Archive

Nisan 2015

Browsing

(Son Güncelleme: 12.01.2018 – ÖNEMLİ NOT: Son gidişimde kapalıydı, tadilatta mı yoksa el mi değiştirdiğine dair herhangi bir duyuru yapılmamıştı. Umarım kapanmamıştır, son durumunu öğrenince ilk fırsatta bu yazıyı güncelleyeceğim) Düşünüyorum da, bırakın tüm Paris’i, sırf Paris kafeleri hakkında bile başlıbaşına blog yazılabilir. Ben elimden geldiğince Les Deux Magots, Café de Flore gibi turistik anlamda bilinmesi ve görülmesi gereken yerleri tanırken, bir yandan da şehirde benim için önemli olan kafelerden söz etmeye çalışıyorum. O yüzden bu kez sizlere, turistik olarak önemli bir konumda olan ama çoğu insanın önünden geçip gittiği ama benim çok çok sevdiğim bir kafeden, Café Montmartre’tan söz etmek istiyorum. Café Montmartre, Montmartre Tepesi’nde, Montmartrobus ile tepeye ulaştığınız noktada şoförün “Monmağğğtttğğğğ” diye turistlere anons yapınca herkesin indiği durağın hemen köşesinde bulunuyor. Burası köşe konumda ve Montmartre koşullarında ferah bir manzaraya sahip olduğundan benim oldukça sevdiğim yerlerden biri. Ne zaman Montmartre Tepesi’ne Montmartrobus’le çıksak, otobüsten iner inmez burada oturup bir kahve içmeyi…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Montmartre’a her gidişimde binmeyi Montmartre Fünikülerinden daha çok sevdiğim bir taşıt varsa o da Montmartrobus’tür. Tabii şehirde turist olduğunuz zaman Montmartre Tepesi’ne yürüyerek ya da fünikülerle çıkmak da hoş seçenekler arasında ama ben yokuş tırmanmayı çok sevmeyen biri olarak en uygun parkuru bu şekilde belirledim. O yüzden bu yazımda sizlere Montmartrobus’ten bahsetmek istiyorum.   Montmartrobus (monmartrobüs ya da monmağtğobüs) adından da anlayacağınız gibi Montmartre ve Fransızcadaki otobüs anlamına gelen “bus” kelimesinin dahice(!) birleştirilmesinden oluşmuş bir kelime. Fransızlar bayılıyorlar belediye otobüsü hatlarına böyle isimler vermeye. Yoksa bildiğiniz normal bir belediye otobüsü bu, normal biletle biniliyor, her şey normal yani. Ama haklı olarak, oldukça turistik bir güzergahı olduğu için böyle ayrıcalıklı bir isimlendirmeyle bilinirliğini arttırmayı seçmişler.   Montmartobus’ün bizi ilgilendiren ilk durağı Pigalle’deki metro istasyonunun hemen çıkışındaki meydanda, yolun ortasında solda bulunuyor. Haftanın her günü sabah 07:50 ile gece 00:50 arasında sefer düzenlenen bu hatta Montmartre sokaklarını minik bir otobüsle…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bundan bir süre önce Buttes-Chaumont Parkı hakkında bir yazı yazmış, daha sonra da sizlere Seine Nehri üzerindeki Rosa Bonheur Sur Seine’den bahsetmiştim. Şimdi bu iki bilgiyi birleştirerek size Buttes-Chaumont Parkı’nda Rosa Bonheur’ün işlettiği son derece sevimli bir kafe-restoranı tanıtmak istiyorum. 19. arrondissement’da bir yamaç üzerine kurulu olan Buttes-Chaumont Parkı’na Metro 7bis ile gidip de Botzaris istasyonunda indiğinizde parkın en üst noktasına ulaşmış olursunuz. İstasyondan çıkıp hemen arkadaki kapıdan parka girdiğinizde Paris’in yine yeşillikler içindeki bir köşesine de ulaşmış oluyorsunuz. Park sizi eğiminden dolayı aşağı doğru çektiğinden hemen soldan devam ederseniz -bence- en güzel güzergâhı izlemiş olursunuz. Böylelikle sağınızda güzel ve ferah bir manzara, biraz ileride solunuzda da Rosa Bonheur’ün kafe-restoranı sizi karşılıyor olacak. Rosa Bonheur Cafe Restaurant (Buttes Chaumont) Burası, kır gazinosu, av köşkü havasında son derece sevimli bir yer. Buradayken kendinizi şehir dışında bir ormanın içinde huzur dolu bir atmosferde hissediyorsunuz. Hava güzelse tabii tadı daha çok çıkıyor…

(Son Güncelleme: 17.01.2018) Bir ülkeyi gezmeye giderken o ülkenin dilinde birkaç temel kelime ve cümle kalıbı öğrenerek kafelerde, restoranlarda ya da küçük alışverişlerde öğrendiğim bu kelimeleri kullanmak en sevdiğim "şirinlik"lerden biridir. Mart 2016'da Atina'ya yaptığımız gezi sırasında birkaç Yunanca kelime öğrenme ihtiyacı hissedip de internette araştırma yapmak istediğimde, bir de fark ettim ki ben o güne

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Daha önceki yazılarımda Paris’te kullanabileceğiniz turistik kartlardan Paris Museum Pass ve Paris Visite Pass hakkında sizlerle bilgiler paylaşmıştım. Bu kez çok daha kapsamlı (hatta biraz fazla kapsamlı) ve bir o kadar da pahalı bir seçenekten, Paris Pass’ten söz etmek istiyorum sizlere. Paris Pass, aslında benim bugüne kadar hiç kullanmadığım, hiç de tercih etmediğim bir kart ama bu konuda o kadar çok soru geldi ki, sizler için internette kapsamlı bir araştırma yapıp, kendi deneyimlerimden de yola çıkarak Paris Pass’in artılarını ve eksilerini, kullanım şeklini; kısaca hakkında tüm detaylı bilgiyi bu yazıda toparlamak istiyorum: Paris Pass, Paris’te turistlere sunulmuş en kapsamlı kart olma özelliğini taşıyor. Çok kısa olarak bünyesinde Paris Museum Pass, Paris Visite Pass, Paris Attraction Pass olmak üzere üç farklı avantajı barındırıyor. Gerçi ihtiyacınıza ve önceliklerinize göre Paris Museum Pass ve Paris Visite Pass ayrı ayrı olarak satın alınabiliyor ama Paris Attraction Pass’ı tek başına alamıyorsunuz o yüzden…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Daha önce Paris’te Ulaşım Kartları ve Bilet Türleri yazısında kısaca Paris Visite’ten bahsetmiştim ama gelen sorular üzerine turistik kartlar hakkında daha detaylı bilgi vermek adına hazırladığım yazılardan birinin de bu kart üzerine olması gerektiğini düşündüm. Şimdi tüm sorulara yanıt olması açısından Paris Visite hakkında ayrıntılı bilgi verme zamanı… Paris Visite (pari vizit ya da paği vizit), Paris ulaşım sisteminde karmakarışık ulaşım kartları seçeneklerinden sadece biri. Daha çok turistler için bu kart ön plana çıkartılıyor çünkü Paris Visite Pass alarak hem belirli gün sayısınca belirli zone’larda sınırsız seyahat etme şansı sağlıyorsunuz hem de yine bu pass sayesinde bazı turistik yerlerde özel indirimler elde ediyorsunuz. Öncelikle “zone” konusuna açıklık getirmek gerek sanırım. Paris ve çevresi toplu taşıma fiyatlandırması olarak, merkezden dışa doğru halkalar şeklinde 5 farklı zona ayrılmış durumda. Örneğin Paris merkez 1-2 zone olarak geçiyor, La Défense 3. zone’da yer alıyor. Versailles Sarayı ve Orly Havaalanı 4. zone’da, Disneyland…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Son dönemde artarak gelen sorular üzerine artık Paris’teki turistlere yönelik kartlar hakkında detaylı yazılar yazmanın zamanı geldi. Daha önce bu turistik kartları hiç kullanmadığım için bu konuda detaylı bilgi sahibi değildim ama dediğim gibi, son zamanlarda bu konuda o kadar çok soru almaya başladım ki, oturup sizler için dersime çalıştım, şimdi bu konuda detaylı bilgi vermek için hazırım. Paris Museum Pass her şeyden önce Paris’teki 60’tan fazla müze ve anıtsal yapıyı gezmeniz için tasarlanmış bir kombine bilet gibi düşünülebilir. Bu pass’ten aldığınız zaman türüne bağlı olarak 2, 4 ya da 6 gün boyunca aşağıdaki listede adı geçen yerleri gezme hakkı kazanıyorsunuz. Gelin önce Paris Museum Pass’ın nerelerde geçtiğine bir bakalım. Sizler için kartın geçerli olduğu yerleri aşağıdaki gibi sıraladım. Paris Merkezde Geçerli Olduğu Yerler: Musée du Louvre Musée d’Orsay Arc de Triomphe Musée Rodin Musée National de l’Orangerie Musée de l’Armée – Invalides Centre Pompidou Tours de Notre-Dame…

(Son Güncelleme: 12.01.2018) Bu yazıda Paris’in farklı bir köşesine, 19. arrondissement’daki ilginç bir kültür-sanat merkezine gidiyoruz: Cent Quatre (san qatr ya da san quatğ).  Burası adını bulunduğu sokağın eski kapı numarasından alıyor. Gerçi şu an resmi adresi 5 Rue Curial olsa da adı arka taraftaki, bir zamanlar asıl girişi olan 104 Rue d’Aubervilliers’den geliyor. Çünkü Cent Quatre Fransızcada “104” demek. Cent Quatre – 104 çağdaş sanatların sergilendiği, uygulandığı ve uluorta prova edildiği çok ilginç bir mekan. Binanın kendisi zaten başlıbaşına görülmeye değer, bir de içinde herhangi bir sanat aktivitesine katıldığınızda, burada olmaktan farklı bir keyif alıyorsunuz. Cent Quatre – 104 7 Numaralı metro hattıyla Riquet istasyonunda inip sol tarafa yürüdüğünüzde, istasyonun Rue Riquet çıkışına gelmiş oluyorsunuz. Bu çıkışta, ana caddeyi dik kesen sokakta sağa dönerseniz Canal Saint Martin’in uzantısı olan Bassin de la Villet’e, sola dönerseniz de Cent Quatre – 104 karşınıza çıkacak. Kültür merkezi, Rue Riquet’ya girdiğinizde, sağınıza bakarak biraz…