Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

1 Ekim 2014 Çarşamba

Courbevoie

Courbevoie - Paris La Défense
(Son Güncelleme: 01.08.2017) Paris şehir merkezi 100 küsür kilometre karelik küçücük bir yer. Hal böyle olunca herkesin oraya yığılıp üst üste yaşaması mümkün olmuyor, Paris'in hemen yanı başında, birbirinden güzel banliyölerden birini seçip orada yaşama şansınız her zaman var. Fikir vermesi açısından bu yazıda sizlere Paris çevresinde yaşanabilecek örnek mahallelerden biri olan Courbevoie'dan söz etmek istiyorum.

Peki neden Courbevoie? Anlatayım efendim: Bundan birkaç yıl önce "Courbevoie nerededir?" diye sorsalar, bırakın cevap vermeyi, ne olduğunu bile anlamaz, Courbevoie sözcüğünü telaffuz bile edemezdim. Ama hayat çok garip oyunlar oynuyor insana; bir gün kendini, daha önce nerede olduğunu bile bilmediğin, hatta adını bile söyleyemediğin yerde buluveriyorsun.

Courbevoie - Paris La Défense
Paris'e yerleşme kararı aldığımızda, elbette ki en önemli konulardan biri, yaşamak için güzel bir bölge seçmek ve uygun bir ev bulmaktı haliyle. İlk heves emlak arama sitesi Séloger'ye dalıp cahil cahil périphérique içinde evler bakınmıştım. İstanbul'daki yaşam standartlarımızı aynı tutmak şartıyla, daha önce oturduğumuz ev büyüklüğünü %50 küçültmeye razı gelsek bile beğendiğim evler bütçemizi epey bir aşıyordu, bütçemize uygun evlerse yaşanacak gibi değildi.

Tabii bu süreçte internet üzerinden Paris'te kiralık ev bulma konusunda epey bir bilgi sahibi oldum. Hatta bu konuda da bir yazı hazırlamam gerektiğinin farkındayım. Herneyse, ben böyle teorik teorik araştırmalarıma devam ederken şirketin kendi evimizi bulana kadar bize üç aylığına ücretsiz lojman vermesi ile La Défense'ın hemen yanı başındaki Courbevoie'dan haberdar olduk! Sonra başladım google maps ile Courbevoie sokaklarında dolaşmaya. Uzaktan bakınca fena bir yere benzemiyordu.

Rue de Bezons - Courbevoie
Paris'e yerleşmek için gelip de o minik lojmanda uyandığım ilk sabahı unutamam. Sevdiklerimden ayrılmak çok zor olmuştu belki ama nasıl bir sabahtıysa artık, sanki İstanbul'da hiç hayatım olmamış da hep Paris'te yaşamışım gibi uyanmıştım o güne. Bunda Courbevoie'nın da etkisi büyük...

Courbevoie Paris'in hemen yanıbaşındaki bir banliyö aslında. Courbevoie yazılıyor ama "kurbövua hatta kuğbövua" diye okunuyor. Niyeyse bana hep kurbağayı, oradan da "Kurbağalıdere"yi çağrıştırıyor, çağrıştırdıkça da kendi kendime gülüyorum :)

Courbevoie Tren Garı
Burası Paris'in merkezine toplu taşıma ile 10-15 dakika mesafede bir yerde. Zaten La Défense'ın yanı başında hemen. Hal böyle olunca da metro (Ligne 1), RER (RER-A), otobüs, tramvay (T2) ve banliyö treni (Ligne L) olmak üzere bütün ulaşım hatlarının kesiştiği bir noktada; dolayısıyla istediğiniz zaman istediğiniz yere kolayca ulaşabiliyorsunuz. Hatta RATP hızını alamamış, Grand Paris Projesi kapsamında şimdi de RER-E'yi Saint Lazare'dan uzatarak Courbevoie'ya, daha doğrusu La Défense'a bağlamak üzere çalışmalara devam ediyor. İleride hayat daha güzel olacak ama 2017 başında başlayan inşaat çalışmalarının banliyönün güzelliğine biraz sekte vurduğunu da söylemem gerekiyor...

Sonuç olarak Courbevoie, tıpkı çocukluğumun Koşuyolu'su gibi "Kadıköy'e 10 dakika mesafede" bir yer. Yürüyerek sağa sola gidip ihtiyaçlarını karşılayabildiğin, kendi hallinde sessiz sakin, nezih insanların yaşadığı, huzurlu ve keyifli bir semt. Hatta artık Koşuyolu'nda hızla tükenen bu güzellikleri yıllar sonra gelip Courbevoie'da bulmak nasıl da iyi geldi bana.

Çiçek Şenliği Bir Ağaç
Courbevoie - Paris La Défense
Ah en son gelişimde Koşuyolu'ndaki tek manolya ağacının kesilmiş olduğunu gördüğümde yaşadığım acıyı bir bilebilseniz... Buradaysa mevcut ağaçlar yetmezmiş gibi sürekli olarak yeni ağaç dikiyorlar; çınar ağaçları, at kestaneleri...

İşte Courbevoie'de buldum ben, bir zamanlar İstanbul'da olup da artık kaybettiğim yaşamın güzelliklerini. Kibar ve saygılı insanlar, neşeyle parklarda bahçelerde oynayan çocuklar. Mütevazı ama şık dükkanlar, güzel evler, güzel sokaklar; kısacası yaşanılası bir hayat.

Courbevoie - Paris La Défense
Kimi bölümü tarihi ve eski, kimi bölümü yeniden projelendirilmiş, her detayı düşünülmüş çağdaş bir yaşam merkezi. Merkez olan Coeur Ville, La Défense'a bağlanan Gambetta, en doğu tarafta bulunan, çok daha parizyen bir havası olan Bécon ve buranın Batı Ataşehir'i diyebileceğimiz, Grande Arche'ın arka tarafında bulunan yeni yerleşim bölgesi Faubourg de l'Arche olmak üzere dört mahallesi bulunuyor.

Courbevoie teknik olarak Paris'e bağlı değil; zaten Paris dediğimiz yer toplamda Üsküdar'la Kadıköy'ün birleşimi kadar küçücük bir yer. Yetkililer bu yanlışı görmüş olacak ki 2015 başında hayata geçirilen Grand Paris Projesi ile zaman içinde Courbevoie da Paris sınırları içinde olacak ama şimdilik Hauts-de-Seine departmanına bağlı ve "ville" olarak geçiyor, yani teorik olarak başlıbaşına bir il, İstanbul ölçeğinde düşünecek olursak da -bana göre- bir ilçe. Nasıl ki vaktiyle Parc de la Villette'in bulunduğu Villette 1850'lerde Paris 20 arrondissement'a çıkınca, eskiden bir köyken sonra Paris'in merkezi kabul edilmeye başlanmışsa, Courbevoie gibi şu an Paris'in çevre halkasında bulunan tüm banliyöler de merkez kabul edilecek zamanla. Fransızlar henüz bunun farkında değiller ama bir İstabullu olarak bunu görmek çok kolay.

Hôtel de Ville de Courbevoie

Dediğim gibi hali hazırda Courbevoie bir ile ve dolayısıyla kendi yönetim birimi, belediyesi şusu busu, her şeyi mevcut. Zaten Fransa'da irili ufaklı bütün ville'ler için geçerli bu. Courbevoie da nitelikli ville'ler arasında yer alıyor ve küçük bir alanı kapsamasına rağmen ne ararsanız var.

Benim en sevdiğim bölümü evimin hemen yanıbaşındaki Place Charras (plas şaras ya da plas şağas). Paris'te en sevdiğim meydanlar arasında yer alması sadece güzel olmasına değil kendisiyle kurduğum duygusal bağa dayanıyor. Öyle ki buraya ilk yerleştiğimizde Place Charras'ı o kadar sevmiştim ki, o zaman için Paris'te en sevdiğim meydan oluvermişti.

Courbevoie - Rue de Bezons
Tabii bu nesnel bir değerlendirme değil, tamamen kişisel nedenlerden kaynaklanıyor. Yoksa sakın kalkıp burayı görmeye gelmeyin; sadece yolunuz buradan geçerse çevrenize bakıp bana bir selam gönderiverin...


Elbette ki ilk lojmanımız burada olmasaydı Courbevoie diye bir yerin varlığından belki haberim bile olmayacaktı ama dediğim gibi kader ağlarını ördü, biz Paris'te ilk olarak buraya yerleştik ve yerleştiğim andan itibaren de yaşadığım yeri deli gibi sevdim.

Rue de Bezons - Courbevoie
Kiralık ev bulmak için üç ayımız vardı ve ben bu süreçte bir yandan Paris'i keşfediyor, bir yandan da her gün "Paris'te nerede yaşanır, biz nerede yaşayabiliriz?" sorusunun yanıtını arıyordum. Dediğim gibi Paris'in en merkezinde hayalimdeki gibi bir evde yaşamak bütçesel olarak mümkün değildi, bütçemize uygun evler de malum, ben onlara "hamam böcekli evler" diyorum; "Paris'te yaşıyorum" demek için çekilir çile değil.

Sonuçta döndük dolaştık, Courbevoie'da karar kıldık ve evimizi yine Courbevoie'da tutarak lojmandan vaktinden önce çıktık. Sonra gerçek hayat başladı; ilk günkü sevincinden ve heyecanından da hiçbir şey kaybetmedi. Burayı o kadar sevdik, o kadar sevdik ki kirada oturmaktansa ev borcu ödemenin daha mantıklı olduğunu fark ederek kısa bir süre sonra kalkıp evimizi yine Courbevoie'dan aldık. Sanırım artık tamamen buralıyız...

Courbevoie - Paris La Défense
Gerçi şimdiki evimiz Courbevoie'da olmakla birlikte La Défense projesinin bir parçası olduğu için Courbevoie'da değil de La Défense'ta oturuyorum demem daha doğru olur. Sonuçta Avrupa'nın en büyük finans merkezi La Défense projesi'nin yarısı Puteaux yarısı Courbevoie ville'leri üzerine kurulu, biz Courbevoie tarafında kalıyoruz...

Her gün evden çıkıp, boyu apartmanın altıncı katına kadar uzanan dev at kestanesi ağaçlarının arasından görebildiğim kadarıyla gökyüzüne doğru bakar, şu an burada olmamı sağlayan güç her ne ise ona teşekkür bâbında bir göz kırparım. Bu huzur, bu yeşillik, bu dinginlik; her şeyin, tüm taşların yerine oturduğu bu varoluşunla barışma hali... Bu yüzden seviyorum belki de yaşadığım yeri.

Dev Ağaçlar Yeşerince Göz Gözü Görmüyor
Courbevoie - Paris La Défense
Ama hiç şüpheniz olmasın; Paris'in içinde ya da dışında, herhangi başka bir yerine de yerleşmiş olsam, yine aynı duyguları hissederdim sanıyorum. Vizontele'de belediye başkanı der ya hani "yaşadığınız yeri seviyorsanız orası dünyanın en güzel yeridir, dünyanın en güzel yerini sevmezseniz orası dünyanın en güzel yeri değildir" benimki de o hesap işte.

İstanbul'da arabasız yaşayamayan ben, burada aylarca arabasız güzel güzel yaşamaktan mutluydum. Öyle ki alışverişe yine Place Charras'taki Carrefour'da yaptığımız için buraya herkes gibi pazar arabası ile gitme alışkanlığı geliştirdik. Ben küçükken yaşlı teyzeler Koşuyolu'ndaki pazara giderlerdi böyle pazar arabalarıyla.

Market Alışverişinden Dönerken
Courbevoie - Paris La Défense
Şimdi pazar arabamı alıp da sokağa her çıkışımda aklıma o günler geliyor. O alışkanlıkların nasıl bize geçtiğini anlıyor, şimdi olayın kaynağında yaşadığım için sanki eski günlerime geri görmüş gibi hissediyorum.

Üstelik sadece ekoseli, düz renkli pazar arabaları görmezsiniz sokakta; örneğin bizimki "Marilyn Monroe"lu :) Çok seviyorum onu alıp alışverişe çıkmayı. O kadar ki, geçtiğimiz yıl bir araba almış olmamıza rağmen bugüne kadar hiç arabaya atlayıp bir alışveriş merkezine gidip market alışverişi yapma ihtiyacımız olmadı.

Place Charras - Courbevoie
Alıyorum pazar arabamı, yemyeşil bir yoldan yemyeşil bir meydana ulaşıp marketime gidiyorum; alışverişimi yapıp tıngır mıngır dönüyorum evime huzur içinde. Başka bir şey değil belki ama inanın bu büyük bir lüks işte...

Dediğim gibi Courbevoie, La Défense'ın hemen dibinde. Orada da Les Quatre Temps ve CNIT alışveriş merkezleri var. Çok tercih etmiyorum o aşırı ışıklı ve elektrik yüklü yerleri ama özellikle pazar günleri hayat kurtarıcı olabiliyor 5-10 dakika yürüyerek oralara ulaşabilmek.

Centre Culturel
Courbevoie - Paris La Défense
Fransızca öğrenmek için gittiğim bütün kurslar da ya La Défense'taydı ya da Courbevoie'da. Hepsine yürüyerek gidebilmek yine büyük lükstü benim için. Kurs çıkışı bir café'de oturup bir şeyler içip saatlerce sohbet edebilmek arkadaşlarla; hem Fransızca hem de İngilizce. "Language exchange" yaptığım arkadaşlarımla da üstüne üstlük bir de Fransızca-Türkçe...

Bir evden çıktığım an, bir eve girerkenki mutluluğum... Tren garından eve yürürken; yürüdüğüm o istasyon caddesi'ni de Göztepe'ye, Erenköy'e benzetiyorum. Kasabı bakkalı, manavı balıkçısı, pastanesi peynircisi her şeyi mevcut, bir tek Bolulu Hasan Usta'mız eksik sanki :) Ve Place Charras'tan geçerken kafamı sağa çevirdiğim anda gördüğüm Eyfel Kulesi manzarası yok mu, işte on mutlu oluyorum bir de. "Çok şükür" diyorum, "Paris'teyim"... Gündüzü ayrı güzel, gecesi ayrı; gece ışıl ışıl parıldıyor Eyfel. Tepesindeki ışık dönüyor ya hani deniz feneri gibi, bazen gökyüzünde görüyorum hüzmesini; Candan Erçetin'le birlikte ben de söylüyorum: "ışığım, sana aşığım..."

Courbevoie'dan La Tour Eiffel
Bazen Eyfel Kulesi'ne doğru yokuştan inip Seine Nehri kıyısında yürüyorum, sol tarafta muhteşem bir ada, Île de la Grande Jatte var, sağ tarafta da bir diğer ada, Île de Puteaux; her ikisi de nehrin ortasında birbirinden güzel yemyeşil ada. Köprülerden geçip o yeşil cennetlerde geziniyorum. Onun da ötesi Paris çevresindeki en şık banliyölerden biri olan Neuilly-sur-Seine var, iki adım ötede de muhteşem orman Bois de Boulogne.

Pazarları bir de "tanzim satış" tarzında kapalı pazar yeri kuruluyor Courbevoie'da. Hani örneğin Marché St. Germain'in çok daha mütevazısı. Bu kapalı pazarların bambaşka bir dinamiği var; şıkır şıkır kıyafetlerle taze sebze-meyve, şarküteri-et-peynir alışverişı yapan yaşlı teyzeler, bir bakıyorsunuz alışveriş arabalarını köşedeki café-bar tarzı yere dizmişler sıra sıra, oturmuşlar bir masanın çevresinde beyaz şaraplarını içiyorlar öğlen vakti.

Courbevoie Kütüphanesi
Sonra yoğun bakımdan az önce çıkmış gibi her yeri serum deliği, yürümekte güçlük çeken bir yaşlı amca, bar taburesine zar zor tırmanıp söylüyor içkisini bardan. Hayat usul usul akıyor bu esnada, ben olanı biteni seyrediyorum hayran hayran; katılabildiğim kadarıyla da eşlik ediyorum gördüklerime. O yaştaki insanların yaşama azmini görüyorum ve hayatı nasıl güzelleştirdiklerini; kendi kendime "yaşamak için ne çok neden var" diyorum.

Hiçbiri yetmezmiş gibi, Paris'te içinden geçmeyi sevdiğim en güzel ara sokak-geçit Promenade Saint Nicolas da Courbevoie'da üstelik. Nasıl desem böyle apartmanların arasında, ağaçlarla kaplı tünel gibi bir yer. Nasıl huzurlu, nasıl güzel. Özellikle Pazar sabahları fırına taze ekmek almaya giderken bu yolu kullanmayı seviyorum; her seferinde dönerken çiçekçiye uğramadan da edemiyorum. Burada çiçek, ekmek gibi, su gibi yaşamsal bir ihtiyaç...

Acil İhtiyaç Listesi
Promenade Saint-Nicolas - Courbevoie
Yeme-içme konusunda bol seçenek sunan Courbevoie'da en sevdiğim iki restorandan biri Madrissio diğeri ise Trattoria d'Angelo. Üstelik, nadiren de olsa canımız Türk döneri çektiğinde gittiğimiz en güzel yerlerden biri olan Dehliz de Courbevoie'da daha ne olsun :)

Kültürel anlamda da dolu dolu bir yer Courbevoie. La Défense AVM'lerindeki sayısız sinema salonu yanında belediyenin de bolca sinema salonları var. Ayrıca iki ayrı büyük kültür sanat merkezi bulunuyor, buralarda birbirinden güzel tiyatro, konser, müzikal gösterileri oluyor. Harika bir de caz kulübümüz var, daha ne olsun?

Alt Geçit
Courbevoie - Paris La Défense
Yine de mahallem kesmiyor çoğu zaman beni,  o zaman evden çıktığımda 15 dakika'da Champs-Elysées'deyim ya da nereyi çekerse canım o gün için...

Seviyorum yaşadığım yeri, seviyorum Paris'i de. Hiçbirini birbiriyle kıyaslamıyorum, hepsinin tadını ayrı ayrı çıkartıyorum. Herkese güzel günler, mutlu yaşamlar diliyorum.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.




Adres: 92400 Courbevoie

Diğer Banliöylerden Örnekler:
Maisons-Laffitte
Enghien les Bains
- Le Vésinet - Le Pecq

KATEGORİLER          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

0 yorum:

Paris Hava Durumu

Megby

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 470'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

Reklam ve Sponsorluk

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.