Facebook Facebook Twitter Instagram Google LinkedIn Pariste.Net English

8 Eylül 2014 Pazartesi

Île aux Cygnes

Île aux Cygnes
(Son Güncelleme: 09.05.2017) Bu yazıda Paris'teki en enteresan yerlerden birini daha tanıyacağız hep birlikte: Île aux Cygnes (il o siyn). "Kuğulu Ada" olarak çevirebileceğimiz bu ada, Paris'te alternatif rotalar arayanların yolu üstünde olması gereken bir yer bana göre. Üstelik öyle uzaklarda da değil, uluorta bir yerde, hep gelip geçtiğimiz ama aşağı inip bakmayı ihmal ettiğimiz bir noktada.

Seine Nehri'nin ortasında, 15. ve 16. arrondissement'lar arasında 1827'de oluşturulmuş bu yapay adanın, yapay olması dışında benim açımdan birkaç ilginç özelliği daha var. Bu detaylardan yazının ilerleyen bölümlerinde bahsedeceğim. Dilerseniz önce adaya nasıl ulaşacağımızı öğrenelim:

Île aux Cygnes
Adaya bir kuzey doğu bir de güney batı ucundan iki ayrı giriş var. Ben her zaman kuzey doğu girişinden yani güzeller güzeli Pont de Bir-Hakeim köprüsünü geçerek ulaşmanızı öneriyorum. Benim için bu adayı özel kılan birinci özellik bu köprünün ortasında bulunuyor olması zaten.

Üstelik pek çok turistin gelip geçtiği bu köprüden kimsenin aşağı inip de adayı merak etmemesi de enteresan. Hep diyorum ya, uluorta güzellikleri kaçırıp duruyoruz hep hayatta, siz kaçıranlardan olmayın istiyorum, o yüzden paylaşıyorum bunca bilgiyi zaten...

Île aux Cygnes
Bunun için zaten Eyfel Kulesi ziyaretinden yürüyerek geliyor olabiliriniz. Toplu taşımada metro tercih ediyorsanız 6 numaralı hattın "Passy" ya da "Bir-Hakeim" istasyonlarından birinde inip Bir-Hakeim Köprüsü'nden geçmeniz ve köprünün ortasına gelince Eyfel Kulesi'nin aksi istikametindeki merdivenlerden inmeniz yeterli. RER-C'nin "Champs-des-Mars / Tour Eiffel" istasyonunda indikten sonra da aynı şekilde ulaşabilirsiniz.

Benim için adanın ikinci ilgiç tarafı850 metrelik uzunluğuna karşın sadece 11 metre genişliğinde olması. Dolayısıyla ada üzerinde sadece bir tane yürüyüş yolu var... Böylesine uzun bir adada tek  bir yol üzerinde gidip gelmek zorunda olmak, bir adadan çok bir köprüde yürüyormuş hissi uyandırıyor insanda.

Île aux Cygnes
Mevsimine göre yeşilli, sarılı, kırmızılı ağaçlarla süslenmiş genişçe bir köprüde yürüyormuş gibi hissediyorsunuz... Yürüyüş yapanlar, köpeğini gezdirenler, koşanlar, banklara oturup manzarayı seyredenler, kitap okuyanlar, sevenler, sevişenler... Tam bir Paris atmosferi yani...

Manzaranız her zaman çok güzel değil. Paris'in Öteki Yüzü diye bir yazım var, orada da bahsediyorum bu konudan. Öteki yüzden kastım illa fakir ve pis yüzü değil Paris'in, bir de modern mimarinin fütursuzca uygulandığı eski proje örneklerini de ben Öteki Paris'te sınıflandırıyorum.

Île aux Cygnes
Bunları görünce "iyi ki Paris'in tamamı böyle değil" diyorsunuz. Neyse ki bu ada manzaranızın tamamı böyle değil ama sonuçta böyle görsel bir kirlilik de var; her şeyi de güllük gülistanlık göstermemem gerek diye düşünüyorum.

Yürüyüşün ilerleyen kırmında adanın tam ortasında üzerinizden yay gibi kıvrılarak geçen bir köprü göreceksiniz: Pont Rouelle; bu köprü üzerinden de RER-C trenleri geçiyor. Biz bu köprünün altından geçip yolumuza devam edeceğiz.

Île aux Cygnes
Sağlı sollu bakınırken bazen ağaçlar manzaranızı kapatıyor, bazen karşı kıyıda bir ev-tekne görüyorsunuz, "orada yaşamak ne güzel olurdu" diye hayaller kuruyorsunuz. Ama Paris'te ve dünyanın pek çok yerinde yaşamak için o kadar güzel çok yer var ki, tek birini seç deseler hangisini seçerdim inanın bilemiyorum.

Adanın uç kısmında sizi güzel bir sürpriz bekliyor. Benim bu adada en sevdiğim -ve belki de en önemli- özellik adanın güneybatı ucunda (ki bu noktada Pont de Grenelle var) yer alan "Özgürlük Heykeli" replikası... Replika dediysem 1889'da, yani orijinalinden sadece üç yıl sonra yapılmış bir anıttan söz ediyorum.

Île aux Cygnes
Bu heykele ulaşmak için de köprü üzerine çıkmak yerine sağdan ve soldan inen merdivenlerden birini seçerek köprü altından geçmeniz yeterli. Artık adanın diğer ucundasınız.

Özgürlük Heykeli'nin hikayesini bilirsiniz: Süveyş Kanalı'nın 1869'daki açılışı öncesinde kanalın Akdeniz'e açılan girişine dikilmek üzere Osmanlı Padişahı Abdulhamid Han adına Said Paşa, Fransız heykeltraş Frederic Auguste Bartholdi'ye bu heykelin siparişini veriyor; heykel Paris'te yapıldıktan sonra Marsilya'dan gemi ile nakledilmesi için çalışmalara bile başlanıyor ancak müslüman bir ülkede bu kadar büyük bir heykelin dikilmesinin olumsuz karşılaşacağı fikri hakim olunca bu heykelin dikilmesinden vazgeçiliyor.

Île aux Cygnes
Eser yıllarca Paris'te bir depoda tozlanırken Amerikalılar New York'a özgürlüğü temsil edecek bir anıt dikme kararı alıyorlar ve heykeltraşımız bazı değişiklikler yaparak günümüzdeki Özgürlük Heykeli'ne son şeklini vererek Amerikalılara teslim ediliyor. Böylelikle heykel 1886'dan beri New York'un ve hatta Amerika Birleşik Devletleri'nin sembolü oluyor.

İşte bizim açımızdan böylesine talihsiz bir hikayesi olan heykelin üç yıl sonra yapılmış olan replikası Paris'te, Île aux Cygnes'de bulunuyor. Burada spor aletlerinin bulunduğu bir park da var; gençler burada spor yapıyor...

Île aux Cygnes
Özellikle güneybatı yönünden bu tarafa bakarken önde Özgürlük Anıtı, arkada da Eyfel Kulesi çok enteresan bir görüntü oluşturuyor; insan bir ara New York'ta mı yoksa Paris'te mi olduğunu karıştırıyor... Paris'te Özgürlük Anıtı'ndan birkaç tane daha var; ilk aklıma gelen Arts et Métiers Müzesi'nin girişindeki heykel oldu şimdi...

Ben bu noktadan sonra köprüden karşıya geçmek yerine başladığınız yere geri dönmenizi öneriyorum çünkü Grenelle Köprüsü'nden sağa da geçseniz sola da geçseniz o kadar da enteresan bir şey yok. Köprüye çıkıp Özgürlük Anıtı'na bakarsanız sağ tarafınızda Radio France'ın yuvarlak binası bulunuyor, sol tarafınız da Paris'in çağdaş yüzünü yansıtan bir mahalle, Grenelle var; o kadar matah bir yer olduğunu düşünmüyorum. Orada küçük bir AVM var ama gitmeye değer mi bilemiyorum; en iyisi geri dönmek.

Île aux Cygnes
Pont de Bir-Hakeim'e döndüğünüzde artık hangi taraftan bu köprüye geldiyseniz öteki tarafa doğru yürümenizi öneriyorum. Büyük olasılıkla Eyfel Kulesi yönünden geldiniz, o zaman Passy tarafına geçip Café Le Passy'de bir yorgunluk kahvesi almanızı öneririm.

Keyifli geziler, keyifli keşifler.




Adres: Île aux Cygnes, 75015 Paris


TÜM YAZILAR          ANA SAYFA

PARiSTE.NET


Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Beğendiğiniz yazıları sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız buradaki bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Bu sitede yer alan tüm fotoğraflar ve site içeriği aksi belirtilmedikçe şahsıma aittir. İçerik ve linklerde rastlayacağınız olası hataları e-posta ile bildirirseniz çok sevinirim. Ayrıca bu yazı ile ilgili görüş, düşünce ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyin lütfen. Özellikle, Paris'te yaşadığınız deneyimleri diğer okuyucularla paylaşmanız daha çok kişinin sizin deneyimlerinizden yararlanmasını sağlayacaktır. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

4 yorum:

  1. Merhaba, yazın bir kaç arkadaşlar yapacağım kısa Paris gezisi nedeniyle araştırma yaparken sitenizi buldum, yazılarınızı severek okuyorum ve çok da faydalandım! Yalnız bu yazıdaki Özgürlük Anıtı hikayesine itirazım var! Murat Bardakçı'nın yıllar önce gazetede yayımladığı o hikaye (heykeli Mısır hıdivi sipariş etmişti, parasını Abdülaziz ödemişti vs.) pek doğru değil gibi. Mustafa Armağan'ın bu konudaki yazısını okuduktan sonra doğru olmadığına ikna oldum: http://www.zaman.com.tr/mustafa-armagan/ozgurluk-heykelini-abdulaziz-mi-yaptirdi_1044109.html

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba,
      Öncelikle mesajınız, güzel yorumunuz ve bilgilendirmeniz için teşekkürler. Rivayet konusunda haklısınız; zaten bu konuda emin olmadığım için yazıda "hikaye" kelimesini kullanmayı uygun bulmuştum.
      Verdiğiniz linki okumaya çalıştım; okumaya çalıştım diyorum çünkü dilini hiç beğenmedim :) İnsanları bilgilendirmekten çok karşı tarafa "haddini bildirme" derdi var gibi geldi ve beni çok rahatsız etti. Öyle olunca da yazıda ne demek istendiğine odaklanamıyorum ne yazık ki. Bense yanlış bildiğimiz bir konunun doğrusunu başkalarına göstermeye çalışırken daha yumuşak bir dil kullanılması gerektiğini düşünüyorum. O yüzden bu konuda hikayenin aslını öğrenmek için -bir müsait vaktimde- daha başka kaynakları okuyup konuyu kavramaya çalışacağım. Siz de daha öğretici/bilgilendirici bir link bulursanız paylaşmaktan çekinmeyin lütfen.
      Tekrar teşekkürler...

      Sil
  2. Yazının üslubu ve zor anlaşılırlığı konusunda ne deseniz haklısınız. Heykel hakkında özetle durum şu: Gerçekten Süveyş Kanalı’nın açılışı şerefine 1867’de Mısır’a elinde meşale tutan kadın şeklinde bir anıt (bir deniz feneri) dikilmesi söz konusu olmuş. Heykeltıraş Bartholdi böyle bir anıt yapmayı teklif etmiş; planı Hidiv’e sunmuş ama kabul edilmemiş. Yani proje hiç hayata geçmemş Anıtın yaptırıldığı, sonra Süveyş’e dikilmeyip bir depoda beklediği ve yıllar sonra da parası Abdülaziz tarafından ödenen anıtın New York’a gittiği doğru değil. Süveyş için Bartholdi’nin yaptığı anıttan şurada kısaca bahsediliyor: Klaus Kreiser'in 1997 tarihli Muqarnas dergisinde yaymlanmış “ Public Monuments in Turkey and Egypt, 1840-1916” başlıklı makalesi.. Güzel olan şu ki bir fotoğraf da var ! Yapılan çalışmanın modeli Bartholdi Müzesi’nde olsa gerek. Onun fotoğrafı eklenmiş. Gerçekten de Hüriyet Abidesi’ne benziyor ama heykeltıraş benzerliğin tesadüf olduğunu söylemiş 
    http://archnet.org/system/publications/contents/3417/original/DPC1306.pdf?1384775050

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu değerli bilgi için çok çok teşekkür ederim...

      Sil

Paris Hava Durumu

BİLGİ VE TEŞEKKÜR

Ocak 2014'ten bu yana Paris'i daha kolay gezebilmeniz için hazırladığım ve düzenli olarak yeni yazılarla güncellediğim bu blog'taki bilgilerin ancak paylaşıldıkça değerli olduğuna inanıyorum. Paris üzerine yazdığım 450'den fazla yazı arasından beğendiklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşmanız, bu bilgilerin daha çok kişiye ulaşmasına yardımcı olacaktır. Yazılarla ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümüne yazmaktan çekinmeyiniz. İlginiz ve desteğiniz için teşekkürler.

Google+ Takip Edenler

Konsolosluk Rehberi

pariste.net kaç kez okundu?

REKLAM ve SPONSORLUK

© 2014-2016 Tüm hakları saklıdır. Yazı ve görseller izinsiz kullanılamaz Pariste.Net Paris Gezi ve Yaşam Rehberi.
Powered by Blogger.