Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

4 Eylül 2015 Cuma

Montparnasse'ta Ücretsiz Gezebileceğiniz Çok Özel Bir Heykel Müzesi: Musée Bourdelle

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
(Son Güncelleme: 12.09.2017) Paris'in sürprizleri bitmiyor, bitecek gibi de durmuyor. Bundan birkaç hafta önce Montparnasse tarafında Musée Bourdelle (müze burdel ya da müze buğdel) adında çok özel bir heykel müzesi olduğunu öğrenmiş, ilk hafta sonu da atlayıp oraya gitmiştik. Dışı tuğlalı bu küçük binanın kapısına geldiğimizde ne yazık ki hayal kırıklığına uğradık, çünkü tadilat dolayısıyla kapalıydı. Sonra aradan bir zaman geçti, nereden aklımıza estiyse, ah evet hatırladım hava çok güzel olduğu için Montparnasse Gökdeleni'nin terasına çıkmak istemiştik, hazır Montparnasse tarafına gitmişken müzenin olduğu yere gidip bir daha bakalım istedik. Bu sefer şanslıydık: Müze yeniden ziyarete açılmıştı.

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Montparnasse Binası'nın batı cephesine sırtınızı verdiğinizde karşıdaki bulvara girip daha sonra ilk sola döndüğünüzde Rue Bourdelle'e girmiş olursunuz. Bu sokakta biraz ilerlediğinizde, hemen ileride sağda, kırmızı tuğlalı cephesiyle ve küçük bahçesiyle Bourdelle Müzesi karşılar sizi. İlk bakışta benim gibi, küçük bir müze olduğunu düşünebilirsiniz ama hiç de öyle bir yer değildir. Kapıdan girip soldaki ana girişe geldiğinizde bu müzenin ücretsiz olduğunu öğrenmek daha bir mutlu eder sizi. Yine de ziyaretçi istatistiğini tutmak için size bir bilet verirler ücretsiz, belki onu hatıra diye saklarsınız.

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Müzeyi gezmeye ilk başladığınız yer, gelirken dışarıdan gördüğünüz müzenin bahçesi yani bir avludur. Bu müze, eserlerini seyretmekte olduğunuz ünlü Fransız heykeltraş Antoine Bourelle'in bir zamanlar yaşadığı evi ve aynı zamanda atölyesi. 1861-1929   yılları arasında yaşayan Bourdelle'in eserlerinin topluca sergilendiği evi, 1949 yılında müzeye dönüştürülmüş. İşte tam bu noktada sadece bir sanatsever olarak kalmakla yetinmeyip bir sanat tarihçisi olmayı da istiyorum aynı zamanda. Ama bu öyle kolay bir uğraş olmadığı için ve her istediğim güzel şeyi de her zaman yapamayacağım için, yine böylesi güzel bir müzeyi gezerken güzel sanatlardan hoşlanan sıradan bir kişi oluveriyorum mecburen. Sadece merak ettiğim bazı konuları biraz daha araştırıp, biraz daha derinleşmeye çalışıyorum; eseri üretenle bugünkü ben arasında tarihi gerçekliği de hesaba katmaya çalışarak...

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Bu müzede Antoine Bourdelle'in beş yüz dolayında eseri sergileniyor. O kadar ki eserlerin ilk taslak çalışmaları, tekrarları, kalıpları, eskizleri, her şey ama her şey bu müzede heykeltraşın ölmeden önce bıraktığı gibi dururyor sanki. Özellikle avludan içeri doğru giderken sol tarafta bulunan, heykeltraşın atölye olarak kullandığı en eski bölüm, sanırım müzenin de en etkileyici bölümü. Sanatçının heykel yaparken kullandığı aletler, yaptığı çalışmalar, bir tarafı tavana kadar cam kaplı harika bir atölyede öylece duruyor.

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Bir ay kadar önce Fransa'nın güneyini gezerken, Aix-en-Provence'a da uğramış, ünlü ressam Cézanne'ın evini ve atölyesini de görme şansı elde etmiştim. Orada ressamın atölyesini gördüğümde çok şaşırmış, bu kadar mütevazı ve küçük bir yerde çalışmalarını yapmış olmasını takdirle karşılamıştım. Yine böyle bir salondu ama çok daha küçüktü. Şimdi düşünüyorum da resimle uğraşmak için büyük alanlara ihtiyaç duyulmuyor genellikle ama heykel öyle mi ya; bizim bildiğimiz anlamda küçük eserler üretmiyor ki heykeltraşlar, bazen dev boyutlarda çalışmalar yapmaları gerekiyor. Bourdelle'in çağdaşı ve bir dönem birlikte çalıştığı ünlü heykeltraş Auguste Rodin'in Meudon'daki müze-evini gezerken de buna benzer şeyler düşünmüştüm. Hatta bana kalırsa Bourdelle'in atölye-evi Rodin'inkinden çok daha etkileyici. Ama Rodin'in Paris'teki müze evinin şıklığı tabi ki burada yok. Yine de Bourdelle'in evini başka türlü sevdim ben... Bir de burayı gezerken aklıma bizim ünlü heykeltraşımız Mehmet Aksoy ve onun ilginç atölye evi geldi. Bir gün orayı da ziyaret etmeyi çok isterim aslında.

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Bourdelle'in atölyesinin ardında bir salon daha bulunuyor, buradaki ekranda çeşitli videolar gösteriliyor ve yine buradaki vitrinlerde sanatçının yapmış olduğu kalıp çalışmalarından örnekler var. Daha sonra atölyenin kapısından çıkıp sola, arkada bulunan gizli bahçeye ulaşıyoruz. Burası da son derece ilginç bir yer. Birbirinden güzel heykeller, Paris'in orta yerinde yemyeşil ve huzur dolu bir ortamda sizleri bekliyor. İnce uzun bahçede ilerlediğinizde arkada bir bahçe daha olduğunu görüyorsunuz. Büyük heykeller kadar küçücük heykeller de aynı özenle yapılmış. Hele en arka bahçedeki küçük atlı heykeli o kadar etkileyici ki ve tabi onun ardında ağaçlar arasında saklanmış dev atlı heykeli de. Buraya bir de kışın ağaçlar yapraksızken gelip heykeli doya doya seyretmek istiyorum.

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Bahçeden geri döndüğümüzde, Bourdelle'in atölyesinin karşısında bir kapı daha olduğunu fark ediyorum yani müze gez gez bitmiyor. Önce küçük bir salon, heykeller ve heykeller, sonra camlı bir koridor boyunca uzanan Beethooven büstleri, sonra yine birbirini takip eden salonlar ve birbirinden etkileyici heykeller. Bu kez beyaz duvarlı salonlarda içimi bir ferahlık kaplıyor. Tam bu salonda heykele büyük yeteneği olduğuna inandığım (ve bildiğim) kuzenim Emre aklıma geliyor... Büyük bir heykel sanatçısı olabilecekken eğitim sistemimizin gazabına uğrayarak kendini şu an bir bankacı olarak bulan Emre, eminim şimdi çok iyi bir bankacı ve çok da mutlu halinden ama gerekli şartlar sağlansaydı Türkiye'nin en ünlü heykeltraşlarından biri olabilirdi diye düşünürüm hep. Hatta ünlü olmasına bile gerek yok, heykelle uğraşabilecek ortamı vaktiyle ona sağlayabilseydik, sanki daha mutlu olabilecekti gibi gelir bana ya neyse...

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Hayat bir şekilde devam ediyor, biz de gezimize devam edip içinde bulunduğumuz salonda ilerleyelim: Bir bakıyoruz ki bu salondan aşağıya bir iniş var yani müze yine bitmiyor. Bu yazıyı hazırlarken öğreniyorum ki aşağıdaki salon 1992'de çağdaş formda inşa edilmiş, bu şekilde müze epey bir büyütülmüş. Aşağı inince duvarları gri bir hava kaplıyor. Hep Toronto'da duvarları böyle gri olan bir loftta yaşamak istemişimdir, bir an müzenin gerçekliğinden kopup kendi hayallerime dalıyorum. Sonra bir bakıyorum ki karşımda ünlü Polonyalı şair Adam Mickiewicz heykelleri duruyor; bu kez de hiç unutamadığım Ağır Roman filmini hatırlıyorum. Bourdelle Müzesi beni oradan oraya savuruyor...

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Sonra yeniden yukarı çıkıp başladığımız avluya dönüyoruz, sevimli tombiş müze bekçisi "hayır müze daha bitmedi" deyip bizi üst kata yönlendiriyor :) Üst kata, yuvarlak sütunlu galerinin üzerindeki bölüme çıkıyoruz ve burada da birbirinden güzel heykeller ve rölyefler bizi bekliyor. Sonra tekrar aşağı iniyoruz ve yine müzenin bitmediğini fark ediyoruz ama bu sefer bunu kendimi keşfediyoruz. Müzeyi gezmeye başladığımız avluya ilk girdiğimizde hemen solumuza dönseymişiz orada bir salon daha olduğunu keşfedecekmişiz! Buranın da 1961'de müzeye eklenmiş büyük salon olduğunu öğreniyorum ve yine birbirinden etkileyici heykeller bizi karşılıyor. Özellikle şu an Avenue Montaigne'de bulunan Champs Elysées Tiyatrosu'nun (Théâtre des Champs-Elysées) ana cephe rölyefleri olmak üzere pek çok heykelinde Bourdelle'in imzası olduğunu öğreniyorum ve o rölyeflerin ilk çalışmaları müzenin, bu salon da dahil olmak üzere pek çok yerinde sergileniyor. O zaman Bourdelle Müzesi bana daha bir anlamlı görünüyor.

Musée Bourdelle - Bourdelle Müzesi
Nihayet müze gezimizi tamamlayıp dışarı çıkıyoruz; hem birbirinden güzel heykel çalışmaları gördüğümüz için, hem de Paris'in orta yerinde böylesi ilginç bir binayı gezdiğimiz için mutlu oluyoruz.

Bourdelle Müzesi, Pazartesileri ve resmi tatil günleri hariç her gün 10:00-18:00 saatleri arasında açık ve herkes için ücretsiz. O yüzden yolunuz Montparnasse'a düştüğünde Montparnasse Binası, Montparnasse Mezarlığı yanında burayı da gezi planınıza katarsanız çok güzel bir gün geçireceğinizi düşünüyorum.

Daha detaylı ve güncel bilgi için müzenin web sayfasına bu linkten ulaşabilirsiniz.

Müzeye gelmek için 4, 6, 12 ve 13 numaralı metro hatlarının "Montparnasse Bienvenüe" istasyonunda inmeniz yeterli. Tabi Paris'in 7 büyük tren garından biri olan Gare Montparnasse da burada ama o ulaşım için işinize yarar mı bilemem.

Keyifli geziler, keyifli keşifler





TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i en güzel şekilde gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim 500'e yakın yazıyla bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.