Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

17 Ağustos 2015 Pazartesi

Avenue Montaigne

Avenue Montaigne
(Son Güncelleme: 03.06.2017) Paris'in en ünlü caddesi deyince herkesin aklına -doğal olarak- Champs-Elysées (şanzelize) gelir ama eğer Paris'te ünlü markalardan, lüks ve şaşadan konuşacaksak o zaman sizi Avenue Montaigne'e alalım.

Avenue Montaigne (avenü monteyn) Seine Nehri kıyısındaki Alma Meydanı - Place de l'Alma ile Champs-Elysées üzerindeki Franklin D. Roosevelt metro istasyonları arasında kalan cadde-bulvarın adı ve Paris'teki en lüks markalar bu cadde üzerinde dizilmiş durumda. Çoğu insan Champs-Elysées'ye odaklandığı için o turist kalabalığında burayı gözden kaçırır, Paris'in asıl lüks yüzünü görmeden ülkesine geri döner; oysa ki marka ve imajın vakur adresi Avenue Montaigne'dir.

Hani İstanbul'da İstinye Park'ın en üst katındaki lüks mağazaların olduğu yapay lüks alanını gözünüzün önüne getirin. Dolce & Gabbana'lar, Gucci'ler, Dior'lar çepeçevre bir meydanı sarmıştır, kuş kadar yerde dükkanların önüne Ferrari'ler, Lamborghini'ler, Range Rover'lar dizilmiştir ya hani; işte o yapay atmosferin orijinal olanlarından biri 1850'den beri bu isimle anılan ve adını ünlü felsefeci Michel de Montaigne'den alan Avenue Montaigne üzeride her gün doğal olarak yaşanır. Tabi bu doğallık ne kadar gerçektir, ne kadar doğrudur, dünyadaki adaletsiz gelir dağılımı hakkında neler düşünmeliyiz; işin o kısmını başka bir platformda tartışmak şartıyla.
Avenue Montaigne
Zafer Takı'ndan Concorde Meydanı'na doğru Champs-Elysées'den inerken, sağda Abercrombie'nin kapısında kuyruk olan mağazasını geçer geçmez 1 ve 9 numaralı metro hatlarının Franklin D. Roosevelt istasyonuna gelirsiniz. Buradan sağa döndüğünüz zaman dünyanız değişir; çünkü artık yürümeye başladığınız cadde Avenue Montaigne'dir.

Cadde üzerinde sağlı sollu, artık Gucci mi istersiniz, Chanel mi istersiniz, Dolce & Gabbana mı, Prada mı yoksa Dior mu, Valentino mu, Armani mi, YSL mi, Louis Vuitton mu? Lüks adına ne ararsanız burada sizi bekliyor. Örneğin Louis Vuitton Champs-Elysées yerine buraya gitmek daha akıllıca olabilir. Çünkü Champs-Elysées'nin vıcık vıcık kalabalığı burada yok. Aksine son derece sakin bir cadde Avenue Montaigne, pahalı mağazaların önünde yine marka otomobiller bekliyor, insanlar bol sıfırlı eurolar ödeyip doya doya, nezih nezih burada istedikleri gibi alışveriş yapabiliyorlar...

Dışarısı oldukça sakin, çünkü hayat içeride -yine sakince- akıyor. Bu lüks mağazaların önünde bir güvenlik görevlisi içeri girmek isteyenler için seçici geçirgen vazifesini üstleniyor. Siz de -kılık kıyafetiniz para tüketme potansiyelinde değilse- içeri alınmayabiliyorsunuz. Ne güzel hayat, değil mi?
Avenue Montaigne
Bir ceketin asla bilmem kaç bin euro etmeyeceğini hepimiz biliyoruz. Peki neden parası olan biri, etmeyeceğini bile bile bir giysiye ya da aksesuara o kadar çok para veriyor? Çünkü her şeyden önce bu bir tatmin meselesi. Herkes gibi olmak istemeyen zengin herkes gibi, kendiniz gibi insanlar arasında alışveriş yapma şansınız oluyor ve bu zevki yaşamaktan hoşlanıyorsunuz.

İşte o yüzden lüks bir marka ürünü ucuza satın alabilmenin akıllılık değil acizlik olduğunu düşünürüm ya da bu konuda tereddütlerim var diyelim. Lüks marka seven biri o ürüne etiket fiyatı neyse verebilmelidir bence. Lüks sınıf bir ürünü en ucuz şekilde satın almaya çalışan kişinin aslında fakir olduğu ortadadır. Çünkü lüks sınıf bir ürün tamamen prestij için satın alınır. Dolayısıyla ucuzluktan prestij satın almak kadar küçük düşürücü bir durum olamaz bence.

Hesabını kitabını bilen, kaliteli üründen gerçekten anlayan birinin lüks tüketimle işinin olmaması gerekir sanki. Böyle biri ihtiyaçlarını iyi belirler, kaliteli ve bütçesine uygun ürünü illa ki bulur, kendi tarzını kendi yaratır. Zenginmiş gibi görünmeye çalışarak komik duruma düşmez diye düşünüyorum. Bilmiyorum, belki de ben yanılıyorumdur?
Avenue Montaigne
Ama paranız var, keyif sizin, oh sefanız olsun; gelin Paris'te doya doya harcayın. Sadece kendiniz için değil, bir giydiğini bir daha giymeyecek olan çocuğunuz için de gidip Dior'un bebek mağazasından alışveriş yapın misal? Hayat güzel, hava güzel, kuşlar güzel. Ne derdimiz var ki sanki şu dünyada allahaşkına?...

Neyse ki Avenue Montaigne'de yürümek bedava. Evet bedava; gülmeyin. Beni Paris'te en çok şaşırtan şeylerden biri, Paris'in bazı lüks semtlerinde, kimi sokakların her iki tarafının demir parmaklıklarla kapatılıp "özel sokak" olarak kullanılması, isteyen herkesin bir zamanlar sokak olan bu özel yollardan istediği gibi geçememesi... Bunu gerçekten aklım almıyor. Fransa gibi sosyal bir devlette, zengin kesimin sokak kapatacak kadar ileri gitmesi, halkın da buna ses çıkarmadan bunu kabullenmesi beni çok şaşırtıyor.

O yüzden Avenue Montaigne'den zengin-fakir herkesin elini kolunu sallayarak geçebilmesi büyük bir nimet :)
Avenue Montaigne
Beni bu cadde üzerinde etkileyen üç yer var: Birincisi geçtiğimiz yıl Fazıl Say'ın konserini izleme şansını yakaladığım Théatre des Champs-Elysées, ikincisi güzeller güzeli otel Plaza Athénée ve üçüncüsü de Kanada Büyükelçiliği.

Théatre des Champs-Elysées'de dünyaca ünlü büyük bir Türk sanatçıyı dinlemenin gururuydu burayı özel kılan. Kanada Büyükelçiliği ise kapısından dalgalanan bayrakla hayatımın kesiştiği çizginin hikayesi burayı benim için önemli. Konaklamak için muhteşem bir adreste yer alan Plaza Athénée'yi ise mimarisi, kırmızı güneşlikleri ve kırmızı çiçekleri için severdim ama sonradan öğrendiğime göre, hem Türkçe hem Fransızca okuduğum ve beni çok etkileyen, Kénizé Mourad'ın annesi Selma Sultan'ın hayat hikayesini anlattığı roman "Saraydan Sürgüne"nin bir bölümünün de burada geçmesi benim için bu mekanı daha bir anlamlı kılmıştı.

Görüyorsunuz, gezip tozarken, etrafımızı seyrederken karşılaştığımız şeyler kadar onların bizler için hikayesi de önem kazanıyor sevip sevmememiz konusunda. Avenue Montaigne pek çokları için lüks markaların caddesi olması nedeniyle önemlidir ki bu doğrudur; benim içinse yukarıda saydığım üç nedenden ötürü değerlidir burası.
Avenue Montaigne
Cadde boyunca ilerleyip yolun sonunda 9 numaralı metro hattının olduğu, vaktiyle Prenses Diana'nın öldüğü Place de l'Alma'ya ulaşırsınız. 33 metre genişliğinde, 615 metre uzunluğundaki bu cadde de sonludur, tıpkı hayat gibi. Kimileri iyi yaşar, kimileri kötü yaşar ve tüm hayatlar bir gün biter. Kötü yaşayanlar iyi yaşayanların da hayatlarının bir gün biteceği için içten içe sevinir, kendilerini böyle avutur ama kabullenmek istemezler ki iyi yaşayanlar kötü yaşayanlardan en az beş-sıfır önde bitirmişlerdir bu yolu...

Avenue Montaigne yürüyüşü sonrası Place de l'Alma'dan başlayıp Seine Nehri boyunca bir yürüyüş yapmanız mümkün. Sağa dönerseniz Eyfel Kulesi tarafına, sola giderseniz Notre Dame tarafına doğru ilerlersiniz. Ayrıca gezi teknelerinden Bateaux Mouches da buradan kalkıyor. Ayrıca Paris'in ünlü kabarelerinden Crazy Horse da, bulvarın Place de l'Alma'ya kavuştuğu köşeden sağa dönüp Avenue George V'e girerseniz birkaç adım ötede karşınıza çıkıyor. Artık işin bundan sonraki kısmı keyfinize kalmış.

Güzel yaşamanız ve güzel yaşatmanız dileğiyle.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.




Adres: Avenue Montaigne, 75008 Paris


TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Paris Hava Durumu

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 450'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

REKLAM ve SPONSORLUK

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.