Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

30 Ekim 2015 Cuma

Restaurant Labranda

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
(Son Güncelleme: 09.05.2017) Bu yazıda sizlere Paris'te hayat kurtaran, çok sevdiğim bir Türk restoranından, Labranda'dan söz etmek istiyorum. Labranda neden hayat kurtarıyor? Çünkü insan Paris'te güzel güzel yaşayıp gitse de canı bazen güzel Türk yemekleri yemek istiyor; mesele sadece yemek yemek de değil; gittiği restoranda Türkiye'deki gibi bir atmosfer yaşamak istiyor ama bu Paris'te daha doğrusu Türkiye dışında başka bir ülkede pek kolay bulunan bir şey değil ama neyse ki Labranda'yı keşfettik de hayatımız kurtuldu...

Biz Labranda'yı 2015 sonbaharında, Paris Dolmuşu'nun kurucuları olan, iki güzel insan Mustafa ve Aydın Dinç sayesinde keşfetmiştik; sonrasında da abone olduk haliyle... Bu ilk davette yapılan "Rakı-balık yapalım" teklifinin nasıl mümkün olacağını sorduğumda "Sizi şahane bir yere götüreceğiz" dediklerinde açıkçası çok fazla inanmamıştım :) Malum, Paris koşullarında istediği kadar adı "Türk restoranı" olsun bir şeyler hep eksik kalıyor diye düşünüyordum.


Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Sonra işte Labranda'ya gittik. 10. arrondissement'da, Saint Martin Kanalı'nın iki adım ötesinde, 7 numaralı hattın Louis Blanc metrosuna iki adım mesafede bulunan bu restoranın kapısından içeri girdiğimde, daha sağına soluna bakamadan mekanın sahibi Gönül Abla'nın sıcak karşılaması bizi Paris'ten İstanbul'a ışınlayıvermişti... O an kendimizi restoranda değil de orayı bir geceliğine kiralamış bir ev hanımının akşam davetine gelmiş gibi hissettik :)

Masamıza oturup sohbet-muhabbet başlamadan önce ilk olarak duvarlardaki bozuk paralara gözü takılıyor insanın. Vaktiyle böyle bir gelenek başlamış: İnsanlar duvarlara bozuk paralar koyup dilek diliyorlar. Pek çok ülkeden para görüyorsunuz duvarda; biz de koyduk tabii durur muyuz :) Öyle gösterişli bir dekorasyonu yok; aksine son derece mütevazı bir yer burası ve bir o kadar da temiz, sıcak ve sempatik. Biz burayı öyle sevdik, öyle sevdik ki ayda bir gider olduk.

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Aslında küçük bir restoran sayılır Labranda. Adını Ege’nin güneyindeki bir tarihi kent olan Labranda'dan almış. Karamanlı eşine inat, Ege’nin havasını estirmiş sanki Gönül Abla. Tüm arkadaşlar buradaki Ege mutfağını ve mezelerini çok seviyorlar. Bense fazla otçu olmadığım için et ağırlıklı yemeklerin tadını çok seviyorum ama yavaş yavaş somon sarmaıspanak köftesi gibi benim için değişik yemekleri de çok sever oldum...

Öyle Abla, Abla deyip duruyorum, daha ilk günden o sıcaklığı ve samimiyetiyle ablamız oldu Gönül Hanım... Gidince ne demek istediğimi zaten anlayacaksınız... Paris'te kafe ve restoranlarda başınıza neler gelecek? yazımı okuyanlar bilirler. Paris iyidir hoştur da restoranda servisler biraz eziyetlidir. O yüzden ayda bir Labranda'ya gidip tedavi ediyoruz biz de kendimizi :) Artık İstanbul'da bile yok olmaya başlayan güler yüzlü, sıcak, dengeli bir samimiyetle çizgisi oturtulmuş doğru dürüst bir servis almak kolay iş değil. Diyorum ya, şanslıyız biz...

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Menüye gelince... İlk gidişimizde bile "Neyi tavsiye edersin abla?" diye sorunca Gönül Abla "her şey güzel" dememişti misal. O an hangisi tazeyse onu servis ediyor.  Paris'te kalamar dolmasından midye tavaya, kabak çiçeği dolmasından ıspanaklı köfteye böylesine geniş bir yelpazede, üstelik böylesine lezzetli yemekler bulmak hiç kolay değil. Hoş, duyduğuma göre İstanbul'da da bulmak pek kolay değilmiş artık ama dedim ya biz Paris'te de şanslıyız Et olarak ben, kuzu sarmaya bayılıyorum misal. Arkadaşlar balık söylüyorlar genelde, ayıla bayıla da yiyorlar...

E böyle bir sofrada rakı içiliyor haliyle ama rakı da işi bilen meyhanede güzel içiliyor malumunuz. Buranın en güzel hoşluklarından biri -tabii müdavimleri için- şöyle: İster küçük ister büyük, artık ne kadar içebileceğinizi kestiriyorsanız o an, rakınızı söylüyorsunuz. Şişeniz biterse ne âlâ, bitmezse Gönül Abla şişenin üzerine çizgisini atıp isminizi yazıyor. Barın arka tarafı, üzeri isim yazılı şişelerle dolu; öylesine çok müdavimi var buranın...

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda

Diyorum ya, İstanbul'da da kalmadı sanki böyle adetler. Neyse ki İstanbul'da eş-dost rakı muhabbeti halen devam. Yalan yok, ben öyle rakı, daha doğrusu içki seven biri değilimdir ama rakı sofralarındaki muhabbeti çok severim. Neyse ki bunca zamandır Paris'te de çok güzel arkadaşlıklar, dostluklar gelişti; ağırlığı Paris'te çalışan expat grubundan oluşan çok düzgün arkadaşlarla sık sık burada buluşur olduk. Bazen dört kişilik oluyor sohbet masamız, bazen yirmi kişi toplaşıp Labranda'nın canına okuyoruz kahkahalarımızla :) Gönül Abla idare ediyor sağ olsun. İnsan özlüyor bu şenlikli sofraları. Hem sohbete, hem de güzel yemeğe Labranda sayesinde doyuyoruz.

O kadar ki Fransızca exchange arkadaşlarımı da Labranda'ya götürüyorum artık. Hepsi burayı çok seviyor. Benden öğrendikleri Türkçeyle Gönül Abla ile konuşma pratiği yaparlarken çok eğleniyoruz. Hiç unutmam bir keresinde yemeğin sonunda Vincent'a hesap istemesi için "Abla bizim günahımız ne?" demeyi öğretmiştim, Gönül Abla düşüp bayılıyordu "Bu Fransız olamaz, Türk değil mi? Beni kandırıyorsunuz" diye :)

Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Labranda'ya sadece Türkler gitmiyor, hatta hatırı sayılır çoğunluk Fransız oluyor bazen. Hatta çok ilginç bir şey, buranın müdavimi Fransız bir kadın var; biraz yaşlıca. Çok ilginç bir karakter. Her akşam ama her akşam burada yemeğe geliyor. Mutfak tarafındaki masaya oturup tek başına yemeğini yiyor. Önceleri her akşam geldiğine inanamamıştım ama sonrasında Labranda'ya defalarca gittim ve her gittiğimde o kadın oradaydı...

Labranda çevredeki iş yerlerinde çalışanların uğrak mekanı olduğu için özellikle öğlenleri dolu oluyormuş. Yalan yok, öğlen hiç gitmedim. Biz hep akşam yemekleri için arkadaşlarla buluşmak için gidiyoruz. Bazen baş başa yemek yiyelim diyoruz, illa ki birilerine yakalanıyoruz :)


Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda
Labranda öğlenleri 12:00-14:00 arası açık. Akşamları ise 18:00'de açılan restoran 23:00'e, bazen de daha geç saatlere kadar hizmet veriyor. Cumartesi günleri öğlen servisi yok ama akşamları açık. Pazar günleri ise tamamen kapalı olduğunu not etmek gerekiyor. Ağustos ayında da bir ay tatildeler :)

Gerçi Gönül Abla sizi oturtmak için illa bir masa bulur ama her ihtimale karşı gitmeden rezervasyon yaptırmakta fayda var. Telefon numarası 01 40 36 29 76. Fransa harici bir numaradan arayacaksanız tabii başına çift sıfır ekleyerek, 00 33 1 40 36 29 76 olarak çevirmeniz gerekiyor. Gittiğinizde lütfen selamımı da söyleyin...


Paris'te Gerçek Bir Türk Restoranı: Labranda

Paris'te birkaç Türk restoranı daha var elbette. Hepsini denedim, birkaç kez de gittim ama ne yalan söyleyeyim, Labranda'yı, leziz yemeklerini ve özellikle de bu sıcak eş-dost ortamını tattıktan artık canım Paris'te Türk yemeği yemek istediğinde hiç başka bir yer arayışına girmeden buraya gidiyorum; sırf ben değil, tüm eş dost öyle... Zaten hepsi bizim sayemizde Labrandacı oldu :)

Labranda'ya akşam gidecekseniz geç vakitte çıkacağınız için civarda yapacak bir şey olmayabilir; belki evinize, belki otelinize dönersiniz ama benim size tavsiyem yemek öncesi güzel bir Canal Saint Martin - Saint Martin Kanalı yürüyüşü yapmanız, çünkü kanal hemen Labranda'nın yanıbaşında. Labranda'dan çıkıp sola dönerseniz kanala ulaşıveriyorsunuz. Buradan sola doğru devam ederseniz Stalingrad tarafına çıkıyorsunuz, yukarısı Bassin de la Villette; sağa dönerseniz kanal boyunca harika bir yürüyüşle Bastille'e kadar gidebiliyorsunuz; tercih sizin.

Keyifli geziler, keyifli keşifler

ve tabii her zaman afiyetle...




Adres: Restaurant Labranda, 18 Rue Louis Blanc, 75010 Paris
Telefon: +33 01 40 36 29 76

TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Paris Hava Durumu

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 450'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

REKLAM ve SPONSORLUK

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.