Archive

Haziran 2015

Browsing

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Paris’e geldiniz ama Disneyland gezisi programınızda yok. Belki zamanınız, belki bütçeniz kısıtlı ama çocuğunuz için Disney karakterlerinden bir hediye almayı da çok istiyorsunuz. Dert etmeyin, çözümü basit: Hadi gelin hep birlikte şehrin tam kalbindeki, Champs-Elysées’deki Disney mağazasına gidelim. Disney Store Champs-Elysées, 1 ve 9 numaralı metro hatlarının geçtiği Franklin D. Roosvelt istasyonunun hemen çıkışında bulunuyor. Zafer Takı’ndan Concorde’a doğru inerken bulvarın sol tarafında bulunan mağazanın karşı köşesinde Gaumont Sineması, yolun karşı tarafında da Pizza Pino var. Aslında yürürken kaçırmanız imkansız ama bulvardaki ağaçların yapraklı dönemine denk gelirseniz, yolun karşısında yürürken atlama ihtimaliniz var. Disney Store – Champs Elysées Haftanın her günü sabah 10:00’dan gece 23:00’e kadar açık olan Disney Store, bir giriş bir de bodrum olmak üzere iki kattan oluşuyor. Dekorasyonu ve rafları döneme, popüler olan Disney karakterlerine göre değiştiğinden buraya belirli aralıklarla gittiğimde her seferinde farklı bir yere gelmiş gibi hissediyorum kendimi. Tabii içeride bol miktarda çocuk…

(Son Güncelleme: 03.05.2018) Auguste Rodin’i çoğumuz tanırız, tanımayanlar da bu ünlü heykeltraşın ünlü “Düşünen Adam” heykelini illâ ki bilir. Hani şu bizde, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin bahçesinde bir replikası bulunan meşhur heykelin heykeltraşı işte. Bildiğimiz Rodin Müzesi, Paris’in içinde, 7. arrondissement’da bulunuyor ama bu yazıda sizlere şehrin çok az dışında, tam da kır havası alabileceğiniz, bir yandan da Rodin’in birbirinden güzel eserlerinden örnekler görebileceğiniz Meudon’daki Rodin Müzesi’nden bahsetmek istiyorum. Meudon, Paris’in hemen güney batısında Hauts de Seine departmanında bulunan bir “il”. Bana göre Fransızların bu şehir-ilçe ayrımları bizimkine pek uymuyor. Bana kalsa ben buraya ilçe derdim ya neyse… Meudon Paris’in yanıbaşında olmasına rağmen tıpkı Courbevoie gibi merkeze yakın ama bir o kadar da huzur dolu bir yer. Rodin de 1895’te buraya yerleşip 1900’de satın aldığı Villa des Brillants’da yani Meudon’daki Rodin Müzesi’nde en güzel eserlerini bu evde vermiş. Meudon’daki Rodin Müzesi – Musée Rodin Meudon Minik bir şato…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu kez yemek yapmayı ve mutfakta olmayı sevenler için ilginç bir yerdeyiz. Birbirinden değişik mutfak malzemelerinin, klasik ve bir o kadar da kaliteli mutfak araç gereçlerinin, son derece ilginç bir ortamda sergilendiği, daha doğrusu satıldığı bu mağazanın adı E. Dehillerin… Burası 1. arrondissement’da, şehrin merkezinde, Forum des Halles’in hemen karşı ucunda, Ticaret Borsası’nın yanında, oldukça merkezi konumda bir mağaza. Aslına bakarsanız biz de -kazara- önünden geçerken vitrindeki mutfak malzemelerini görünce şans eseri keşfettik; merak edip içeri girdik ve girer girmez de tarihte bir yolculuğa çıkıverdik. E. Dehillerin 1820 yılında açılmış ve sanki açıldığı günden beri de hiç değişmemiş. Hâlâ o günleri yaşayan ilginç bir mağaza. Yüksek tavanlı, eskimiş ahşap dekorasyonlu ve son derece basit ürün sunumuyla, kendine özgü, otantik bir tarzı var. E. Dehillerin Aslına bakarsanız benim gibi mutfaktan anlamayan biri için burası tam bir müze kıvamında gezilebilecek bir yer. Kaldı ki yanımda mutfak uzmanı biri olunca, onun…

Nedir La Fête De La Musique? Müzik Bayramı, Müzik Şenliği… Her yıl 21 Haziran günü yani gündüzün en uzun gecenin en kısa olduğu günde Paris’i bir müzik coşkusu sarar. Şehrin her yerinde, neredeyse her meydanda, her köşe başında, barlarda, restoranlarda, kafelerde, müze ve saraylarda, olur olmaz her yerde müziğe dair bir şey karşınıza çıkar, müziğin büyülü notaları kulaklarınızdan içinize dolup yüreğinizi titretir. Bu yıl da yine 21 Haziran Pazar günü Paris’te Müzik Bayramı olarak kutlanacak, hayatımızı müzik kaplayacak. O yüzden bu özel günde neler yapabileceğinize dair küçük ipuçları vererek Paris gezinizi renklendirmeyi amaçladım. Eğer bu seferki etkinliği kaçıracak olsanız bile Paris’e bir sonraki geliş tarihinizi seçerken neye dikkat etmeniz konusunda bir fikriniz olacak. Bu Pazar Paris’te dördüncü kez La Fête De La Musique (la fet dölâ müzik) kutlayacağım. İlk yıl denk geldiğim, Opéra Garnier önündeki muhteşem konseri unutmam mümkün değil. Daha sonraki iki yıl büyük meydanlardaki konserler yerine sokak aralarındaki…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Paris’teki sayısız konser salonlarından en yenisinden, Ocak 2015’te açılan Philharmonie de Paris yani Paris Filarmoni’den bahsetmek istiyorum bu yazıda sizlere… Bana soracak olursanız kısa zaman önce açıldı derdim ama benim burada ilk konserimi dinlemem için 6 ay geçmesi gerekmiş demek ki. Paris’te yapacak öyle çok şey var ki, bir türlü sıra gelmiyor ama sırası gelen her atraksiyon da unutulmaz bir anıya dönüşüyor. 19. Arrondissement’daki dev park ve rekreasyon alanı Parc de la Villette’te bulunan Philharmonie de Paris, şehre çağdaş gereksinimleri karşılayacak bir konser salonu kazandırmak adına Fransa Kültür Bakanlığı ve Paris Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilmiş bir proje. Yapımına 2009’da başlanan binanın tamamlanması 6 yıl sürmüş. Paris Filarmoni – Philarmonie de Paris Paris gibi klasik ve bir o kadar da romantik bir havası olan bir şehirde böylesine çağdaş binalar inşa etmek biraz risk almak oluyor haliyle. Philharmonie de Paris şehrin çağdaş yüzünü temsil eden büyük bir park içinde kurulduğu için,…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Gökyüzü sizi de büyüler mi? Peki uçaklar, uzay araçları yani havacılık ilginizi çeker mi? Teknolojiye ve evrenin sınırlarına ilgi duyar mısınız diye sorsam? O halde buyurun; Paris’te görüp görebileceğiniz en muhteşem müzelerden biri olan Musée de l’Air et de l’Espace yani Hava ve Uzay Müzesi’nden bahsetmek istiyorum size… Hava ve Uzay Müzesi, Paris’in 10 km kadar kuzey doğusunda Charles de Gaulle Havaalanı yakınlarındaki bir diğer havaalanı olan Paris-Le Bourget Havaalanı bünyesinde bulunan devasa bir müze. Le Bourget, Paris’in ilk sivil havaalanı olma özelliğini taşıyor. Günümüzdeyse kargo, güvenlik ve özel uçuşlar dışında günlük ticari yolcu uçuşları için kullanılmıyor. Bu havaalanın hatırı sayılır bir bölümü de müze olarak kullanılıyor. Hava ve Uzay Müzesi – Musée de l’Air et de l’Espace Burayı uzun zaman önce duymuştum ama bir türlü sıra gelmemişti. Nihayet Mayıs 2015’te, bir Pazar günü fırsat yarattık ve biraz ekâbirlik yaparak arabaya atlayıp gittik. Yaklaşık 15 dakikada vardığımız müzeye toplu…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Curie Müzesi’ni ziyaret edeceğiniz bir gün, gezinizin öncesinde ya da sonrasında oturup soluklanabileceğiniz, bir şeyler yiyip içebileceğiniz çok hoş bir kafeden söz etmek istiyorum sizlere: Chez D (şe de) Burası 5. arrondissement’de, Lüksemburg Bahçesi’nin bir üst paralelinde bulunan, aslında aman aman bir özelliği olmayan sıradan bir kafe belki de. İlk olarak Mayıs 2015’te Musée Curie – Curie Müzesi’ne gittiğimiz gün kapısından geçip, müzeyi gezdikten sonra da bir şeyler atıştırmak istediğimizde yol üstünde görüp de beni en çok etkileyen yer olduğu için dönüp hemen deneme fırsatı bulduğumuz bir mekan oldu. Tabii ki Paris’te gidip bir şeyler yiyip içebileceğiniz o kadar çok mekan var ki, hangi birini ön plana çıkarmak gerektiğini şaşırıyor insan. O yüzden, her zaman dediğim gibi, gözünüze kestirdiğiniz her yeri gönül rahatlığıyla deneyebilirsiniz. Burası da benim gözüme kestirdiğim bir yer oldu, bırakın içine girmeyi, kapının önündeki 3-4 masayı görür görmez oturup bir şeyler yiyip içme isteği uyandırdı. Chez…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Madame Curie’yi neredeyse herkes tanır. Tanır dediysem, bu isme herkes aşinadır. Genel olarak ünlü bir bilim insanı olduğu bilinir, “radyasyon mu, x ışını mı ne, onu bulmuş” diye de hakkında genel bir fikir beyanında bulunulur. Bu yazıda hem bu bilgilerimizi tazelemek, hem de Paris’te ücretsiz olarak gezebileceğiniz çok güzel bir müzeden bahsetmek istiyorum. Musée Curie (müze küri ya da müze küği) yani Curie Müzesi, 5. arrondissement’da, Institut Curie yani Curie Enstitüsü’nün bahçesinde bulunan çok özel ve bir o kadar da anlamlı bir müze. Küçük ama taşıdığı önem bakımından ziyaret edilmesi gerektiğini düşündüğüm Curie Müzesi’ni tanıtırken Madame Curie’den ve onun çevresinde bir o kadar öneme sahip insanların kısa hikayesinden bahsetmemek olmaz tabii: Maria Sklodowska adıyla dünyaya gelen bu ünlü bilim insanı, adından da anlaşılacağı gibi Polonya asıllı bir kadın. Yokluklarla geçen hayatı üniversite eğitimi almak için Paris’e geldiğinde yine aynı yokluklarla devam etmiş o hiç yılmadan çalışıp didinerek okuduğu…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu yazıda hem göze hem damağa hitap eden çok sevimli bir yerde, Paris’in, daha doğrusu Fransa’nın ünlü kurabiyecisi La Cure Gourmande’dayız. La Cure Gouremande (la kür gurmand ya da la küğ guğmand) hakkında araştırma yaparken 1989’da kurulmuş bir firma olduğunu öğrenmeseydim en az yüz yıllık bir kuruluş olduğunu söyleyebilirdim… Çünkü son derece eski, bir o kadar da nostaljik bir havası var… Demek o kadar da eski bir yer değilmiş; gerçekten şaşırdım 🙂 Resimlerden de gördüğünüz gibi burada kurabiyeler, çikolatalar, nugatlar, karameller, bonbonlar var. Ayrıca Fransızlara özgü, bizdeki badem ezmesine benzeyen “callison” ve içeriğini tam bilemediğim “madeleine” tarzı değişik lezzetler de bulmanız mümkün. La Cure Gourmande’da şekerli ürünler satıldığı için ve benim de şekerle çok aram olmadığından, itiraf etmem gerekirse buradan çok sık alışveriş yaptığımı söyleyemeyeceğim ama bırakın alışveriş yapmayı, içeri girip şöyle bir dolaşmak, hatta kapısının önünden geçmek bile insana öyle iyi geliyor ki o yüzden blog’ta La…