Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

22 Aralık 2014 Pazartesi

Tur Programı Önerileri II - 3 Gece 4 Gün Paris

Tur Programı Önerileri II - 3 Gece 4 Gün Paris 
(Son Güncelleme: 04.12.2017) Daha önce "Paris'te 1 Hafta" konulu bir yazı yazmış, Paris'e ilk kez gelecekler için bir hafta boyunca neler yapabileceği konusunda çeşitli önerilerde bulunmuştum. Elbette ki herkesin vakti bu kadar bol değil. O yüzden daha kısa bir tur programına ihtiyacı olanlar için bu yazıda sizlerle Paris'te dört günde neler yapabileceğiniz, nereleri gezebileceğiniz konusunda fikir vermeye çalışacağım. Tabii ki yine genel kitleye öncelik tanıyarak Paris'e ilk kez gelecek olanlara öncelik vermek durumundayım. Günü geldiğinde detay ve alternatif turlar konusunda da yazmaya devam ediyorum zaten.

Dört günlüğüne Paris'teyiz, vaktimiz kısıtlı. Eh, her şeyi birden görmek mümkün değil, bir şeylere öncelik vermek, bir şeyleri hızlıca geçmek zorundayız haliyle. Yine de siz, kendiniz için önemli ve ayrıcalıklı olan yerlere benim tavsiye ettiğimden çok daha uzun zaman ayırmakta özgürsünüz. O zaman başka şeyleri eler, kendi programınızı kendi zevkinize göre revize edebilirsiniz. Bu yazıdaki yerleri gördüyseniz 1 Hafta Paris Turu yazımdaki yerleri inceleyip eleme yaparak kendinize özgün bir liste de oluşturabilirsiniz. Daha önce Paris'e birkaç kez geldiyseniz o zaman Paris'te Alternatif 15 Gün yazımdan daha önce hiç görmediğinizi düşündüğüm birkaç yer arasından kendinize bir program oluşturabilirsiniz.

Ayrıca gezi programınızın otelinizin konumuna ve uçak saatlerine göre şekilleneceğini de unutmamanız gerekiyor. Bu nedenle ilk ve/veya son günü yarım gün gibi düşünerek bir program hazırlamak daha doğru olacaktır. Eğer Paris'te romantizm temalı kısa bir tur düşünüyorsanız "Sevgililer Gününde Paris, Sevgiliyle Paris" yazım işinize yarayabilir.

Önerdiğim yerler hakkında daha detaylı bilgi için ilgili linklerin üzerlerine tıklamanız yeterli. Yazılarda bolca link olduğunun farkındayım; eh o her bir link için ayrı ayrı detaylı yazı hazırlamak hiç kolay olmadı ama artık Paris'in olmazsa olmazları kadar kıyı-köşe rehber olma iddiasında da oldukça yol katederek bolca yazı yazdığıma inanıyorum; yazmaya da devam edeceğim ;)

Bir de Paris'e Ne Zaman Gelinir?Otel Seçerken Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Toplu Ulaşım'da Bilet Türleri gibi yazıları da okumanızda yarar var. Ayrıca, gezinizin Pazar gününe denk geleceğini göze alarak Pazar Günü Paris'te Neler Yapılır? yazısına bakmanız gerekecek...

O halde başlıyoruz: Üç Gece Dört Gün Paris

Tur Programı Önerileri II - 3 Gece 4 Gün Paris 
1. Gün

Aslında bakarsanız birinci günde yapmanız gerekenleri yeni Youtube kanalım Pariste.Net TV'de yayınladığım bir videoda özetledim. Bu videoyu izleyerek de ilk gün hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Okumayı sevenlerse daha şanslı, çünkü videonun süresi kısıtlıyken okumayı tercih edenler yüzlerce yazı arasına istedikleri gibi dalıp tüm sorularına çok kapsamlı yanıtlar bulabiliyorlar. Gerçi hazırlayacağım pek çok videoyla da benzer bir şeyi yapmayı hedefliyorum ama henüz yolun başındayım. Pariste.Net TV de Pariste.Net gibi zaman içinde çok zengin bir içeriğe kavuşacak, hiç merak etmeyin. Neyse siz bir izleyin de bakalım beğenecek misiniz? Beğenirseniz kanalıma abone olmayı ve videoyu paylaşmayı unutmayın lütfen. Zira desteğiniz benim için çok değerli.



Umarım sevmişsinizdir... Okumayı sevenler için yazımıza devam edelim biz. Paris'te ilk gününüzde Orly ya da Charles de Gaulle havaalanından birine varıp, ilgili linklerde detaylı bir şekilde belirttiğim gibi şehre inerek, otele yerleştikten sonra kendinizi hemen sokağa attığınızı varsayıyorum. Otelinizin konumuna göre ilk durağınız elbette ki değişecektir ama Paris'e ilk kez gelmişseniz gezinize Eyfel Kulesi ile başlasanız iyi olur. Benim önerim önce 6 numaralı metro ile Trocadéro'ya gelmeniz, buradaki meydandan harika bir Eyfel manzarası ile "İşte Paris'tesiniz" havasını yakalamanız. Meydanın ilerisine, Eyfel'e doğru yürüdüğünüzde sağınızda ve solunuzda merdivenler olduğunu göreceksiniz, bunlardan birinden inip Eyfel Kulesi'ne doğru yürüyebilirsiniz.

Kulenin altına, tam orta noktasına mutlaka gidin; gerçekten çok büyüleyici bir andır oraya ulaştığınız zaman. Üç gece için Paris'e geldiyseniz Eyfel Kulesi'ne çıkmak epey vakit kaybı, en azından yarım gününüzün gitmesi demek. Tercih sizin, hava durumuna göre gezinize devam edebilir ya da kuleye çıkmayı seçebilirsiniz. En büyük rüyanız buraya çıkıp şehri seyretmekse buna kim karışabilir ki? Eğer kuleye çıkmak sizin için çok önemliyse, bu kısa vaktinizi iyi değerlendirmek için biletinizi çok önceden online almanızı öneririm, çünkü vakit yaklaştıkça bilet kalmıyor.

Eyfel Kulesi'ni gördükten ve/veya kuleye çıkıp indikten sonra sonra nehir boyunca sol tarafa doğru yürüyerek Pont de Bir-Hakeim Köprüsü'nün oradaki istasyondan 6 numaralı metronun Étoile yönüne binip son durakta inerseniz Zafer Takı'nın olduğu yere yani Champs-Élysées'nin başına gelirsiniz. Zafer Takı'na çıkmaya vaktiniz olacağını sanmıyorum ama yine de siz bilirsiniz. Ben olsam doğrudan Champs Élysées'den aşağı doğru yürümeye başlardım. Zevkinize, ilginize ve yorgunluk durumunuza göre de sağlı sollu kaldırımlarda karşıdan karşıya geçerek aşağı doğru yürüyüşünüze devam edebilirsiniz. İlginizi çekiyorsa, yol üstünde Louis Vuitton'un dev mağazasına bir bakmakta yarar var. Ladurée de bir makaron molası verebilirsiniz ya da hiç olmazsa içeriye girip şöyle bir bakın. Sonra da -kapıda kuyruk yoksa- Abercrombie & Fitch'e bir girip çıkmanız enteresan olabilir.

Bir süre sonra mağazalar bitecek, yeşillik alana ulaşacaksınız. Buradan yolunuza devam ettiğinizde biraz aşağıda sağ tarafınızda Grand Palais'yi, onun karşısında da Petit Palais'yi göreceksiniz. Keşke vaktiniz olsaydı da Petit Palais'ye girebilseydiniz ama başka sefere bırakın ki Paris'e bir daha gelmeye nedeniniz olsun. Bir de az ileride Seine Nehri üzerinde karşınıza çıkacak olan Pont Alexandre III mutlaka görülmesi gereken çok güzel bir köprü. Onun karşısında da Napoléon'un mezarının olduğu Invalides var ama bugünlük uzaktan bakmakla yetinmelisiniz.

Biz Champs Élysées tarafına geri dönüyoruz. Grand Palais'nin sol tarafındaki ağaçlıklı alanda Élysée Sarayı bulunuyor. Hemen önündeki Café Lenôtre'da da oturup bir şeyler yiyip içebilirsiniz; şahane bir yer...

Champs-Élysées üzerinde yolumuza devam edecek olursak bir süre sonra ulaşacağınız nokta Concorde Meydanı olacaktır. Buradan karşıya geçip Tuileries Bahçesi'ne girebilirsiniz. Bu parkta yürüyüş yapmak, havuz çevresindeki yeşil sandalyelere oturup dinlenmek müthiş keyifli. Dilerseniz kafelerde de bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Biraz dinlendikten sonra yine hiç sapmadan yürüyüşe devam ederseniz Louvre Müzesi'ne ulaşacaksınız. Buraya geldiğinizde müzeyi gezmek için hem vaktinizin hem de halinizin kalmayacağını düşünüyorum, o yüzden bugünkü gezinizi burada noktalayabilir, Louvre'u gezmeyi yarına bırakabilirsiniz.

Gece hayatını seviyorsanız ve unutulmaz bir Paris deneyimi yaşamak istiyorsanız, o zaman yine bu bölgede, Paris'in en güzel kabarelerinden Lido ya da Crazy Horse'a gidebilirsiniz. Madem güzel başladık, turistik de bir gezi yapıyoruz, o zaman ilk akşam yemeğini de Relais de l'Entrecôte'ta yemenizi öneririm. Bütçe yapmak istiyorsanız da o zaman sizi Restaurant Monté-Carlo'ya alalım.

Tur Programı Önerileri II - 3 Gece 4 Gün Paris 
2. Gün
Sabah erkenden Louvre Müzesi'ni gezerek güne başlamak en akıllıcası olacaktır. Hazır gücünüz kuvvetiniz yerindeyken en az yarım gününüzü buraya ayırmanız gerekiyor. Müzeyi ilginizi çeken ve görmek istediğiniz eserlere öncelik tanıyarak gezmenizde fayda var ya da sadece Mona Lisa'ya hedeflenip "gördüm mü, gördüm" tarzında bir gezi de yapabilirsiniz; tercih sizin, hayat sizin. Sonuçta Paris'e gelen her 3-4 turistten biri bu müzeyi geziyor ve bence de haklılar :)

Müze gezisi sonrası Louvre'un tam karşısında Paris'te en hesaplı tax free parfüm alışverişi yapabileceğiniz Benlux bulunuyor, hazır bu civardayken oraya da bir bakın isterseniz, üstelik yazıdaki detayları okuduktan sonra ekstra indirim alma şansınız da var...

Sonrasında Louvre'un Seine Nehri tarafından Pont des Arts'a, hani şu meşhur, eskiden kilitlerin asıldığı köprüye ulaşabilirsiniz. Buradan doğuya doğru gittiğinizde de Pont Neuf'e varmış olursunuz. Bu köprüden karşıya geçip Cité Adası'nda dolaşmanızı öneririm. Buradan adanın diğer ucuna doğru yürürseniz Sainte Chapelle'e, Marie-Antoinette'in giyotinle idam edilmeden önce son günlerini geçirdiği Conciergerie'ye ve en önemlisi Notre Dame'a ulaşırsınız. Bir yan sokağındaki şahane restoran Au Vieux Paris'i sakın kaçırmayın...

Notre Dame'ın karşısı Saint Michel oluyor. Bu bölge yeme-içme konusunda hayli seçenek sunan capcanlı bir yer. Ayrıca ünlü kitapçı Shakespeare and Company'yi de hazır buradayken görmelisiniz. Hemen sağ çaprazda da Saint Germain Bulvarı var. Bilmem vaktiniz kalacak mı ama Les Deux Magots ve Café de Flore da o tarafta yer alıyor; ikisinden birinde yorgunluk kahvenizi alıp biraz dinlenebilirsiniz.

Kendinizi Paris sokaklarına kaptırıp rotanızı kaybetmemeyi başarırsanız sonrasında Notre Dame'a yeniden dönüp katedralin arkasından yürüyüşünüze devam ederek diğer adaya, Île Saint Louis'ye geçebilirsiniz. Çünkü burada görecek çok güzel yerler var. O adanın diğer ucuna kadar yürüyebilirsiniz.

Tur Programı Önerileri II - 3 Gece 4 Gün Paris 
3. Gün
8, 12 ya da 14 numaralı metrolarla Madeleine Kilisesi'nin orada inip önce bu kiliseyi gezdikten sonra sağ çaprazınızdaki Boulevard des Capucines üzerinden Opéra tarafına yürüyebilirsiniz. Yolunuz üzerinde Olympia Music Hall'ı geçerek Opéra Meydanı'na ulaştığınızda karşınıza muhteşem Opéra Garnier çıkacak. Linkte de göreceğiniz üzere buranın içi de şahane ama hadi burayı da gezmek bir sonraki gelişinize kalsın, siz dışarıdan göreceğiniz güzellikle yetinin.

Operanın arkasında da Lafayette ve Printemps var. Artık buralarda geçireceğiniz zaman dilimi size kalmış. Bir tanesini görmek istiyorsanız Lafayette'i öneririm. Sonrasında Place Vendôme tarafını da bir görüp geri gelebilir, daha sonra da Boulevard des Capucines üzerinden yürüyüşünüze devam edebilirsiniz. Bulvarın hemen girişinde sağdaki Starbucks'a uğramayı sakın ihmal etmeyin...

Bu yol sizi Grands Boulevards'a çıkaracaktır. Yol üstünde sağınızda göreceğiniz Passage des Princes'i atlamayın derim. Biraz ileride solda karşınıza çıkacak olan Hard Rock Cafe'yi de görmek isteyebilirsiniz. Ayrıca Musée Grevin de ilginç bir yer ama gezmeye vaktiniz kalır mı bilemiyorum. Bir de Grands Boulevards'ın üç güzel pasajı JouffroyVerdeau ve Panoramas da görülesi yerlerden.

Biraz daha ilerlerseniz de Grand Rex'e gelirsiniz. Sonrasında solda da Türk Mahallesi karşınıza çıkacak ama bence bu iki yeri bugünlük es geçin ve buradan doğruca Montmartre Tepesi'ne geçin derim. Eğer aşağıdaki Klasik Montmartre Turu videomu izlerseniz buraya neden gitmeniz gerektiğini daha iyi anlarsınız sanıyorum:



Önce Pigalle tarafında Moulin Rouge'u görebilir sonra füniküler ile yukarı çıkarak Sacré Coeur Bazilikası, Place de Tertre'i görebilirsiniz. Bu civarda harika bir Fransız restoranında hesaplı ve güzel bir öğle yemeği yemek isterseniz Le Basilic'i önerebilirim.

Hala haliniz ve vaktiniz kaldıysa buradan Père Lachaise Mezarlığı'na geçebilseniz ne güzel olur. Zira orası da son derece etkileyici, bir o kadar da büyüleyici bir yer.

Gece de yine Paris'in en güzel kabarelerinden biri olan Moulin Rouge'u görebilirsiniz. Moulin Rouge'un da unutulmaz bir deneyim olacağından eminim.


Tur Programı Önerileri II - 3 Gece 4 Gün Paris

4. Gün
Tatil nasıl da çabuk bitiyor. Büyük olasılıkla bugün havaalanına gitmeden ne kadar çok yer görsek kârdır diye düşünüyorsunuz. Hadi o zaman hızlıca bir Châtelet ile Bastille arasını gezelim, özellikle de Marais Bölgesi başlıbaşına bir zenginlik. Hangi köşesini kurcalasanız karşınıza ilginç bir yer çıkıyor. Centre PompidouMusée CarnavaletPlace des Vosges, Musée PicassoVillage Saint Paul, Forum des Halles ve daha pek çok gezip görülesi yer bu civarda yer alıyor ama hepsini birden görmeniz çok zor, linklere bakıp hoşunuza en çok gidenleri seçip ona göre bir program oluşturmanız gerekiyor. Ah bir de Musée d'Orsay'ı bir yerlere sıkıştırmak gerekiyor ama vaktiniz olacak mı bilemiyorum, tamamen dönüş uçağınızın saatine göre bugüne ya da önceki üç günden birinde, bir yerlere sıkıştırabilirsiniz. Olmazsa bir dahaki sefere artık.

Sonrası da -ne yazık ki- ya da -ne mutlu ki- eve dönüş. Paris'te olmak güzel ama insanın döneceği bir evi olması da güzel; sıkmayın canınızı, Paris sizi bir sonraki ziyaretiniz için de sabırla bekliyor olacak.

Aslında yapacak daha çok şey var ama Paris'i dört günde ancak bu kadar gezmek mümkün olabilir. Belki şehir dışındaki Verasilles Sarayı sizin için çok önemlidir; o zaman bir şeyleri eleyip en az yarım gününüzü buraya ayırmanız gerekir. Bence bunu yapmayın; önce Paris'i bir doya doya gezin, burası başka bir zamana kalsın.

Pek çok kişi için Disneyland önemli bir destinasyon ama tatilinizi o amaçla yapacaksanız ve kısa süreli kalacaksanız Paris'i gezmeniz -neredeyse- mümkün değil. Sadece yukarıdaki seçeneklerden bir günlük programı yapabilirsiniz belki; zira Disneyland önceliğinizse ve Paris'e üç geceliğine gelmişseniz, o tarafta kalmak daha akıllıca olacaktır.

Bir de yorgun olduğunuz bir gün belki oturduğunuz yerden, 42 numaralı belediye otobüsü ile harika bir Paris turu yapmak isteyebilirsiniz. Bu güzel güzergâhlı otobüsle tek bilet parasına böylesi bir gezi yapmak da ilginç olabilir.

Size çok özet olarak bir program vermeye çalıştım. Kiminiz yorgunluk, hava şartları, ve çeşitli öncelikler nedeniyle bu programın tamamını yapamayabilir. Kiminizse keşif canavarı olarak tüm parkurları tamamlayıp "ee daha yok mu?" diye sorabilir. Olmaz olur mu tabii ki var.

Örneğin La DéfenseGare du NordGare St. LazareMusée du Quai BranlyCanal Saint MartinGrande Mosquée de ParisMusée RodinTour MontparnasseBois de BoulogneBois de Vincennes ve daha neler neler var görülecek. Diyorum ya, hepsi başka sefere, başka seferlere. Ben bunca zamandır bitiremedim gezilecek yerleri; Paris gezmekle bitmiyor ki. O yüzden hep başka bir sefer gelmek için nedeniniz olacak; Paris sizi hep yeniden bekliyor olacak.

Keyifli geziler, keyifli keşifler


TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

Booking.com

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i en güzel şekilde gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim 500'e yakın yazıyla bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler. ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

29 yorum:

  1. Merhaba,
    Haftaya Cmt orada olacagiz. Keske sizinle karsilassak :) Ne güzel olurdu.
    Sevgiler
    Damla

    YanıtlaSil
  2. Merhaba Damla Hanım
    Öncelikle iyi yolculuklar dileyeyim. Bugünlerde hava çok soğuk, mutlaka sıkı giyinmenizi tavsiye ederim. Keşke kar yağsa da şehirdeki Noel atmosferi tamamlansa. Uzun zamandır böyle soğuk olmamıştı. Belki gelirken bize güneşi getirirsiniz?
    Şimdiden iyi tatiller...

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Ahmet Öre tekrar merhaba (Şehir tuvaletleri ie ilgili yazınızla tanışmıştık)

    Öncelikle bir kez daha teşekkür ederim, gerçekten çok yararlandım, yararlanıyorum yazdıklarınızdan; ellerinize, yüreğinize sağlık.

    Zamanınızı alacak biliyorum ama Cumartesi günü başlayacak ve Perşembe günü sonlanacak ilk Paris seyahatimiz öncesinde yardımınıza ihtiyacım var.

    Seyahatimiz için sizin 3 gece 4 gün Paris programınızı benimsemeye karar verdik. Ancak programdaki 4. gün bizim dönüş günümüz olmadığından bir tam gün fazlamız var. Bu fazla süreyi Verasilles Sarayı için mi Bastille için mi yoksa Defense tarafı için mi kullanmak gerek bilemedim. Siz ne dersiniz?

    İkinci olarak da ulaşımla ilgili kafam çok karışık.
    Kabaca, ilk gün tek seferlik bir biletle CDG - Otel ulaşımını sağlamak (akşam saatlerinde otelde olacağımız için yürüyerek küçük bir keşif turu yeterli olacaktır) ve diğer 5 gün için de “Paris visite” almak uygun gibi görünüyor. Ancak, Verasiles'e gitmezsek metro ağı içinde kalıyoruz, havaalanı transferi dışında RER kullanmaya gerek kalmayacak gibi, böyle bir durumda hangi tür bilet ya da kart seçeneğini tavsiye edersiniz? Öte yandan bir çok müze dolaşacağız, Paris Visite Card avantajlı olur mu? Bir de "Paris'te Ulaşım 8" başlıklı yazınızda "aktarmalar" sıralamasında "Metro + RER" görüyor, bunun tersini de "RER + Metro " şeklinde mümkün kabul edebilir miyiz? Çünkü bizim CDG'den otele gelişimiz bu sıralamayla olacak.

    Ne olur kusura bakmayın bu soru silsilesi için, cevabınız için şimdiden ve tekrar teşekkür ederim.

    Umarım başkaca bir soru bulmam da, bundan sonraki mesajım seyahat dönüşü izlenimlerimi paylaşmak için olur :) T.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Öncelikle yorumunuz için teşekkür ederim.
      Evet size destan gibi bir yanıt vermek gerekiyor ama elimden geldiğince özetlemeye çalışarak cevap vereyim:
      Bence vaktiniz varsa mutlaka Versailles Sarayı'na gitmelisiniz. Hava güzel olursa önce sarayı gezer sonra bahçesinde dolaşırsınız, eğer güzel olmazsa sarayı gezdikten sonra La Défense'a gelir orada maksimum bir saat gezebilirsiniz. Yoksa La Défense olmazsa olmaz bir yer değil, sadece benim için çok anlamlı ve şehrin modern yüzü olması bakımından değişik.
      Bilet konusu tamamen hesap kitap işi, ne desem bilemedim. Ben yıllık Navigo kullandığım için, misafirlerime de günlük Mobilis bileti aldırdığım için bu transfer konularında biraz acemiyim, hesap kitap yapmak çok yorucu çünkü. Siz söyleyince RATP'nin sitesine baktım RER+Metro konusu net değil ama turist olduğum zamanlardan hatırlıyorum, RER'den sonra Metroya geçebiliyorduk, bir sorun olacağını sanmıyorum.
      Paris Visite eğer içeriğindeki yerlere gidip indirim alacaksanız anlamlı yoksa günlük Mobilis ile de idare edebilirsiniz, gideceğiniz zone'a göre günlük bilet alır sınırsızca gezebilirsiniz. Ama dediğim gibi, nereleri, hangi zonları hangi gün gezeceğinize bağlı olarak değişir, iyi hesap kitap yapmak gerekiyor...
      Özetle bunları söyleyebilirim sanıyorum :)
      Şimdiden iyi tatiller.

      Sil
    2. İlginiz ve hızlı dönüşünüz için çok teşekkür ederim, keyifli olacağını düşündüğüm seyahatimize katkınız çok inanın. Sevgiler,

      Sil
    3. Sevgili Ahmet Bey,

      Geçen hafta yaptığımız Paris seyahatimizle ilgili olarak sorduğum sorulara verdiğiniz yanıtlar ve sitede verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim. Gerçekten çok yararlandık, daha gitmeden bilgi sahibi olmuştuk bile birçok konuda. Planladığımız her yeri gezemedik ama çok keyifli bir gezi oldu. Onu da görelim bunu da görelim kaygısı gütmeden, bol “cafe”li bir gezi oldu bizimki. La Defense’i ve Versaille’ı yetiştiremedik. Ancak “Paris Museum Pass” in arkasındaki bilgilerden yararlanarak “Musee des arts et Metiers”i gördük. (Şimdi fark ediyorum ki sizde yazmışsınız bu konuda). Gerçekten etkileyici idi eşim için özellikle. Benim içinse fotoğrafını gördüğüm ilk günden beri içinde bulunmak istediğim “Opera” binası. Kızım içinse her yeri Paris’in…

      Biz ulaşım işini 10’luk carnet lerle hallettik, özellikle ilk iki gün çok yürüdük, yürüyerek bir sürü birbirine yakın yeri gördük, doğrusu çok da güzel oldu, yoruldukça bir cafeye girdik…(Bu arad çocuklar için Mobilis yokmuş, onu da öğrenmiş olduk). 4 günlük “Museum Pass” aldık, vaktimiz elverdiğince görmek istediğimiz her müzeye girdik, bizim için avantajlı oldu. Kesinlikle öneriyoruz.

      Ahmet Bey uzun sözün kısası tekrar teşekkür ederim, her ne kadar ufukta bir Paris seyahati görünmese de yazdıklarınızı okumaya keyifle devam edeceğim.

      Umarım her şey gönlünüzce olur,

      Sevgiler,
      T

      Sil
    4. Yeniden merhabalar,
      Paris'i keyifle gezdiğinizi öğrenmek beni çok mutlu etti, tabi bu güzel yorumunuz da. Zaten bana devam etme gücünü veren de bu değerli yorumlarınız, o yüzden ben de çok teşekkür ederim.
      Sizin de deneyimlediğiniz ve gördüğünüz gibi Paris'te yapacak şeyler hiç bitmez, o yüzden dilerim orta ya da uzun vadede de olsa yolunuz tekrar buraya düşer ve gezinize kaldığınız yerden devam edersiniz.
      Mutlu günler dilerim

      Sil
  4. Ahmet bey merhaba,
    Sayfalarınız aydınlatıcı,keyifle okunabilen güzel yönlendirmeler ile dolu..
    Bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkür ederiz.
    İlk Paris gezimiz için bize yol gösterici olacak.Şubat ayı son haftası 3 gece için geliyoruz ve sizin 3 günlük programınızdan faydalanmayı planlıyoruz.
    Anlatılarınız eşliğinde ve önerilerinizle kaybolmadan gezebileceğimizi umuyorum.
    Keyifli günler.
    HİS

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Handan Hanım,
      Umarım unutulmaz bir tatil geçirirsiniz.
      Mutlu günler

      Sil
    2. Ahmet bey tekrar merhaba,
      Sizi yormaz isem,gezeceğimiz yerler için güncel giriş ücretlerini öğrenebilirmiyim.Biz 2 tam gün 2 yarım gün için sizin önerilerinize göre,ana hatları ile eyfell,zafer takı,louvre müzesi (bir bölümü),Notre Dame,Montmarte,shapelle..
      gezerken verdiğiniz ayrıntıları atlamamaya çalışacağız.
      Gelmeden önce internet üzerinden giriş biletlerini almak mantıklı olur mu! Orada bir sıkıntı yaşarmıyız.
      Ayrıca Küçük Prens tiyatrosu ile ilgili yorumlarınızı alabilirmiyim.
      Sizi sıkmadığımı ve yormadığımı umuyorum.
      Sevgi ve saygılarımla HİS

      Sil
    3. Merhaba Handan Hanım,
      Küçük Prens Tiyatrosu hakkında ne yazık ki bilgim yok...
      Gezeceğiniz yerler arasında bir tek Eyfel biletini gelmeden internet üzerinden almanız yararınıza olabilir çünkü orada bilet kuyruğu her zaman çok uzun. Louvre için çok gerek yok, içerideki otomatlarda bilet sırası pek olmuyor ama yine de siz bilirsiniz. Bilet fiyatları Şubat 2015 itibariyle şöyle:
      Eyfel fiyatı katlara göre değişiyor: 5€-15,50€ arası
      Notre Dame'a giriş ücretsiz ama kulelere çıkmak 8,5€
      Zafer Takı: 9,5€
      Sainte Chapelle: 8,5€
      Yine de gelmeden görmek istediğiniz yerlerin web sitelerine girip güncel fiyatları öğrenmeniz yararlı olabilir, çünkü değişiklikler olabiliyor.
      Mutlu günler.

      Sil
  5. Ahmet bey merhaba...
    Katkılarınız için size çokk teşekkür ederim.Döndüğümüzde görüşlerimizi paylaşmak üzere hoşçakalın.
    HİS

    YanıtlaSil
  6. Ahmet bey merhabalar,
    Şuan Paris'teyiz ve gezi rehberi gibi hazırlamış olduğunuz bu enfes yazı için teşekkür etmek istedim. Gerçekten çokça istifade ettik.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Neslihan Hanım, Çok teşekkürler çok naziksiniz. Harika bir tatil geçirmenizi dilerim. Mutlu günler

      Sil
  7. Merhaba Ahmet Bey,

    Siteniz inanılmaz faydalı. Çok sistemli, detaylı olarak her konuya değinmişsiniz. Bizim için harika bir rehber oldu... Ancak kafamızda şöyle bir soru var: Bu cuma günü Paris'te olacağız ve elbette Eyfel Kulesi'ne çıkmak istiyoruz. Öğrendiğimiz kadarıyla yaşanan talihsiz olaylar nedeniyle epeydir kapalı. Bu konuda size danışmak isterim. Teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, öncelikle değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      Eyfel kulesi güvenlik nedeniyle sadece ilk bir-iki gün ziyarete kapatıldı, sonra da bir-iki kez saatlik olarak kuleye çıkışlar durduruldu. Onun haricinde bir kapanma söz konusu değil yani Eyfel ziyarete açık. Tabi olası ihbarlar nedeniyle kısa süreli kapanmalar her an olabilir, bu konuda bir şey diyemem.
      Paris'te güvenlik konusunda son gelişmeleri bu linkteki yazıdan okuyabilirsiniz: http://www.pariste.net/2015/11/13-kasm-saldrlar-sonras-paristeki-son.html
      İyi tatiller

      Sil
    2. Yanıtınız için teşekkürler, içimiz rahatladı. İnternetten de Eyfel biletleri an itibarıyla alınamadığı için kapalı olduğu düşüncesinden emindik. Sanıyorum sadece internet satışına kapatıldı. İlginiz için tekrar teşekkürler.
      Sevgiler.

      Sil
  8. Burada seyahatimizi kısıtlı zamanı olanlara yardımcı olması adına ve önden yapılacak araştırma ve planların ne kadar faydalı olduğunu göstermek adına anlatmak isterim.

    Çocukları bırakacağımız için 3 gün 2 gece zaman ayırdık. Tarih olarak da mayıs ayı başı. Erken rezervasyon ile bilet ve konaklama da avantaj elde ettiğimizi belirtmeden geçmeyelim.

    Cuma sabahı uçağımız hareket etti ve öğle saatlerinde Orly havaalanına inmiştik. Pegasus ile gittik ve rötar dahil bir sıkıntı yaşamadık. İnince tabelalara bile bakmadan K kapısından çıkıp 3 numaralı peronda bizi bekleyen bize en uygun ulaşım aracı Orlybus’a yöneldik. Biletlerimizi makineden alıp otobüse bindik. Biraz kalabalık da olsa kısa sürede Denfert-Rochereau istasyonuna ulaşmak güzeldi. Doğrusu şehir merkezine bu kadar kısa sürede varmayı beklemiyordum. Neyse buradan daha önce aşina olduğum ve hayran kaldığım Paris metrosunun matematiğiyle 6 numaralı hatta binerek Cambronne durağına ulaştık. Otel olarak tercihimiz daha önce konaklamış olduğum için Ibis Tour Eiffel Cambronne oldu. Konumu güvenli ve merkezi, kendisi konforlu ve temiz, personeli yardımsever ve işini bilen insanlar. Kendi sitelerinde on-line check-in yapınca işler daha da kolay. Sadece pasaport göstererek anahtarınızı alıyorsunuz.

    Eşyalarımızı atıp hemen dışarı fırladık. Defalarca solduğum Paris havası bu kez bir farklı geldi. Anladım ki Paris’te aşk başka değilmiş. Paris aşk ile başkaymış.

    İlk hedefimiz Paris’in en sevdiğim yeri Montmartre bölgesi. Bu arada tüm gezi boyunca 10’luk carnet işimiz gördü. Zira çoğu zaman yürüdük, Paris her adımı yaşanası, görülesi bir şehir.

    Tekrar 6 numaralı hatta attık kendimizi. Charles De Gaulle durağında 2 numaralı hatta aktarma yaparak Pigal’de indik. Abesses hedefimize daha yakın olsa da çıkışındaki merdivenler hakkında edindiğimiz bilgiler bizi bu şekilde yönlendirdi. Sonunda özlediğim Paris’te özlediğim sokaklardayım. Hem de eşimle.

    Pigal durağının karşı arasından yukarıya yürüyerek Abesses meydanına ulaştık. Burada Saint-Jean kilisesi ve Seni Seviyorum duvarı görülecek yerler arasında idi. Kilise dışarıdan ve içeriden farklı bir yapıya sahip. Seni seviyorum duvarı ise hoş düşünülmüş bir güzellik. Hem de öylesine mütevazı bir yerdeki… Batı yönüne yürüyerek Amelie filminin atlı karıncalı meydanına ulaştık. Buradan Sacre Coeur çok ihtişamlı gözüküyor. Parktaki merdivenlerden ağır ağır önümüzdeki ve arkamızdaki manzaranın keyfine vararak ve bileğimize ip bağlatmadan çıktık. Yeşilliklerde uzanmanın tadına varmadan da geçmedik tabiî ki. Sacre Coeur dışı başka içi başka bir dünya olan bir mekan. Hayran olmamak elde değil. Umarım Türkiye’ye gelen turistler de Sinan’ın eserleri karşısında aynı duyguları hissediyordur.

    Buradan çıkıp Place du Tetre’ye geldik. Eski havası kalmamış. Kafelerin orta alana taşması büyüsünü kaçırmış. Yine de görülesi bir yer. Montmartre’nin Arnavut kaldırımı sokaklarında yürümeye ve o havayı vücudumuzun her yerine depolamaya devam ediyoruz. Clos Montmartre ile Paris’in ortasında bir üzüm bağına, Le Moulin de la Galetta ile yel değirmenlerine şahit oluyoruz. Lapin Agile kabaresini, Dalida ve Marcel Ayme meydanlarını görmek hoşumuza gidiyor. Rue Lepic boyunca yürüyüp Paris’in yaşayan günlük hayatını gözlemlerken Amelie’nin işyerini de gözden kaçırmıyoruz. Boulevard de Clichy’e vardığımızda Kırmızı Değirmen karşımızda. Cadde boyunca yürüdükten ve Pigal’in her türlü zevke cevap veren olanaklarını gördükten sonra hediyelik eşya satan dükkanların olduğu Rue de Steinkerque caddesinde ilerlerken kendimiz tekrar Ressamlar Meydanında buluyoruz ve bir Paris cafesinde soluklanıyoruz.

    Montmartre turumuzun sonuna geldiğimizde hava iyice kararmıştı. Place de Clichy durağından tekrar 2 numaralı hat ile Charles De Gaulle durağına geldik. Şimdi de filmlere, müziklere konu olmuş Paris’in en bilinenlerinden Champs Elysees’deyiz. Sabahın erken saatlerinde başlayan uzun yolculuğun verdiği yorgunluk ve yarına da enerjimizin kalması nedeni ile cadde turunu şimdilik erteleyip metro ile otele dönüyoruz.

    YanıtlaSil
  9. İkinci gün kahvaltı sonrası hedefimiz Eiffel. Otele çok yakın olmasına karşılık zaman kaybetmemek adına metro ile Bir Hakeim durağında inerek kuleye yürümeye başladık. Ne kadar çok bul karayı al parayı oynatan var ve kazanmak ne kadar da kolay gözüküyor. Afrika’dan daha fazla siyahi insan kollarında minik kulelerle satış yapmaya çalışıyorlar. Kuleye vardığımızda beklediğimiz gibi uzun bir kuyruk beklemediğimiz bir hızla ilerledi. Kuleden Paris’e bakmak, gezdiğiniz ve gezeceğiniz yerleri görmek çok hoş. Havanın da güzel olması keyfimize keyif kattı. Daha önceki gelişlerime göre artmış olan güvenlik önlemleri son saldırılar sonrası ne olmuştur düşünemiyorum. Kuleden indikten sonra hemen karşısındaki Trocadero meydanından kulenin enfes görüntüsünü seyredip kızımın sipariş fotoğraflarını çekiyoruz. Gerçekten kule buradan bir başka gözükmekte. Buradan metro ile akşam ertelediğimiz Champs Elysees turumuz için yine Charles De Gaulle durağına gidiyoruz. Zafer Takı başlangıç noktamız. Az önce Paris’e tepeden baktığımız için çıkmadan devam ediyoruz. Kafeleri ve ünlü mağazaları ile geniş ve tam gezilesi bir cadde. Ancak buradan Avenue Montaigne üzerinden Seine kıyısına inmek isteyince asıl cadde neymiş görüyorsunuz. Tüm markalar gerçek müşterilerini burada bekliyorlar. Plaza Athene ise önü lüks araba galerisi gibi olan bir otel. Turuncu panjurları ile çok sıcak görünüyor. Le weekend filmindeki çift bu otelde kalmıştı sanırım. Bu ultra lüks caddenin sonu Alma-Marceau. Diana’nın kaza yaptığı yer. Konu ile alakalı olmasa da bir meşale onun anısına konulmuş adeta.

    Nehrin kıyısına inince başka bir Paris karşılıyor sizi. Sola dönüp ilerlerseniz Pont Alexandre III karşınıza çıkar. Köprüye kadar nehre paralel ağaçlık alandan yürüdük. Adım başı bir anıt, adım başı bir tarih. Bu Fransızlar, tarihi ve doğayı çok seviyor ve koruyorlar… Köprü tam bir sanat eseri, karşısında Invalides var. Arka tarafımızda ise Küçük ve Büyük Saray. Nehir boyunca devam ederek Place de la Concorde’ye varıyoruz. Muazzam bir meydan. Ortasında Mısır’dan gelmiş bir dikilitaş. Meydanın tarihi önemini Paris ile ilgisi olan herkes biliyordur. Meydandan Chamsp Elysees yönünde baktığınızda muntazam bir cadde, Zafer Takı ve ardında Grand Arche.

    Meydana bitişik Tuileries bahçesinden geçerken yeşil sandalyelerde soluklanıp etrafı seyrederek biraz daha Paris depoluyoruz içimize. Bahçenin devamı Louvre müzesi. Piramidin altını ve üstünü görüp, içerisini gezmeyi sonraki seyahate bırakıyoruz. Paris bloglarındaki yoğun ısrar üzerine Benlux mağazasını da es geçmedik. Müzenin bittiği yerden Pont des Arts’a geçip kilitlerimiz de taktık. Gerçi bizden kısa süre sonra köprüdeki kilitler sökülmüş diye duyduk ama olsun, bu ritüeli atlamak olmazdı. Pont Neuf üzerinden nehir üzerindeki büyük adaya geçiyoruz. Burada sokaklar arasında kaybolup Notre Dame’ye ulaşıyoruz. Point Zero’da fotoğraf çektirip kilise içerisinde gezintimize başlıyoruz. Bence piramitleri bilmem ama burayı uzaylılar yapmış kesin. İnsan işi değil doğrusu. Anlatılmaz yaşanır. Görmek lazım kesinlikle…

    Buranın büyüsünden kurtulmadan küçük adaya geçiş yapıyoruz. Yolda müzik yapan gruplar gezimize renk katmakta. Daha sakin olan bu adada da tavsiyelere uyarak Berthillon da dondurma keyfi yapıyoruz. Gerçekten çok lezzetli. Ya da öyle hissettiriyor Paris. Küçük bir şarap evinden dostlarımız için alışveriş yapıyoruz. Buradan önce Le Marais tarafına daha sonra da diğer taraf olan Latin bölgesine geçiyoruz. Buralar gün içi atıştırmaları için uygun yerlerin olduğu, hareketin tavan yaptığı cıvıl cıvıl bölgeler.

    Güneş yavaş yavaş batmakta. Bugünkü turumuzu da tamamlayarak dönüşe geçiyoruz. Tekrar Champs Elysees’e geliyoruz. Çocuklar ve eşim için bir miktar alışveriş yaptıktan sonra yemek olayında bu seferlik risk almayarak Pizza Pino yapıyoruz. Otele dönüşte Seine kıyısına inerek yürüyerek gitmeyi tercih ediyoruz. Uzaktan kulenin ışıkları çok çekici görünmekte. Kulenin ayakları altındaki Champ de Mars yeşillikler üzerine uzanarak kulenin ışık dansını seyretmek için birebir. Paris gece güzel, gündüz güzel, hep güzel…

    YanıtlaSil
  10. Son sabah kahvaltıyı otelimizin yakınındaki küçük bir pastanede yapıyoruz. Pazar olduğu ve bölgenin turistik bir bölge olmadığı için ortalık sakin. Bu sakinliğin de keyfini çıkarmak adına yürüyerek Pont de Grenelle’ye kadar yürüyerek Seine üzerindeki yapay adaya geçiyoruz. Burada Özgürlük Heykelinin küçük bir örneği var. Daha sonra ada boyunca yürüyerek nehir üzerindeki güzel köprülerden olan Pont de Bir Hakeim’e varıyoruz. Buradan tekrar karaya çıkarak nehir turu için Batobus durağına gidiyoruz. İki saat süren bu turda gördüğümüz ya da göremediğimiz bir çok Paris sembolünün önünden geçiyoruz. Saint Michel bölgesinde tekrar karaya çıkıyoruz. Burada meydan ve çeşme görülmeye değer bir yer. Burada gezerken Paris'in en dar sokağı Rue du Chat Qui Péche de fotoğraf çekmeyi ihmal etmiyoruz. Shakespeare And Company de karşımıza çıkarak bize selam veriyor.

    Saint Germain bulvarına kadar yürüyoruz. Yine bu bulvar boyunca yürüyerek Les Deux Magots da bir kahve molası veriyoruz. Köşedeki müzisyenler sanki bak Paris çok güzel sakı gitmeyin dercesine çalıyorlar. Cafe de Flore’e de bir dahaki sefer sana uğrarız diyerek güneye doğru yürüyüşe devam ediyoruz. Gezimizin son durağı Saint Sulpice kilisesi. Da Vinci’nin Şifresi filminde geçen kilisede Gül Çizgisini görüp en yakın metro istasyonundan Denfert-Rochereau’ya yol alıyoruz. Geldiğimiz gibi Orlybus ile havaalanına doğru yola çıkıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Harika bir program olmuş, tebrikler ve paylaştığınız için teşekkürler...

      Sil
  11. Merhaba Ahmet Bey,

    Eşimle birlikte 4 günlük programı tamamlayarak, 2 gün önce döndük Paris'ten. Vermiş olduğunuz bilgilerden ve paylaşımlarınızdan çok faydalandık. Sorunsuz ve oldukça keyifli bir tatil oldu. Çok teşekkür ederiz :)

    Sevgiler,
    Emre

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba Emre Bey,
      Güzel bir tatil geçirmiş olmanıza çok sevindim, bunda ufak da olsa bir katkımın bulunmasındansa ayrıca mutlu oldum.
      Çok teşekkür ederim.

      Sil
  12. Merhaba Ahmet Bey, 2 gün sonra Paristeyiz. 5 gece 6 gün kalacağız. Fakat küçük yaramaz bir oğlum olduğu için bu dört günlük programı yetiştirebilirim diye düşünüyorum.Yazılarınızı keyifle okudum ve çook faydalandım. Daha gelmeden herşey gözümde canlandı. Bütün deneyimlerinizi paylaştığınız ve bıkmadan usanmadan tekrar tekrar okunabilir akıcılıkla yazdığınız için minnetarım, Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar...
      İnanın bu destek verici değerli mesajlarınız olmasa bu blog'u hazırlamak bu kadar kolay olmazdı; çok teşekkür ederim.
      Bu yazıda yoğun bir programı kompakt bir şekilde vermeye çalıştım. Aynı programı daha geniş bir zamana yayarsanız daha sindire sindire gezmiş olursunuz hem. Minik yaramaz da size acır daha keyifli bir tatil geçirmenize izin verir umarım :)
      Unutulmaz Paris anıları ile dolu bir gezi olması dileğiyle.
      Sevgiler, saygılar...

      Sil
  13. Merhaba Ahmet Bey,
    Tur programınıza göre hareket etmek istiyoruz ama kalacağımız yer Campanile Roissy Invest Hotel ve şehir merkezine haylice uzak sanırım. Hala hangi toplu taşıma aracıyla merkeze ulaşabileceğimizi çözemedim. Bu konuda bir bilginiz var mıdır?

    YanıtlaSil
  14. Merhaba,
    Otelinizin yakınından 350 nolu otobüse binerek Parc des Expositions durağına gitmeniz gerekiyor, buradan da RER-B'ye binip şehre inebilirsiniz. Hatta bu otobüsten hiç inmeden Gare de l'Est'e kadar gelip buradan şehrin her tarafına ulaşmanız mümkün olacaktır. 350 nolu otobüs durağının size en yakın yerini, geldiğinizde otel resepsiyonundakilerin tarif etmesi daha sağlıklı olur.
    Şimdiden iyi tatiller.

    YanıtlaSil
  15. Mrb ahmet bey bilgiler için tşk .. Size bi sorum olucak .. 4 günluk tatil planinizi okudum ..cok iyiydi ...sizce bu tatil planı en az ne kadar bütçe lazım otel ulaşım hepsi dahil ???

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, bu soruya yanıt vermek o kadar güç ki. Çünkü herkesin yaşam standardı, öncelikleri, zevkleri ve olmazsa olmazları farklı. Ama yine de fikir vermesi açısından şöyle bir bütçe çıkarabiliriz: Türkiye'den Paris'e gidiş dönüş uçak bileti için 250-300 Euro ayırmak gerekir diye düşünüyorum. 250 Euro altında uçak bileti bulursanız "hesaplı" diyebiliriz; 200 Euro altı ise "ucuz" oluyor. Otel içinse -yine kişiden kişiye değişmekle birlikte- gecelik iki kişilik oda için 100-150 Euro arası bir bütçe ayırmak gerekir sanki. Günlük yeme-içme için de 50-100 Euro arası bir rakam konuşulabilir. Tabii bu günü nasıl geçireceğinizle ilgili. Sandviç mi yiyeceksiniz, diyet mi yoksa keyif mi yapacaksınız. Lüks mü seversiniz mütevazı mısınız tamamen değişir. Rakam çok yukarılara da fırlayabilir ama fazla aşağı çekmek mümkün değil sanki. Yine de öğrenci işi tatil yapmak elbette ki mümkün... Ulaşım için de hangi gün geleceğinize göre değişir, Navigo size uygun olacaksa (bkz: Navigo Decouverte yazısı) o zaman şu an için 25-26 Euro'ya ulaşım konusu halloluyor diyebiliriz teorik olarak. Doğrudan "şu kadar tutar toplamda" diye bir bütçe demem zor ama üç aşağı beş yukarı ortalama bu rakamları verebilirim.

      Sil

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

ÖNEMLİ NOT: PARiSTE.NET ALTYAPI ÇALIŞMALARI NEDENİYLE 2018 BAŞINA KADAR YORUM YAZMA ÖZELLİĞİ DEVRE DIŞIDIR.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.