Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Paris'teki Dev Bit Pazarı: Marché aux Puces Paris Saint Ouen

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
(Son Güncelleme: 12.09.2017) Eskiler ne demiş efendim: "Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı" Ama ne yazık ki bu kez eskiler doğruyu söyleyememişler. Günümüzde eskiye öyle bir rağbet var ki, bit pazarına nur yağıyor; özellikle de Paris'te...

Daha önceki yazılarımda sokak ve meydanlara kurulan geçici bit pazarları "brocante"lardan söz etmiştim; bir de meşhur antikacılar çarşısı Village Suisse hakkında bir yazı yazıp, en kısa sürede asıl yazmam gereken, Paris'in dev bit pazarı Marché aux Puces Saint Ouen'ın adını anmıştım. İşte bugün o meşhur bit pazarını gezeceğiz hep birlikte.

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Önce bu uçsuz bucaksız bit pazarına nasıl gelmeniz gerektiğini anlatmak istiyorum. Bunun bir çok yolu var ama benim en çok tercih ettiğim yöntem 4 numaralı metro hattının kuzeydeki en son istasyonu olan Porte de Clignancourt'a gelmek. Hem böylece "Paris'in hiç mi çirkin yüzü yok?" diye merak edenlerin bu sonsuz özlemlerine de çare bulmuş olacağız :) Evet bu bölge Paris'in en sevimsiz, en kozmopolit, en çirkin yerlerinden biri...

İstasyonun "Marché aux Puces" çıkışından çıktığınız anda ne demek istediğimi anlayacaksınız. 72 milletten adam, Mahmutpaşa'nın bin beteri kıvamında bir atmosferde ortalığı işgal etmiş durumdalar. "Müslümanı-yahudisi-urumu, isporcusu-ihtiyarı-veremi" kimi ararsanız burada! Gördüğünüz manzara karşısında burası Paris mi diye sormadan edemeyeceğinize eminim :)

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen

Yanlış çıkıştan çıkarsanız sorun yok, orada, hemen köşede bir KFC göreceksiniz. Burayı kendinize mihenk taşı alın, sırtınızı buraya verip kuzeye doğru sol tarafı takip ederek yürümeye başlayın. Karşınıza çıkacak olan berbat pazar yerlerinin aradığımız bit pazarı olduğunu sanmayın; biz ilk gelişimizde öyle sanmıştık :) Sizi durdurup sahte ürünler satmaya çalışacak tuhaf insanların dediklerini dinlemeden dümdüz yürüyün. Biraz ilerde bir köprü göreceksiniz.  Oraya doğru yürürken sağda bir Total benzincisini geçeceksiniz. O Total'i geçip uzaktan gördüğünüz köprüye ulaşınca anlayacaksınız ki burası Paris'i çepeçevre saran çevre yolu périphérique... İşte o köprünün de altından geçin. Karşınıza yine çirkin bir pazar yeri çıkacak :)

Aslında resmi olarak Paris'ten çıkıp Saint Ouen'a gelmiş oluyorsunuz ve bu noktadan itibaren bit pazarı sınırlarına girmiş durumdasınız ama hayır, asıl ulaşmak istediğimiz yer burası da değil. Köprünün altından geçip de ışıklardan karşıya geçince azıcık daha ileri yürümeyi başardığınızda 45 derece açıyla sola doğru giren bir sokak (Rue des Rosiers) göreceksiniz. İşte bu sokağa ulaştığınız anda benim size tarif etmeye çalıştığım asıl yere gelmiş oluyorsunuz. Paris'in meşhur bit pazarı bu ana aks üzerinde bulunuyor.

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Sokaktan girdiğiniz anda ortam yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Sanki 4. Levent'teki eski oto sanayi sitesinde geziyormuş gibi oluyorsunuz. Ama işin en güzel kısmını, benim en çok sevdiğim yeri görmek için sokağın sağ tarafındaki dükkanların arasındaki dar sokak girişlerinden, üzerinde mavi beyaz tabelayla "Vernaison" yazan yerlerden birinden içeri dalın ve kendinizi kargacık burgacık sokakların akışına bırakın. İşin bundan sonrasını tarif etmem imkansız. Bazen çıkmaz sokaklara gireceksiniz, bazen geçtiğiniz sokaktan bir daha geçeceksiniz, bazen yol sizi dışarı atacak, bazen de dapdaracık sokaklarda birbirinden muhteşem minik dükkanlarda ömr-ü hayatınızda görmediğiniz muhteşem eski eşyalarla karşılaşacaksınız.

Ben buraya daha önce defalarca geldim ve her seferinde de kayboldum. Zaten maksat bit pazarının olduğu yere bir şekilde ulaşmak, sonrasında izleyebileceğiniz tek bir rota yok. Kendinizi hayatın ve anıların akışına bırakıyorsunuz.

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Bu yazıyı yazmak üzere araştırma yapıp fotoğraflar çekmek için en son gidişiminse bende bıraktığı derin izi ömrüm boyunca unutmayacağım: Çocukluğumdan beri oynamaya doyamadığım, belki de hayatta en sevdiğim oyuncağım Majorette marka "Made in France" bir Mercedes 350 SL'yi yıllardır ama yıllardır gezdiğim bütün eskicilerde arıyordum. Artık bulmak için umudum kalmamıştı ama yine de bir alışkanlık olmuş, umutsuzca bakınmaya devam ediyordum. Ta ki bu bit pazarını son gezişime kadar:

Vernaison'un daracık sokaklarında dolanırken eski oyuncakların satıldığı bir tezgaha yaklaştım, bir kasanın içine boş boş baktım. Yine bir sürü rengarenk minik araba öylece alıcısını bekliyordu ama o da ne? Benim sarı Mercedes'im de oradaydı! O an bir sevinç çığlığı atmamak için kendimi zor tuttum. Uçarak satıcıya gidip fiyatını sorup hemen aldım ve yukarıdaki fotoğrafı çektim. Ne kadar da küçükmüş meğerse; oysa ben daha büyük diye hatırlıyordum :) Bir de benim arabamın koltukları kırmızıydı, bununkiyse siyah; olsun, buna da şükür. Plakasını bile hâlâ ezbere -ve nedense İngilizce- olarak hatırladığım bu oyuncak arabaya kavuşmak benim için son dönemin en güzel anısı oldu. Gerçeğini alsam ancak bu kadar mutlu olurdum :)

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Kimbilir hangi çocuklar oynamıştı bu arabayla; benim Mercedes'ime ne olmuştu peki? O zamanlar sadece tek bir araba almaya hakkım vardı, o yüzden kazara kırılırsa ya da kaybolursa yine gider aynı arabadan alırdım. Kadıköy'de, Altıyol'da şu anki KFC'nin olduğu yerin önünde bir amca tezgah kurardı, Majorette'ler Matchbox'lar dizi dizi kutuların içinde olurdu. Her Kadıköy'e gidişimde Altıyol'a çıkar o tezgahın karşısına geçip kasap vitrininde ciğer seyreden bir kedi gibi benim sarı Mercedes'imi seyrederdim. Sonra bir gün benim oldu her nasılsa, annem daha fazla dayanamamış demek ki o acıklı halime :)

Çocukluk ne enteresan bir şey. Ne çok anı ne çok iz. Önemli olan daha çok da geçmişimiz. Yaş ilerledikçe sadece çocukluğumuzun değil, ilk gençliğimizin, gençliğimizin ve belki de yaşlanınca bugünlerimizin izlerini arıyoruz hep; en azından ben öyleyim. Eski eşyalara o yaşanmışlıklara ilgim de bu yüzden sanırım. Sizin de öyle değil mi?

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Vernaison'un içinde, tam da benim oyuncak arabamı bulduğum yerde nefis bir müzikli restoran keşfettik. Yemek saati olmadığı için içeri girmek istemedik ama bir gün özel olarak oraya gidip sizin için deneyip güzel bir değerlendirme yazısı yazacağım.

Gezmelere doyamasak da Vernaison gezimizi bir şekilde tamamlayınca tekrar Rue des Rosiers'e çıkıp karşı çaprazda bulunan Marché Dauphine'e girdik. Burası mimari olarak 90'ların başının çizgilerini taşıyan dev bir pasaj ve yine birbirinden ilginç dükkanlara ev sahipliği yapıyor. Burada ağırlıklı tema eski plaklar, kitaplar ve çizgi romanlar üzerine. Tabi yine antikacılar, eskiciler, mobilyacılar, giysiciler ve daha neler neler var.

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Bu dev bit pazarının böyle farklı farklı isimlerde pazar yerlerinden kurululu olduğunu bu son gidişimde fark ettim. Ben daha çok, karman çorman bir yer gibi düşünüyordum, meğerse öyle değilmiş; bu karman çormanlıkta bile bir düzen varmış. Bu geniş arazide farklı farklı "marché (mağşe)" pazarlar bulunuyor. Her birinin açık olduğu gün ve saatler farklı. İlla ki her gidişinizde bir yerler açık oluyor ve zaten hepsini birden gezmenize imkan yok, o yüzden ne zaman giderseniz gidin değişik ve ilginizi çekecek bir şeyle karşılaşacağınızdan eminim.

Marché Dauphine'de en çok ilgimi çeken iki şeyden biri üst kattaki zeminin monte edilmemiş minik ahşap parkeleri, diğeri ise orta yerde karşımıza çıkan UFO formatındaki tek göz konut projesiydi. İçine girme şansımız olmadı ama kapısı açıktı ve görebildiğimiz iç dekorasyonu çok ilginç duruyordu. Paris'te hiç olmadık yerlerde bu tür hiç olmadık şeylerle karşılaşmak insana o kadar iyi geliyor ki.

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Marché Dauphine'i de gezdikten sonra karşısında bulunan Marché Biron'u dolaşmaya başladık. Burası daha çok antikacılar sokağı kıvamında bir yerdi. Harika tablolar, antika mobilyalar, dev heykeller ve daha neler neler. Giderken sokak üzerinde sağlı sollu bakındık, dönerken de bir arkadaki dar geçitten boylu boyunca yürüdük; böylelikle aynı yerden iki kere geçmemiş olduk.

Çoğunluğu yaşlı ve şahane giyimli/makyajlı dükkan sahipleri, en güzel koltuklarına kurulmuş öyle sakin sakin geleni geçeni seyrediyorlar, şampanyalarını içiyorlar, kitap okuyorlar ya da sohbet ediyorlardı. Sanki çoğu sadece zevk olsun diye bu işi yapıyorlar. Bunca dükkan arasında insan nasıl iş yapıp para kazanabilir ki?

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Demek ki bir şekilde para kazanıyorlar ki yüzlerce (binlerce?) dükkan/tezgah varlığını sürdürüyor burada. Aklınıza hayalinize gelebilecek her şey var. Dediğim gibi resim, tablo, heykel, mobilya, kitap, dergi, gazete, çizgi roman, afiş, plak, avize, askeri malzeme, mutfak eşyası, müzik aletleri, halı, kilim, örtü, oyuncak şu-bu, artık alınıza ne gelirse hepsi ama hepsi burada mevcut. Resmen geçmişiniz önünüzden resm-i geçit yapıyor.

Tabi bu bit pazarı gez gez bitmiyor; biz de bitiremedik. Önce soluklanmak için basit bir café'de oturup yarım litre sodaya 5€ (!) ödedikten sonra iyice dinlenip yürümeye devam ettik ama artık akşamın altısı olmuştu ve dükkanlar kapanmaya başladı. Bu sırada oto sanayi kılıklı bu mahallenin ortasında çok enteresan bir yerle karşılaştık:

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Kapısında "Habitat" yazan, eski atölyeden bozma bir bahçeye açılan yerden girdik. Böyle nasıl desem, bira-patates keyfi yapılabilecek, son derece salaş,  bir o kadar da güzel bir mekanla karşılaştık. Buraya bir gün özel olarak gidip ayrı bir konu başlığı olarak yazmak da "yapılacaklar listesi"ne eklendi haliyle. İşin güzel tarafı, burada bir de çağdaş sanat galerisi ile karşılaşmak oldu. Dev bir eski atölyenin içinde birbirinden güzel çağdaş sanat eserlerini görme şansı yakalamış olduk.

Sonra oradan da çıkıp Rue des Rosiers boyunca biraz daha içerilere doğru yürüyüp -öylesine- Rue Paul Bert'den sola döndük. Hemen sağda, dış cepheleri sarmaşıklardan kapanmış sıra sıra evler vardı. Onlardan birinin içine yine şans eseri girdik ki gördüğüm manzarayı unutamıyorum:

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Birbirinden ilginç egzotik hayvanların içleri doldurulmuş, müthiş, yemyeşil bir atmosferde segileniyorlardı. Evet insanın içi acıyor hayvanları öyle görünce ama manzaranın etkileyici olduğunu da söylemek zorundayım. Çünkü olay sadece sergilenen hayvanların güzelliği değil, dekorasyonun da çok çok enteresan olmasıydı.

Ne yazık ki burada da pek çok yerde olduğu gibi fotoğraf çekmek yasaktı. Bir gün buraya da özel olarak gidip fotoğraf çekmek için izin alıp, bu dükkan hakkında da bir yazı yazmak istiyorum. Daha yapacak ne çok iş var...

Paris Bit Pazarı: Marché aux Puces Saint Ouen
Hem saat, hem de gezdiğimiz yerler itibariyle ortalık tenhalaşmaya başlayınca artık geri dönme zamanı geldiğini anladık. Tekrar o sevimsiz yollardan geçip 4 numaralı metro hattına ulaşmak gerekiyordu. Yolda yürürken bir baktık 85 numaralı belediye otobüsü de buradan, Rue des Rosiers'den geçiyormuş. Yani dilerseniz o sevimsiz yerlerde yürümemek adına doğrudan Lüksemburg Bahçesi'nden kalkan otobüs, Hôtel de Ville ve Grands Boulevards  tarafından geçip doğrudan bit pazarının kalbine ulaşıyor. Yolculuk gerçi biraz uzun sürebilir ama en temizi belki de böylesidir. İnmeniz gereken durağın adı "Marché aux Puces (mağşe o püs)" yani Bit Pazarı... 

Gördüğünüz gibi artık sokaklarda brocante kovalamanıza gerek yok. Eğer üşenmeyip azıcık zahmetli ve sevimsiz olan bu yolu katetmeyi göze alabilirseniz, buraya gelip eşsiz bir bit pazarı ve birbirinden özel antikacılar görme şansını yakalayacaksınız.

Evet bir günümüzü de burada geçirdik, belki siz kendinize hakim olup sadece yarım günde burayı gezmeyi başarabilirsiniz. Bakarsınız siz de benim gibi yıllardır aradığınız eski bir eşyayı bu pazarda bulabilirsiniz?

Keyifli geziler, keyifli keşifler...




Adres: Marché aux Puces, 93400 Saint-Ouen

İlgili Yazılar:
Village Suisse Antikacılar Çarşısı
Sokak Pazarları - Brocante & Vide Grenier
Sahaflar Çarşısı - Le Marché du Livre Ancien


TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i en güzel şekilde gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim 500'e yakın yazıyla bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

8 yorum:

  1. Merhabalar:) Bu okudugum son yaziniz oldu, okumadigim kaldi mi diye düüsndüm var galiba bir iki tane :) Öncelikle sizin sitenize tesadüf ettigim icin kendimi sansli sayiyiorum.Keske daha önce haberdar olsaydim da yazdiklarinizi elinde bir defterle not tutarak acele etmeden bir kahve esliginde okuyacak zamanim olsaydi.Elbette bu da olucak, ancak Paris gezimizden sonra:)Evet Parisi görecek turist kervanina kizim ve ben de katiliyoruz.Kizimin 18 inci dogum gününe hediye arayisi stresinden sonra aklima gelen Disneyland oldu.Evet dedim cocukluktan cikiyorsun masal dünyasina gitmeden olmaz:)Gerci kendim icin de istiyorsam namerdim:)))sirf kizim mutlu olsun ben kenardan bakarim:))) Tesekür ederim harika yazilariniz icin tüm paylastiginiz önemli bilgileriniz icin!Sayenizde tamamdir dedim ben Parise sorunsuz gider gelirim.Tüm gezilerimizi kendim planlamayi seviyorum, evet turlarla rahat olabilir diyecek birseyim yok ama nedense ben hic kimseye ve saatlere bagli olmak istemiyorum.(ucak saati ve havaalanina gidis stresi haric tabi)Bu yüzden de rehberliginiz müthis yararli.Tesekürler!
    Bit pazarlarina bayiliyorum keske zamanim olsaydi oraya mutlaka giderdim.Ancak ilk plan Disneyland oldugu icin oraya yakin bir Hotelde kalicaz üc gün.Üc gün rezerve yaptim veee olmaz oraya gitmisken Parisi görmeden dönemeyiz dedim, bu sefer planda bir degisiklik yapip bir gün kostura kostura Disneyland geri kalan zamani da kosturrr Paris olarak degerlendiricez:)))Haliyle üc gece Disneylanda yakin bir Hotelde kalip yazilarinizda bahsettiginiz her yeri görmek benim icin bile fazla:))Bit pazari da bircok baska yer gibi baska bahara:)Iki sene önce Almanyadaki bir bit pazarinda cocuklugumda cok sevdigim ahsap oyuncaklari görünce ayni heyecani yasamistim.Hemen satin aldim ve dünyanin en mutlu insani oldum:) Odamda her gördügümde de mutlu oluyorum.
    Üc gündür firsat buldukkca sitenizdeyim, yazdim cizdim galiba hersey tamam dedim eksik birsey kaldi mi yok ama nedense icimden bir his birseyler var diyorrr.Ne olabilir tabiki Pariste ne giyilir bavul hazirlama eyvahhh:)))Alin size bir konu daha evet saka tabi:)Ancak bende bir türk bayani olarak uzun yillar yanimda gardrobun yarisini tasidim, ta ki Almanyada yasamaya baslayana kadar.Dört yil icinde bavulum 30 kg dan önce 25 sonra 20 derken en son 11kg ya kadar indigini hatirliyorum.Sirt cantasina gecemedik onu da yapicaz insallah:)Güzel bir söz okumustum ,,eski Converslerle Parisi gezmek, yenileriyle evde oturmaktan iyidir ,, - söz tam olarak böylemiydi bilemem ama cok dogru:)) Her neyse bir iki tisort , bir sort ve bir spor ayakkabi 3 gün icin yeter büyük ihtimalle. Ben kacar yapilacak ne cok is var :)) Siz yazmaya devam edin ki bizde mutlu olalim:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Nesrin Hanım,
      Geçtiğimiz hafta Paris dışında tatilde olduğum için mesajınıza yeni yanıt verebiliyorum, kusuruma bakmayın lütfen. Böylesine güzel bir yoruma cepten yanıt yazmak olmazdı, o yüzden Paris'e dönmeyi bekledim.
      Ne güzel yazmışsınız, ilk okuduğumda olduğu gibi şimdi okurken de çok mutlu oldum, teşekkür ederim.
      Evet Disneyland bir bakıma olmazsa olmaz yerlerden, orayı bir kez olsun görmek iyi gelecektir. Bit pazarları, özellikle de burası mutlaka görülmesi gereken yerlerden, hele ki özel ilgisi olanlar için tam bir cennet. Ama her yeri birden göreceğim diye endişe etmeyin lütfen, Paris bir kez gelinecek bir yer değil ne de olsa, Paris'e yolunuz daha çok düşecektir. Ben turistken Paris'e defalarca gelmiştim, Mart 2012'den beri de burada yaşıyorum ama hâlâ bitiremedim, o yüzden içiniz rahat olsun :)
      Bavul hazırlama konusu biraz karışık :) Prensip olarak en küçük valizimle, mümkünse de sırt çantamla çıkmaya çalışıyorum tatillerime. Mümkün olduğunca az eşya, az yük. Hafifliyorum ben de sizin gibi her seferinde. Eh bir tek kışın ya da soğuk havalar biraz sorun tabii ama onda da kat kat ince ince giyinmek çözüm ve mutlaka boynunuza saracak bir şeyler bulundurmalısınız tedbir olarak :)
      Umarım sizin geziniz boyunca hava çok güzel olur ve Paris'te şahane bir tatil geçirirsiniz.
      Mutlu günler dilerim.

      Sil
    2. Merhaba Ahmet Bey,

      Ne kusuru, kusura bakmadim ama ne yalan söyliyeyim cevap gelmis mi diye birkac defa baktim:) Cevabiniza tesekür etmek icin hemen yazamadim malüm Paristeydim:)))
      Hava muhtesemdi cok sansliydik.Ilk gün Hotele yerlesir yerlesmez Navigo kartlarimizi aldik vee Arc of Triumpftan baslayarak sizin Pariste üc gün programiniza mümkün oldukca uyarak yürüyerek tam 8 saat dolastik:) Kapanisi Eifell kulesini Trokadero meydanindan seyredip ayaklarina kadar giderek yaptik.Ikinci gün Disneyland da 12 saat dolastik.Disneyland aman tanrim masal dünyasi, ben cocukluguma geri döndüm tarif edilemez duygular yasadim ve evet dedim ;ölmeden önce yapilacaklar listesine girmeli,,- kesinlikle!Ücüncü gün Paris sokaklarina daldik ilk hedef Le Marais oldu yine sizin tavsiyeniz üzerine tabiki:) Sokak sokak kafe kafe dolastik.Pazar yerinde yemek iyip sarap ictik. Ordan Navigo kartlarimizin da hakkini vererek metroya binip Sean Nehri bot turlarina katilmak icin yol aldik.Sean Nehrini dolastik harikaydi.Turistik geziyi arkamizda birakip tekrar Paris sokaklarina aktik:)))) Neyse burda fazla uzatmiycam. Parisi okadar güzel anlatmissiniz ki sayenizde gezdik diyebilirim.Herseyi yapamadik göremedik belki ama dönücez:)) Bu arada iki yüzünü de görebilme sansimiz oldu malüm biz ayaklarimiz catlayana kadar yürüyen turistleriz , ancak ozaman sehri taniyabiliyorum:)Biri Parfüm kokulu Paris digeri ise Köri ve Kebap kokulu Paris:)) Tarihi dokusuna bayildim demek az kalir .Mona Lisa yi göremedik Louvre Müzesini disardan dolastik.Onu ve Notr Dame kilisesini bir sonraki ziyarette ilk yapilacaklar listesine yazip döndük.
      Hala burnumda Paris kokuyor:))
      Sevgiler,

      Sil
    3. Güzel bir tatil geçirmiş olmanıza çok sevindim, güzel yorumunuz için de ayrıca teşekkürler. Yolunuzun en kısa sürede yeniden Paris'e düşmesi dileğiyle, sevgiler, selamlar...

      Sil
  2. Merhabalar,
    Bu pazar her gün açık mı acaba?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Evet her gün açık. Bazı mağazaların açık ya da kapalı olması tamamen şansa bağlı; yani dükkan sahiplerinin keyfine kalmış ama çok büyük bir yer olduğu için ilginizi çekecek pek çok yer açık olacaktır.
      Resmi tatiller olan 1 Ocak, 1 Mayıs ve 25 Aralık tarihlerinde büyük oranda kapalı olacağını düşünüyorum.

      Sil
    2. ahmet beyyyy, tanıdığıma/okuduğuma bu kadar şükrettiğim bir blogger var mı? hayır, YOK. Bu arada Jules Verne yazınıza da ayrı bayıldım. bu sene tüm tatilimizi Parise ayırdık. 20 gün süresince bakalım hangi tavsiyelerinize uyabileceğiz. Öfff araba mı kiralasak ki

      Sil
    3. Ne güzel bir yorum bu böyle, çok çok teşekkürler Şebnem Hanım.
      Paris dışına çıkmak için araba kiralamak çok güzel olacaktır ama oteliniz şehir merkezindeyse bu sefer otopark için ciddi bir bütçe ayırmanız gerekecek :) Zor işler, zor kararlar bunlar :) Toplu taşıma da gayet mantıklı aslında; bilemedim :)
      Şimdiden iyi tatiller dilerim...

      Sil

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.