında şok oldum…   Paris’in pek çok bölgesinde, hatta Stade de France’ta bile silahlı saldırılar, patlamalar gerçekleştiğini…

(Son Güncelleme: 12.01.2018 KAPANDI) Bugünkü restoran yazımız -vejetaryenlerden özür diliyorum- et severler için. Ben de vejetaryen olmayı çok severdim ama otlarla aram hiç iyi olmadığı için -ne yazık ki-  et ağırlıklı beslenen biriyim ve o yüzden güzel et yemek benim için önemli. O nedenle bugün Paris’te et yiyebileceğiniz en özel yerlerden biri olan Arjantin restoranı El Palenque’ı tanıtmak istiyorum sizlere.   Buraya ilk gidişimiz, epey bir zaman önce Paris Dolmuşu’nun kurucuları, çok sevdiğim iki kardeş Mustafa ve Aydın Dinç’in daveti üzerine olmuştu. Geçtiğimiz ay da TEB Arval’den arkadaşım sevgili Oğuz’un Paris’teki iş gezisi nedeniyle bizi ziyaret ettiği bir akşam birlikte gidip, yine aynı derecede keyifli bir yemek yiyince, artık burayı yazıp sizlere tanıtmanın zamanı geldi diye düşündüm. Üstelik buradan “Benim Paris’im” kitabının yazarı sevgili Cüneyt Ayral da kitabında övgüyle bahsediyor. Restaurant El Palenque El Palenque (el palank), 5. arrondissement’da şehrin çok güzel bir mahallesinde, Boulevard Saint Germain – Saint Germain Bulvarı’nı dik kesen sokaklardan…

(Son Güncelleme: 12.01.2018 – KAPANDI) Bu yazıda yine Paris’te çok özel bir mekanı tanıyacağız hep birlikte ama bugün biraz daha anlamlı bir yazı olacak bu. Çünkü bu tanıtacağım mekan yarın akşam kapanıyor… Yerine ne olacağı, hangi amaçla hizmet vereceği ya da bir daha kapılarını ziyaretçilerine açıp açmayacağı belli değil. O yüzden bugün için başka bir yeri tanıtmayı planlamışken, acilen sizi durumdan haberdar etmeyi, fırsatı olanların burası kapanmadan gidip görmeleri için bu yazıyı hazırlamak istedim. Daha sonra bu yazıyı okuyacaklar da bir zamanlar burada ne olduğunu bilecek, bizimle hep birlikte tarihe tanıklık edecek. Evet, bugünkü konumuz: La Pagode   Dışarıdan bakıldığında, uzakdoğu mimarisi ile inşa edilmiş bir budist tapınağı gibi görünen La Pagode (la pagod), 7. arrondissement’ın tüm şaşalı “haussmannien” yapılarının ortasında bambaşka bir duruşla 19. yüzyıldan beri dimdik ayakta duruyor. Burayı Paris’e ilk geldiğimiz zamanlardaki keşif turlarım sırasında tesadüfen görmüş olsam da hikayesini bu yazıyı hazırlamak için araştırma yaparken öğrendim. La Pagode…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bilmem siz bitirebilir misiniz ama ben Paris ve çevresini geze geze bitiremedim; pek biteceğe de benzemiyor. Bu yazıda yine hep birlikte Paris’in çok az dışına çıkıyor, muhteşem bir Paris banliyösünü tanıyoruz. Bu kez durağımız Maisons-Laffitte (mezon lafit). Maisons-Laffitte, Paris’in 15-20 kilometre kadar kuzey doğusunda, Fransa idari yönetimine göre başlı başına bir “il” ama bir İstanbullu olarak bana göre burası Paris’in bir ilçesi, son derece şık ve güzel, bir o kadar da güzel bir Paris semti. Maisons-Laffitte Peki buraya niye gitmeliyiz? Sebebi çok basit. Paris çevresindeki pek çok semt gibi burası da bir cennet. Üstelik buranın ek olarak bazı enteresan özellikleri daha var. Bunlardan yazının ilerleyen bölümlerinde bahsetmeye çalışacağım. Maisons-Laffitte Paris ulaşım sisteminde 4. zone’da bulunuyor. Buraya Saint Lazare Tren Garı’ndan kalkan bir banliyö trenlerine (Ligne J) ya da RER-A’ya binerek ulaşmanız mümkün. Ancak dikkat etmeniz gereken en önemli konu, banliyö treni de olsa RER de olsa bineceğiniz trenin Maisons-Laffitte’ten…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Paris’in kültür hazineleri bitmek bilmiyor. Bu yazıda yine bunlardan birini tanıyacağız hep birlikte. En çok zaafım olan mekanlardan biri olan kütüphaneler arasında, yine en ünlülerinden biri olan Bibliothèque Sainte Geneviève – Sainte Genevieve Kütüphanesi’ndeyiz bu kez.  Adını Paris’in koruyucu azizesi Sainte Geneviève’den (sent jönviev) alan kütüphane, 5. arrondissement’da Panthéon’un tam yanında yer alan, dışarıdan bakıldığında pek dikkat çekmeyen ama içine girildiğinde asıl değeri anlaşılan çok özel bir mekan. Bibliothèque Sainte Geneviève – Sainte Genevieve Kütüphanesi Yıllarca Paris’in en büyük ve en eski manastırlarının bulunduğu yerde, 1851’de mimar Henri Labruste tarafından inşa edilen kütüphane binası, daha sonraki mimari akımlarda pek çok kütüphaneye ilham kaynağı olmuş. RER-B ile gelip Luxembourg istasyonunda indiğinizde önce Lüksemburg Bahçesi’nin önüne çıkarsınız. Burada tam karşı tarafınızda Panthéon tüm haşmeti ile karşılar ve Panthéon Meydanı’na kadar yürürseniz solunuzda, yukarıda resmini gördüğünüz kütüphane binasını görürsünüz. Bibliothèque Sainte Geneviève – Sainte Genevieve Kütüphanesi Normalde turistik ziyaretlere kapalı olan Sainte Genevieve…