Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

15 Aralık 2014 Pazartesi

Paris'te Müzikli İspanyol Restoranı: El Burro Blanco

Paris'te Müzikli İspanyol Restoranı:
El Burro Blanco
(Son Güncelleme: 13.10.2017) Paris hakkında yazarken Paris'e özgü, olabildiğince Fransız kültürünü ilgilendiren konulardan bahsetmeye çalışıyorum ama bazen başka kültürlerin etkilerinden de söz etmek gerekebiliyor. Çünkü Paris inanamayacağınız kadar kozmopolit bir şehir; her dilden, her cinsten, her renkten ve her kültürden insan burada -gerçekten- bir arada yaşıyor. Dolayısıyla bu kültürlerin örneklerini ve izlerini her köşede bulabilmek mümkün. Fransızlar da bu farklılıkların tadını çıkarmayı seviyor. O yüzden sizlere Parislilerin yoğun olarak gittiği çok hoş bir İspanyol restoranından söz etmek istiyorum bu kez: El Burro Blanco.

Burayı size tavsiye etmek istememin bir diğer nedeni de Paris'te müzikli, eğlenceli yemek yiyebileceğiniz mekân seçeneğinin çok fazla olmaması. Genelde Parisliler ya sakin bir atmosferde usul usul yemeklerini yiyorlar ya da bir jazz gecesinde müzik eşliğinde aperitiflerini alarak efendi efendi oturuyorlar oturdukları yerde. Eğlenmekse daha çok dans ve eğlence kulüplerindeki yüksek volümlü müzik eşliğinde bol alkol tüketmek olarak algılanıyor, son dönemde dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi.

Oysa benim için "eğlenceli müzik" bir tür "mini gazino" havasında olmalı. Ben yemek yerken birileri güzel müzikler yapsın, bazen usul usul çalsın, rahat rahat sohbetimizi edelim, bazen de eğlencenin kıvamı artsın, kendimizi kaybedip ayağa kalkıp iki figür yapıp kurtlarımızı dökelim :) İşte öylesi bir yer burası; anlatacağım...

Rue Mouffetard'dan daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. El Burro Blanco da Rue Mouffetard'da bulunan birbirinden güzel restoranlardan sadece biri. Buraya birkaç kez gittim ve her gidişimde aynı keyifi alınca artık burası hakkında da yazmak gerektiğini düşündüm.

Paris'te Müzikli İspanyol Restoranı:
El Burro Blanco
El Burro Blanco Rue Mouffetard'ın en güzel köşelerinden biri olan Place de la Contrescrape'a çıkan sokakların birinde, Rue Cardinal Lemoine üzerinde bulunuyor; hemen iki adım ötesinde yani. Küçük bir mekan ve sıcacık bir atmosferi var. Sanki Fransa'nın güney batısında, Pays-Basque taraflarında, Fransa-İspanya sınırında küçük bir kasabadaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Taş duvarlar, ahşap tavanlar, İspanyol figürleri ve detayları ortamı daha sevimli kılıyor. O koskoca boğa kafası size İspanya'da oluğunuz mesajını verse de servis ve sunum olarak Paris'te olduğunuzu hemen hatırlıyorsunuz.

Kapıda sizi orta yaşın epey üzerinde bir bayan karşılıyor; Ferzan Özpetek filmlerindeki hafif yaşlı "ikinci kadın" tiplemesi vardır ya hani, onu çağrıştırıyor bana kadıncağız; aman duymasın sakın :) Yok, olumsuz anlamda söylemiyorum, gayet hoş ve şuh bir edası var, oysa ki çok da güzel değil, oldukça da kısa boylu ama makyajı, edası tavrı her şeyiyle o kadar hoş ki, hafif gergin tavrı iki dakikada yumuşacık oluveriyor.

Normalde bu tür yerlere rezervasyon şart, yani rezervasyonsuz giderseniz risk alırsınız. Bense risk almayı severim :) Risk almadığım zamanlarda da The Fork - La Fourchette'ten rezervasyon yapmayı tercih ederim. Fransa'nın ünlü restoran rezervasyon sistemi La Fourchette'ten rezervasyon yaparak işinizi kolaylaştırmak ve dönem dönem gerçekleştirilen özel indirimlerden ve promosyonlardan yararlanmak için bu linki kullanmanızı tavsiye ederim...

Bilen bilir, İspanyollar yemeğe çok geç otururlar. Bense "akşam 6'dan sonra bir şey yemek iyi değildir" sanrısıyla olabildiğince erken yemeye çalışırım. Tamam akşamın 6'sı da değil ama ne bileyim, benim için yemek saati 19:30 civarıdır maksimum ama Paris'te pek çok restoranda bu saatlerde servis yeni yeni açılmış oluyor, hele ki bir İspanyol restoranındaysanız. Biz akşamın sekizinde kapıdan girdiğimizde ortalık bomboştu. Oturduk önce aperitiflerimizi sonra da antremizi aldık, 21:00 olsun diye bekledik :) Çünkü program o saatte başlıyor.

İki tane orta yaş üzeri İspanyol, ellerinde gitarlarla minik sahneye çıkıp oturuyorlar ve başlıyorlar şarkı söylemeye. Onlar başlar başlamaz da ortam bir şenleniyor tabi birbirinden güzel İspanyol ezgileriyle. Çoğu bildiğimiz şarkılar, onlar da zaten risk almıyor, herkesin seveceği neşeli şarkıları okuyorlar.

Paris'te Müzikli İspanyol Restoranı:
El Burro Blanco
Sonra birileri kendini kaybedip sahneye, sahne dedimse ortadaki küçük alana fırlayıp dans ediyorlar. Nasıl güzel figürler, nasıl kıvrak hareketler. Bilen-bilmeyen, cesareti olan, kendini tutamayan herkes ayağa kalkıp dans ediyor. Benim de içim kıpır kıpır ama ben bilmiyorum ki bu figürleri, kalkıp da İspanyol ezgileriyle oryantal yapmaya kalksam komik olacak :) Çaresiz oturuyorum oturduğum yerde, kendi kendime oynuyorum.

Tabi ayağa kalkan teyzelerden biri ısrarla bizi de dansa davet ediyor ama dediğim gibi tırsıyorum :) Usul usul yemeğimi yerken müziği dinlemenin, dansı seyretmenin tadını çıkarmaya çalışıyorum. Bazen de müşterilerden biri mikrofonu kapıp İspanyolca şarkılar okumayı deneyebiliyor...

Peki yemekler? Bu konuda keşke bizim Devrim'i ikna edebilsem de üşenmeyip şu blog'ta restoran yazıları yazsa. Kendisi gurme malumunuz, bana laf düşmez bu konuda. Benim öyle zengin mutfak kültürüm de yoktur; ben yediğim yemekten çok bulunduğum ortama önem veririm; karnımı doyuracak bir şeyler de olsun tabi.

Aslında burada "Paella" yenir... Yenir yenmesine de nerede onu yiyecek adam :) Ben yani, pek sevmem o tür şeyleri; Devrim tabi bayılır :) Bir keresinde Mallorca Adası'nın arkasında ıssız bir plajda yüzerken salaş bir plaj gazinosuna denk gelmiştik de, bir baktık lüks lüks yatlardan inip küçük tekneleri ile kıyıya yanaşan birileri bu salaş restorana gelip paella yiyorlar; Devrim durur mu o da ısrar edince biz de oturup orada yemek yemiştik. Garibim, tek başına koca paella'yı yemek "zorunda" kalmıştı; bense başka bir şey olmadığı için aç kalkmıştım sofradan :)

İşte öyle paella servisi yapılıyor El Burro Blanco'da da; tabi ben yine etli salatalı bir şeyler bulabiliyorum burada çok şükür. Öyle aman aman lezzetli değil ama atmosferle orantılı olarak gayet tatminkâr.

Daha önceki gidişlerimizde masalarda dolaşıp istek şarkı da söylemişlerdi, hatta benim için "Cucurrucucu Paloma"yı bile okudular ki ne çok severim o şarkıyı. Gerçi ortamın neşeli atmosferine pek gitmiyor ama benim için İspanyolcadaki en güzel şarkıdır:


Bazen servise bakan kızlardan biri şalını alıp gülünü takıp flamenco yapmaya başlıyor, şarkı söyleyen İspanyollar şarkı aralarında "öpüşün" deyip duruyorlar Fransızca, herkes birbirine sarılıp öpüşüyor... Neşeli bir ortam yani, keyifli bir atmosfer. Yine de ben fazla geç vakitlere kadar kalamıyorum, gece vakitlice yatıp sabah güne erkenden başlamayı sevenlerdenim. Ah keşke İstanbul gece hayatının duayeni sevgili Caner Ural Paris'te yaşasa da o size Paris'te akşam nerede ne yenir gece hayatını tüm detaylarını yazsa...

Çıkarken sordum, müzik hafta sonları oluyormuş, daha doğrusu böyle eğlenceli müzik; hafta içi sadece gitar eşliğinde yemek olduğunu söyledi bize "ikinci kadın" dediğim, servis yapan kadın. O yüzden siz ne yapın edin hafta sonları gitmeye bakın buranın en keyifli anını görmek için.

Ah bu arada, El Burro Blanco "Beyaz Eşek" demekmiş :) Restoranın web sayfasına ulaşmak için bu linke bakabilirsiniz.

Buraya metro ile gelmek için en uygun seçenek 7 numaralı hattın Place Monge istasyonunda inmek. Çıkışta karşıdaki merdivenlerden yukarı çıkın ve düz devam edin. El Burro Blanco biraz sonra sağda karşınıza çıkacak. Dilerseniz sonra da soldan devam edip Rue Mouffetard'da bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Bir de Marais Bölgesi tarafında bir başka tapas bar Casa San Pablo var, orayı da bir başka zaman için önerebilirim.


Keyifli geziler, keyifli keşifler





Adres: El Burro Blanco, 79 Rue du Cardinal Lemoine, 75005 Paris


TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i en güzel şekilde gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim 500'e yakın yazıyla bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.