Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

17 Ekim 2014 Cuma

Montmartre Mezarlığı - Cimetière de Montmartre

Montmartre Mezarlığı - Cimetière de Montmartre
(Son Güncelleme: 01.06.2017) Yine Paris'te attık kendimizi dışarı, bir yanımız hayat bir yanımızda ölüm, gezip dolaşıyoruz bakalım. Hazır sonbahar da gelmiş, yapraklar sarıdan kızıla ağaçlarda oynaşmaya başlamış, biz de ilkbaharla başlayan bir yıllık hayatın sonlarına eşlik ederken bu günümüzü bir mezarlıkta geçirelim o zaman:

Evet, Montmartre Mezarlığı'ndayız bugün. "Paris'te gezecek onca yer varken, kalkıp da mezarlık mı gezeceğiz?" diye sormakta haklı olabilirsiniz ama önce Père Lachaise sonra da Montparnasse Mezarlığı yazılarını okuyunca bugün neden burada olduğumuzu daha iyi anlayacaksınız. Paris'te mezarlık gezmenin de yapılacak en iyi şeylerden biri olduğunu zaten bilenlerdenseniz, o zaman hiç durmayın, siz de takılın peşime...

Gezimize başlarken fonumuza Jacques Offenbach'ın güzel bir eserini alalım önce, "Jacqueline'in Gözyaşları (Les Armes de Jacqueline"; bu yürüyüşümüze iyi gider sanıyorum:



Açtınızsa müziğin sesini, başlayayım o zaman anlatmaya usul usul ben de; burada yatanlara saygısızlık etmeden, sessiz-sakin bir biçimde...

Montmartre Mezarlığı Paris'in üçüncü büyük mezarlığı olarak geçiyor. Père Lachaise ve Montparnasse'tan daha sonra 1 Ocak 1825'te açılmış. 18. arrondissement'da, Montmartre Tepesi'nin batı eteklerinde, Place de Clichy ile Blanche metro istasyonları arasında, Boulevard de Clichy'nin hemen arkasında bulunuyor.

Yaklaşık 11 hektarlık bu mezarlık Père Lachaise kadar yeşillik olmasa da yine de "park ve bahçe" kıvamında gezilebilecek nefis bir mekan. Burada bulunan birbirinden etkileyici, pek çoğu sanat eseri kıvamındaki mezarlar arasında dolaşırken, mezarlık değil de sanki açık hava müzesi geziyormuşsunuz hissine kapılacağınızdan eminim.

Montmartre Mezarlığı - Cimetière de Montmartre
Buraya gelmek için Boulevard de Clichy yönünü kullanabileceğiniz gibi, bir Montmartre Tepesi gezi turundan sonra Dalida'nın izlerini takip ederek, tepenin arka tarafından aşağı inerek dolaşa dolaşa da gelebilirsiniz.

Mezarlığın ana girişi çukurluk bir yerde. Girişte hemen solunuzda mezarlığın üzerinden geçen ilginç bir köprü göreceksiniz. Bana Kadıköy Ayrılışçeşme'deki eski tren köprüsünü çağrıştıran bu köprü - adı Pont Caulaincourt ve elbette ki Kadıköy'dekinden kat kat büyük- Place de Clichy'den gelen yolu Montmartre'ın arka tarafına bağlayan bir karayolu geçidi. Mezarlığın asıl büyük bölümü, bu yazının başında resmini gördüğünüz bu köprünün altından geçilerek sol tarafa ulaşıldığında başlıyor. Köprünün üst başında ise Eyfel Kulesi manzaralı güzel bir teras bar restaurant olan Le Terrass" var; o da hayata dair bir güzellik olarak notlarınızda bulunsun.

Montmartre Mezarlığı da Paris'in diğer mezarlıkları gibi enteresan bir yer. Benim en çok hoşuma giden özelliklerinden biri, buraya sadece hıristiyanların gömülmemiş olması. Bolca yahudi mezarına rastladım Montmartre Mezarlığı'nda da. Gerçi Père Lachaise'de daha başka dinlerden insanlar da uyuyordu yanyana ama sonuçta benim hoşuma giden, Paris'teki mezarlıklarda insanlar arasında -en azından bu anlamda- din ayrımının ortadan kalkmış olmasıydı. Hayat haklarını tüketmiş her dinden insanlar, şimdi son uykularını uyuyorlar yanyana.

Montmartre Mezarlığı - Cimetière de Montmartre
Montmartre Mezarlığı'na girdiğinizde karşınıza burada yatan ünlü isimlerin bulunduğu bir pano çıkacak. Kimlerin adı yok ki o panoda: Elektrik akımı birimi olan, hepimizin bildiği "amper"in isim babası ünlü fizikçi André-Marie Ampère, Karaköy'de Bankalar Caddesi'ndeki meşhur Kamondo Merdivenleri'ni yaptıran Camondo Ailesi'nin üyeleri, , Foucault Sarkacı ile tanıdığımız ünlü fizikçi Léon Foucault,  Şu an dinlemekte olduğunuz parçanın ve tabi ayrıca o ünlü "Can Can"ın bestecisi Jacques Offenbach, Kırmızı ve Siyah'ın yazarı Stendhal, Kamelya'lı Kadın'ın yazarı Alexandre Dumas ve elbette izlerini sürerek beni Montmartre Mezarlığı'na getiren, Mısır'da İtalyan bir ailenin kızı olarak dünyaya gelip Fransız vatandaşlığına geçtikten sonra şarkıları ile hayatımıza sinen muhteşem ses Dalida; hepsi burada yatıyor.

Bir de Germinal'in ünlü yazarı Emile Zola 1902'de buraya gömülmüş ama altı yıl sonra cenazesi Panthéon'a taşınmış. Bu arada yeri gelmişken, mezar ve mezarlık taşıma konusunda en ilginç yerin Paris Yeraltı Mezarlığı - Catacombes de Paris olduğunu da belirtmeliyim.

Sonuçta birbirinden ünlü pek çok önemli isim bu mezarlıkta ziyaret edilebilir. Girişte göreceğiniz o panoya göre notunuzu alıp kafanızda ziyaret güzergahınızı belirleyebilir ya da kendinizi mezarlığın / parkın içine bırakıp gezerken keşfi kendiniz yapmayı deneyebilirsiniz. Ben yine de size bu mezarlıkta benim için önemli olan isimlerden birkaçının mezarının yerlerini tarif etmeye çalışayım:

Montmartre Mezarlığı - Dalida'nın Mezarı
Dediğim gibi, benim yolumu buraya düşüren Dalida oldu. Ondan sonra öğrendim burada yatan diğer önemli isimleri; tabi hepsini tek tek ziyaret ettim. Dalida'nın mezarına ulaşmak için mezarlığın hemen girişinde sağdaki merdivenlerden çıkmanız gerekiyor ya da kıvrılarak yukarı doğru çıkan yolu da kullanabilirsiniz. Bu yolun sonu sizi Dalida'nın son uykusunu uyuduğu yere ulaştıracak... Gördüğünüz heykel sanatçının birebir ölçülerine uygun olarak yapılmış.

Ondan sonra geri dönerek köprünün altından geçip mezarlığın asıl büyük bölümüne ulaşabilirsiniz. Burada aradığınız ünlüler kadar, ünlü olmadığı için ismini bilmediğiniz kişilere ait mezarlara da takılıp kalacağınızdan eminim. Dediğim gibi burası tam bir açık hava müzesi.

Alexandre Dumas'nın mezarını bulmak için mezarlığın kuzey batı ucuna doğru gitmeniz gerekiyor. Orada bir merdiven var, o merdivenden aşağı inmeden sağa doğru, ortasında ağaçların bulunduğu daracık yoldan girerseniz hemen ileride Alexandre Dumas'nın görkemli anıt-mezarını göreceksiniz.

Montmartre Mezarlığı - Alexandre Dumas'nın Mezarı
Tabi burada dikkat etmeniz gereken bir durum var; edebiyat tarihinde iki ünlü Alexandre Dumas var; bunlardan birincisi Üç Silahşörler, Monte Kristo Kontu ve Demir Maske'nin yazarı olan Alexandre Dumas ve ikincisi ise onun oğlu, yani Kamelyalı Kadın'ın yazarı olan Alexandre Dumas... Haliyle birincisi "baba" ikincisi de "oğul" olarak geçiyor ve burada mezarı bulunan Alexandre Dumas da "oğul" olanı. Babasının mezarı ise Viller-Cotterêts diye bambaşka bir yerde bulunuyor.

Eğer Alexandre Dumas ve Kamelyalı Kadın sizin için önemliyse ya da Giuseppe Verdi'nin bu romandan esinlenerek yaptığı  meşhur opera eseri La Traviata'yı seviyorsanız, o zaman  bu romana (ve dolayısıyla operaya) ilham kaynağı olan Marie Duplessis'in mezarının da Montmartre Mezarlığı'nda olması oldukça ilginç bir detay olacaktır sizin için.

Montmartre Mezarlığı - Stendal'ın Mezarı
Benim görmek istediğim mezarlardan biri de  asıl adı Henri Beyle olan Stendhal'ınkiydi. Sizin için de Kırmızı ve Siyah romanı hayatınızda önemli bir yere sahipse belki bu turunuzda kendisini ziyaret edebilir, ona saygılarınızı sunabilirsiniz...

Paris'te mezarlıkların tuhaf bir büyüsü olduğu inkar edilemez. Evet ölümün soğuk yüzünü iliklerinize kadar hissediyorsunuz belki; kararmış mezar taşları da yalnızlığı çağrıştırıyor ama yine de bir sanat, bir estetik, bir değer verme, değer verilme duygusu ile karşılaşıyorsunuz. Mezarlar yüzünüze sanki "dokuz tahta altında hesap verilen bir yer" gibi değil de insanların "son uykularını" uyudukları mekanlarmış gibi görünüyor. İşin doğrusunu zaten hiçbirimiz "öteki tarafa" gitmeden göremeyiz ama Montmartre Mezarlığı'nın bu güzelliğini henüz  "bu taraftayken" dünya gözüyle görebiliriz...

Daha dallarımız yeşil, o yüzden yaşıyor olmanın kıymetini bilmek lazım ve aldığımız her nefesin değerini. Yapraklarımız daha dökülmemişken üzülüp vakit kaybetmek için çok kısa hayat. Çözebildiğin sorunları çözmek için çaba sarfetmek, en azından denemek, çözemeyeceklerini de olduğu gibi kabul etmek lazım. Güzel yaşamak elinden geldiğince, bu güzel günleri heba etmemek; her doğan günün hakkını vermek lazım.

Montmartre Mezarlığı - Cimetière de Montmartre
Ve böylece bitirdik Montmartre Mezarlığı gezimizi. Şimdi geldiğimiz kapıdan geri çıkıp Boulevard de Clichy'ye ulaşalım, oradan dilersek Pigalle'in günah çağrısına uyalım dilersek de Place de Clichy'ye dönüp hayatın canlılığını iliklerimize kadar yaşayalım. Belki buradan Montmartre Tepesi'ne dönmek istersiniz, belki şehrin diğer iki önemli mezarlığı olan Père Lachaise ve Montparnass Mezarlığı'nı görmek? Ah bu arada, siz siz olun Montparnasse ile Montmartre kelimelerini sakın birbirine karıştırmayın... Bir de, Amélie filmini izlediyseniz, Amélie'nin çalıştığı Café des Deux Moulins hemen yakınlarda, belki görmek hoşunuza gidebilir ya da Romantizm Müzesi - Musée de la Vie Romantique'in o küçük ama güzel bahçesinde almak yorgunluk kahvenizi... Bir de hemen mezarlığın üst tarafında bulunan, Paris'te en güzel Eyfel Kulesi manzaralı teraslardan biri olan La Terasse Bar-Restaurant da uğranabilecek yerlerden.

Sonuçta hangi birini seçerseniz seçin güzel geçecektir gününüz. Çünkü Paris'tesiniz, çünkü Paris'te bir gönül şenliğidir hayat...

Veda ederken de kulağımızda Dalida'nın sesi olsun o zaman:




Ölümsüz aşklara...

Keyifli geziler, keyifli keşifler




Adres: Cimetière de Montmartre, 75018 Paris


İlgili Yazılar:
- Père Lachaise Mezarlığı
- Montparnasse Mezarlığı


TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

10 yorum:

  1. Çok güzel, etkileyici bir yazı olmuş.. Koyduğunuz müziklerinde etkisiyle adeta Montmartre Mezarlığının ruhunu yaşadım...Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, ilk fırsatta Père Lachaise ve Montmartre Mezarlığı yazılarımı da bu gözle revize etmem gerekiyor sanırım.

      Güzel günler dilerim.

      Sil
  2. hala keman devam, yazı bitti. etkilendim.

    YanıtlaSil
  3. derken şimdi biten keman eşliğinde boşlukta sallanırken, Dalida'ya klikledim ve koptum! eline sağlık bu işte ustasın, astral seyahat tetikçisi Ahmet Bey! yazılarınız ve ruhunuza hayranım!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler...
      Şu an Père Lachaise Mezarlığı yazısını revize ediyordum tam, çok iyi denk geldi bu yorumu okuduğum an. Şimdi daha bir hevesle düzenleyeceğim o yazıyı da. Öğleye kadar hazır olur sanıyorum.
      Tekrar teşekkürler

      Sil
  4. Çok kıymetli bir yazı olmuş, emeğinize sağlık. Paylaşımlarınızın devamını bekliyorum. Keman Kursu İzmir

    YanıtlaSil
  5. Göz alıcı görseller ve göz alıcı bir yazı eşliğinde harika bir paylaşım. Sağolun! Keman Kursu İzmir

    YanıtlaSil
  6. Anlatımınız çok sade ve akıcı. Haftaya Musée de la Vie Romantique'e gidecek olduğum için o başlık altındaki yazınızı okumuştum ve şimdi yazınızın etkisiyle Montmartre Mezarlığı'na da zaman ayırmaya karar verdim. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.
      Montmartre Mezarlığı kolay gezilen, enteresan ve güzel bir yerdir. Kısa sürede gezip farklı bir dünyaya geçiş yapacağınıza inanıyorum.
      Mutlu günler...

      Sil

Paris Hava Durumu

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 450'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

REKLAM ve SPONSORLUK

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.