Archive

Ağustos 2015

Browsing

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu yazımızın konusu gerçekten ilginç. Paris’in orta yerinde böyle bir mağaza olduğunu ben de bilmiyordum. Gerçi bu tarz bir yeri Saint Ouen’daki Paris Bit Pazarı ve Antikacılar Mahallesi’nde gezerken görmüştüm ama orayı yazmak için bir daha gidene kadar çok daha yakında böylesi bir yere denk gelmek benim için bir şans oldu.   Paris’in orta yerinde, 2. arrondissement’da bulunan bu enteresan mağazanın adı Design et Nature… Dışarıdan bakıldığında hayvan modellerinin satıldığı bir yer gibi görünse de burada bulunan hayvanlar model değil, gerçek; daha doğrusu doldurulmuş hayvanlar… Design et Nature Evet, doldurulmuş hayvan deyince insanın içi bir tuhaf oluyor ama öğrendim ki durum düşündüğümüz gibi değil, yani en azından avcılar tarafından zevk için ya da ticari amaçla öldürülmüş değiller. Bilmem içinizi ferahlatır mı ama Design et Nature’de gördüğünüz tüm hayvanlar sirklerde, hayvan parklarında ve hayvanat bahçelerinde yaşamış ve doğal yollarla ölmüş canlıların doldurulmuş modelleri…   Zaten hayvanat bahçeleri, hayvan…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Yapılan restorasyon çalışması sonrası benim çok sevdiğim döner tabaklı servis düzeninden normal düzene geçtikleri için artık tanıtımını yapmaya değecek herhangi bir özelliği kalmadı, sıradan bir Japon Restoranı oldu ne yazık ki. Bundan birkaç yıl önce, benim gibi yeni lezzetlere meraklı olmayan birinin günün birinde suşiye saracağını söyleseler dünyada inanmazdım. Hayatımda ilk kez, bundan 15-16 yıl kadar önce Washington DC’de İngilizce eğitimi alırken, her öğrencinin kendi kültüründen bir yemeği tanıtması istendiğinde, çok sevdiğim Japon arkadaşım Asuka’nın getirdiği suşi ile tanıştığım bu enteresan yemekle daha sonra uzun yıllar yollarımız kesişmedi. Birkaç yıl sonra, tam hatırlamıyorum ama Prag ya da Budapeşte’nin arka sokaklarından birinde sanırım, karşımıza çıkan küçük bir alışveriş merkezinde döner servis bantlarında seçilip beğenilerek alabileceğiniz suşi tabaklarının olduğu bir restoranı görüp çok beğenmiş, hayatımdaki ikinci suşi’yi de orada yemiştim. Benim gibi biri için öncelikli tercih edilesi bir yemek olmayan suşi’yi zevkle yememin nedeni, yediklerimin lezzetinden çok, servis ediliş biçimiydi. Döner…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Her fırsatta Paris’in en sevdiğim köşelerinden biri olan Marais Bölgesi’nin bitmek tükenmek bilmez bir vaha olduğunu söylüyorum, imkân buldukça da Le Marais’de sizi bekleyen güzel sürprizleri, farklı köşeleri, ilginç yerleri elimden geldiğince paylaşmaya çalışıyorum. Marais Bölgesi’ni Le Marais yapan o cıvıl cıvıl, kendine has yerleri kadar burada açılan kimi özel mağazaların da tam da bölgenin konseptine uyduğunu düşünüyorum. İşte o mağazalardan birinde, Fleux’deyiz bu kez. Fleux’ (flö), Le Marais’nin Centre Pompidou girişindeki sokakta bulunan çok hoş bir (daha doğrusu üç) mağaza. Pompidou’nun güney kısımından yürüyüp, ışıklardan karşıya geçip Le Marais’ye girdiğiniz daracık sokakta hemen ileride solda bir, sağda da yan yana iki mağazasıya karşınıza çıkacak olan Fleux’, birbirinden ilginç ve bir o kadar da renkli tasarım ürünleriyle gününüzü renklendirecektir diye düşünüyorum. Fleux – Le Marais Gerçi Le Marais’de kimi özel kitapçıların, kişilikli mağazaların günden güne kapanıp yerlerine uluslararası markaların dükkan açması rahatsız edici ama bu tarz tasarım…

(Son Güncelleme: 05.04.2018) Hep Paris hep Paris nereye kadar? Hadi biraz da uzaklara gidelim değil mi ya? :) Bu yazımızın amacı, Paris'ten Brüksel'e ve dolayısıyla Amsterdam'a hızlı trenle nasıl gidilir, Hızlı Tren Thalys (talis) neyin nesidir, bu konuda bildiklerimi sizlerle paylaşmak. Brüksel ve Amsterdam yanında Rotterdam, Anvers, Düsseldorf, Köln ve Lille'e de Hızlı Tren Thalys'le gitmek mümkün ama
(Son Güncelleme: 30.04.2018) Paris'in en ünlü caddesi deyince herkesin aklına -doğal olarak- Champs-Elysées (Şanzelize) gelir ama eğer Paris'te ünlü markalardan, lüks ve şaşadan konuşacaksak o zaman sizi Avenue Montaigne'e alalım. Avenue Montaigne (avenü monteyn) Seine Nehri kıyısındaki Alma Meydanı - Place de l'Alma ile Champs-Elysées üzerindeki Franklin D. Roosevelt metro istasyonları arasında kalan cadde-bulvarın adı ve Paris'teki

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu kez Paris’te “Göç” temalı enteresan bir müzeyi gezeceğiz hep birlikte; gezerken de konuya farklı bakış açılarından yaklaşmaya çalışacağız. Evet, bu yazıda tanıyacağımız müze: Musée de l’Histoire de l’Immigration  (müze dö listuağ dö limigğasyon) yani Göç Tarihi Müzesi. Kimileriniz göç üzerine bir müze mi olurmuş, her ülkenin kendi çapında göçmeni var hem Fransa, Kanada ve ABD gibi göçmen ülkesi mi ki? diye sorabilirsiniz. Her ülke gibi Fransa da tarih boyunca pek çok göçlere sahne olmuş. Bu müze ise son iki yüz yıl içinde gerçekleşen göçleri inceliyor. Göç konusu biraz ikircikli bir konu. Tarihte emperyal devlet kurmuş her ülkenin eli kaçınılmaz bir şekilde kana bulaşmış ne yazık ki. Göç, göçmenlik ve sığınma olgusu beraberinde adaptasyon ve asimilasyon konularını da getiriyor haliyle. Fransa’nın 19. yy’daki kolonizasyon hareketi sonucunda gerçekleşen nüfus transferinin günümüze etkilerini incelemek için yapılan çalışmaların bir bölümü bu müzede sergileniyor. Göç o dönemde kitlesel olarak Fransa’nın ele…

(Son Güncelleme: 30.04.2018) Eğer bit pazarı ya da antikacılar çarşısı gibi yerleri dolaşmayı seviyorsanız, Paris'te gezmekten keyif alacağınız bir yeri, dev bir bit pazarı olan Marché Saint Ouen tam size göre bir yer. Eskiler ne demiş efendim: "Eskiye rağbet olsaydı bit pazarına nur yağardı" Ama ne yazık ki bu kez eskiler doğruyu söyleyememişler. Günümüzde eskiye öyle

(Son Güncelleme: 12.01.2018 – Konuk Yazar: Devrim Bağman) Yıllar önce Paris’e iş ya da turistik amaçlı geldiğim seferlerde tanıştığım Fransız arkadaşlarıma, canlı müzik olan ve çoğunlukla Fransızların gittiği, turistik olmayan kendi halinde salaş restoranlar sorduğumda yüzlerini buruşturup böyle bir yer olmadığını söylerlerdi. Müzik için bara gidilirdi onlara göre ve yemek yemek istiyorsan da iyi bir restorana gidip sakin sakin yemeğini yiyecektin. Tam da tahmin ettiğim gibi aslında yanlış adamlara yanlış şey sorduğumu çok sonraları anladım. Böyle yerler vardı ve Aux Petits Joueurs de işte bunlardan bir tanesiydi. Her yerin bir ilk kez gitme anısı vardır ya buranınki bayağı ilginç benim açımdan. 80’lik bir Fransız çiftin daveti üzerine, tatillerini sık sık Türkiye’de geçiren ve Türkçeye azıcık da olsa hakim olan karmakarışık bir grupla birlikte gitmiştik ilk olarak ve muhteşem anılarla ayrılmıştık buradan. Ama çarpıcı olan anı aslında bu değildi. Olayın çarpıcı tarafı, yemek verilen adrese geldiğimizde kapının önünde gözlerime inanamayarak bakışımdı sarı…

(Son Güncelleme: 04.05.2018) Paris'te Araba Kullanmak konusunu daha önce detaylı bir şekilde incelediğimize göre bu kez işin daha zor kısmına, Paris'te otopark konusuna geçebiliriz... Madem ki sözümü dinlemediniz, illâ ki Paris'te arabayla dolaşacağım dediniz, buyurun bakalım kolaysa kendinize uygun bir otopark bulun :) İşin şakası bir yana yazının devamında da göreceğiniz gibi Paris'te araç park etmek